Sütten çıkan ak kaşığımız var mı?

Tarafsızlık ahlaksızlıktır.

Taraf olunması gereken bir durum varsa, taraf olunmalıdır.

Keçinin bilmem nesi gibi, NE KOKAN NE TÜTEN OLMAYACAK İNSAN.

Bu satırların yazarı olarak, şanslıyım.

Her gün yazarım.

Haftada üç gün KIBRIS TV’de programım var.

Programın vurgusu da gayet anlaşılır.

SÖYLENMEYİN, SÖYLEYİN.

Konuk olarak katıldığım programlar da var elbette.

Sonuçta düşündüğümü, ortaya koyarım.

***

Toplum olarak kendi kendimize övgüler düzeriz.

Ancak aynanın karşısına toplum olarak geçip samimi olarak kendimizi sorgulasak, baştan, aşağı, ne kadar kötü, talihsiz, olumsuz davranışların parçası olduğumuzu göreceğiz.

Kıbrıs Türk Toplumunda siyaset daha yolun başındayken, Necati Özkan’a yapılanların unutsun mu bu toplum?

CHP’ye yakın Necati Özkan’dan hıncını alamayanlar, çocuklarının Türkiye’ye girişini yasaklattı. Bunu yapanlar şimdi hayatta olsa nasıl izah ederdi o rezilliği?

Dr. Fazıl Küçük, TOPLUM LİDERİMİZ… Bir liderin siyasi hayatı, Dr. Fazıl Küçük gibi mi biter?

1973’te Ankara’da iktidar olanlar Dr. Fazıl Küçük’ü istemedi. Dr. Küçük aday bile olamadı.

Bunu da unutalım mı?

Yine 1973’te Cumhurbaşkanı Muavinliğine aday olan Ahmet Mithat Berberoğlu’nun başına gelenler… Kazanma şansı yoktu. Ama adaylığına bile tahammül edilmedi.

Örnekler çok…

Herkes kendine yapılanları hatırlar.

İşlerine öyle geldiği için.

***

Sütten çıkan ak kaşığımız var mı?

Gariban insanlarımızın için, sütten çıkan ak kaşık derim.

Ama, büyük ekseriyet için demem.

***

Nazım Hikmet’in, AKREP GİBİSİN KARDEŞİM, şiiriyle yazımı noktalıyorum.

“Akrep gibisin kardeşim,
   Korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
   Serçe gibisin kardeşim,
   Serçenin telaşı içindesin.
   Midye gibisin kardeşim,
   Midye gibi kapalı, rahat.
   Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
   Bir değil,
   Beş değil,
   Yüz milyonlarlasın maalesef.
   Koyun gibisin kardeşim,
   Gocuklu celep kaldırınca sopasını
   Sürüye katılı verirsin hemen
   Ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
   Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
   Hani şu derya içre olup
   Deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.
   Ve bu dünyada, bu zulüm
   Senin sayende.
  Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
   Ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
   Kabahat senin,
   — Demeğe de dilim varmıyor ama —
   Kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!”

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75