Tanıdığın yoksa…

Ülkemize gelen bir üniversite öğrencisi daha öldürüldü. Walshak Augustine Ngok, Girne Limanı’nda kendisinin de karıştığı büyük bir kavganın sonrasında hayatından oldu. Kavgaya şahit olanlar limandaki bir cafe-restorantta yemek yiyen ve içki içen grubun arasında şiddetli bir tartışma çıktığını, öldürülen Ngok’un elinde büyük bir bıçak bulunduğunu iddia ediyorlar. Grup arasındaki kavga polisin gelmesiyle son buluyor ancak Ngok’tan hesabı ödeyip restoranı derhal terk etmesi isteniyor. Kavgayla ilgili olarak Ngok’un ifadesi alınmıyor, elindeki bıçakla ne yaptığı sorgulanmıyor. Görenlerin iddiasına göre içkili genç hesabı ödeyip restorandan ayrılıyor. Limanda kavga ettiği kişilerin Ngok’u bulup öldürdüğü sanılıyor.
   Ölen siyahi bir genç, öldürenler de Afrika kökenli olunca konu ‘dünyanın her yerinde böyleler’ vb. ırkçı yorumlarla kapatılıyor. Olaya tanık olanlar, Girne Limanı’ndaki büyük kavgaya karışanlar sorguya çekilse sonuç değişir miydi değişmez miydi tartışması yapıyor. Polis kavgaya karışanların o anda ifadesini almayı gerekli görmemiş demek. Yasa ve tüzüklerin zenginler ve politikacılar için görmezden gelinebildiğini biliyorduk. Milliyet dikkate alınarak yasaların uygulanmaması da söz konusu olabiliyormuş. Milletvekilliği ve kökeni nedeniyle yasaların kendisini zinhar bağlamayacağını savunanlara tanık olduk. Duruma göre yabancı öğrencilere yasaların gevşetilebileceğini de anlamış bulunduk. Şimdi bunları gördük madem, ileride şahit olacaklarımızı da yazalım. Sokak ortasında darpa müdahalede seçicilik yapılırsa ve mesela Gökhan Naim olayında Pakistan çetesinin kimler tarafından cinayete azmettirildiği ortaya çıkartılmazsa, kendini güvende hissetmeyenler ruhsatlı ruhsatsız daha fazla silah taşımaya başlayacak. Bireysel silahlanma namlusunu çok daha fazla kadına doğrultacak.
   Ülkemizde tabanca tasarruf, tabanca tasarruf ve taşıma izni verilenlerin sayısı 1700’e yakın. 34 bin küsur kayıtlı av tüfeği var. 1997 yılına dek sorana, sormayana 1288 tabanca izni verildi. Çantasında silah taşımak erkeklikle özdeşleştirilince tehlike fark edildi ve bireysel silahlanmayı zorlaştırmak için tabanca tasarruf izinleri nadiren verilmeye başlandı. Geçen 22 yılda 412 kişiye daha tabanca tasarrufla tasarruf ve taşıma izni çıkarıldı. Havalı tüfeklerle paintball tüfeklerini de eklersek 49 bin küsur ateşli silah mevcut. Ülkede deniz yoluyla silah kaçakçılığı yapan var mı? Ruhsatsız, kayıt dışı silah satanlar mevcut mu? Sorulara kesin yanıtlar verilemiyor.
   Cinayetlerin sıradanlaşması güvenlik kaygılarını beraberinde getiriyor. Güvenlik endişesine kapılanlar bireysel silahlanma tuzağına daha kolay düşüyor. Afrikalı gençlere gösterilen ilgisizliğin ve hukuk dışılığın başkalarına gösterilmeyeceği mi sanılıyor? Tanıdığı olana hizmet veren, ahbabı olanı koruyan bir ‘devlet’e doğru mu yol alıyoruz?
   ***
   Lokomotif sektörlerin teker teker çökmesiyle tren durdu, yürümüyor. Yasal yollarla treni yürütemeyenler yasa dışı raylar ve lokomotifler döşüyorlar. Yaşam bayağılaşıyor, çirkefin üzerine kurulan düzen aslına rücu ediyor. Belki daha fazla hukuksuzluğa, sahtekârlığa ve yalana bulunacak düzen, daha fazla insan hayatını kaybedecek ve daha da yoksullaşacağız… Katlanma noktası aşıldığındaysa en ses vermez sandığımız haykıracaktır. Umudunu yitirenler su testilerinin bir bir su yolunda kırılacağını öngörmüyorlar. Hâlbuki ‘su testisi su yolunda kırılır’, doğruluk değeri en yüksek atasözlerimizdendir.
   Dünyayı yöneten kapitalizm ürettiği işsizlik, eşitsizlik, yoksulluk, global ısınma ve göstermelik demokrasi anlayışı ile bizim KKTC düzeni misali yıkılıyor. Fransızlar, İngilizler derken Avrupa ve ABD’deki sol talepler içeren hareketlenme etkisini Kıbrıs’ta da gösterecektir. Farkına varamadılar: Sonuçlandırılmayan yolsuzluk dosyaları UBP’yi de hükümeti de rehin almıştır. Soldan çoktan kopanlara elektrik konusunda açtıkları parti içi disiplin soruşturmaları şimdilerde hatırlatılıyor ve farklı demeçler verilmeye başlanıyor. Devlet kurumlarını ihalesiz özelleştirmeye açanları, kara para çetelerini devlete monte etmekte sakınca görmeyenleri dize getirecek tek güç seçmenlerdir. Düzeni kuran UBP’yi değişime mecbur bırakacak olanlar, UBP düzenini devam ettiren diğer partilerden yitirilen seneler için hesap soracaklar, sadece seçmenlerdir.

 

YORUM EKLE