Tarihimizin en büyük ekonomik daralması (küçülmesi)

Uzun zamandır beklediğimiz, 2020 yılı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) gerçekleşme rakamları İstatistik Kurumu tarafından açıklandı. 2020 Büyüme rakamları, 2021 yılının son çeyreğine girdiğimiz bu günlerde yayınlanabilmiştir. Geçmiş yıllara göre 3-4 aylık bir gecikme yaşanmıştır. Bu tür veriler zamanında yayınlanmalıdır ki, hem ekonomistlere hemde siyasetçilere yapacakları çalışmalarda büyük faydalar sağlayabilsin.
Yapılan açıklamaya göre, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla da, reel olarak yüzde 16,2 küçülme (Daralma) gerçekleşti. Bunun yanında, Kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla da (GSMH) 10.055 dolar olarak gerçekleşti. 2019 ylında bu rakam, 12.649 dolardı. 2019 büyüme rakamı ise yüzde 0.3 idi.
2019 yılının ekonomik büyümesinin de çok az olması, bize zaten ülkede işlerin iyi gitmediğini ta o zamandan işaret etmişti. 2020 yılında da,  hem pandemi hemde döviz krizi ile birlikte, ülkenin ekonomi ve sağlık alanlarında planlama, organizasyon eksiklikleri nedeniyle iyi yönetilmediğini ve böylece ekonomide uzun yıllar sonra küçülme yani daralma ile karşılaşacağımızı, yaklaşık bir sene önceki yazılarımda ve açıklamalarında belirtmiştim. Dost, acı söyler misali maalesef bu öngörülerim gerçek çıktı.
Açıklanan veriler bize gösteriyor ki, 2020’de tarihimizin en büyük ekonomik daralmasını (küçülme) yaşadık. Bugüne kadar, hiç çift haneli küçülme yaşamamıştık. Daha önceki en yüksek ekonomik daralma, 1981 yılında yüzde -7.1 olarak gerçekleşmişti. Diğer küçülmeler de, 1991 yılında yüzde-5.5, 1994 yılında yüzde -3.8, 2000 yılında yüzde -0.6, 2001 yılında yüzde -5.4, 2008 yılında -2.9olmuştu. En son gerçekleşen ekonomik küçülme de, 2009 yılında yüzde -5.5 olarak gerçekleşmişti. Fert başına düşen GSMH da, en son 2005 yılında 10 bin dolar civarındaydı. (10.567 dolar)
2020 yılında sektörel bazda, sadece Tarım, Mali Müesseseler ve Konut sektörlerinde büyüme yaşanırken, geriye kalan tüm diğer ana sektörlerde küçülme gerçekleşti.
2020 yılında, ekonominin ana sektörlerdeki gelişmelere bakacak olursak, Sanayi ana sektörü toplamında yüzde  -15 küçülme görülmüştür. Sanayi ana sektörü altında yer alan İmalat sanayi alt sektöründe yüzde -16.6, elektrik- su alt sektöründe yüzde -10, Taşocakçılığı alt sektöründe ise yüzde -21.1 küçülme gerçekleşmiştir.
Öte yandan, toptan ve perakente Ticaret sektöründe de yüzde – 18.7 küçülme yaşamıştır. Ticaret sektörlerdeki küçülme, diğer sektörlere de olumsuz yansımaktadır.
Lokomotif sektörlerdeki duruma bakacak olursak, Turizm sektörünü barındıran otelcilik ve lokantacılık daise, ülkeye gelen turist sayısındaki azalmaya paralel olarak, otel-pansiyon geceleme sayılarındaki düşüş ve Güney Kıbrıs’tan geçen kişi sayısındaki azalmalara bağlı olarak, yüzde 82 küçülme gerçekleşmiştir. Ülkenin en önemli gelir getiren ve istihdam yaratan sektörlerinin başında gelen bu sektördeki tarihi küçülmeyi bütün ülke hissetmiştir.
Yükseköğretimde, üniversitelerde ise, yüzde 15 küçülme gerçekleşmiştir. Üniversitelerdeki küçülme oranı ise,  geçen yıllara göre rekordur. Geçmiş yıllarda istikrarlı bir şekilde büyüyen bu sektör, pandemi den oldukça olumsuz etkilenmiş ve uzaktan eğitime geçilmesiyle birlikte, yabancı öğrencilerin büyük bir bölümünün ülkede olmaması nedeniyle, bundan hem üniversiteler hemde ekonomimiz içinde önemli bir yer tuttuğu için, tüm ülke olumsuz etkilenmiştir.
Ulaştırma sektöründe, deniz ve kara ulaştırma alanlarında yük ve yolcu taşımacılığında görülen düşüşler ve pandemiden dolayı yaşanan tam kapanmadan ötürü, sektörlerin olması gerekenden az çalışması yaratılan katma değeri azaltmış ve ulaştırma sektöründe yüzde -19.5 daralma gerçekleşmiştir.
İnşaat sektöründe ise, geçen yıla göre inşaat alanlarındaki (metre kare) azalmadan dolayı yüzde -25.6 oranında küçülme gerçekleşmiştir. İnşaat sektörünün de, ekonomide birçok sektöre etki ettiğini, tetiklediğini biliyoruz.
Serbest mesleklerde, yaşanan iflaslar ve işsizliğin de gösterdiği gibi, geçen yıla göre, yüzde 18.2 küçülme görülmüştür. Öte yandan, ithalatın genelinde yaşanan yüzde 20 civarındaki gerileme, ithalat vergilerinde de, yüzde -16.4 küçülme yaratmıştır.
Balıkçılık sektöründe de, çiftlik üretimindeki düşüş nedeniyle yüzde -8.5 düzeyinde küçülme gerçekleşmiştir.
2020 yılındaki bu tarihi ekonomik daralma bize, 2020 yılında Hükümetin, ekonomiyi ve büyümeyi olumlu etkileyecek ekonomi ve maliye politikalarının yeterli düzeyde uygulamadığını göstermektedir.
2020 yılında, aşırı döviz artışı, yüksek petrol fiyatları ve yüksek enflasyon, genel ve genç nüfusta işsizlik oranının yüksekliği, tahsili gecikmiş alacaklardaki artış, tüketici kredileri ve kredi kartı borçlarındaki yükselişler ve düşen ithalatrakamları da, bize ekonomide işlerin iyi gitmediğini ve piyasanın daralma sürecine girdiğini açıkça göstermişti.
Dövizin artması, ekonomimizi olumsuz etkiliyor. Döviz artınca, ithalat da pahalılaşıyor, vatandaşın satınalma gücü düşüyor, giderleri artıyor, dolayısıyla tüketim talebi azalıyor ve piyasa da daralıyor. Böylece ithalat da düşüyor. İthalattaki özellikle, inşaat, ticaret ve sanayi sektörlerine konu olan malların aşırı düşüşü bu sektörlerdeki katma değerleri de aşağıya çekiyor ve o sektörlerin ekonomik büyümesine olumsuz yansıyor.
Hal böyle iken, Reel sektöre, KOBİ’lere ve küçük esnafa böyle dönemlerde can suyu olabilecek hibe destek programları sağlanması gerekiyordu. Fakat bu can suyu yaratılmadı ve tarihimizin en yüksek küçülme oranıyla karşılaştık.
2021 yılında da, ülkemizde uygulanan ekonomik tedbir ve politikalar, daralmayı (küçülmeyi) azaltmaya, piyasayı canlandırmaya, satın alma gücünü artırmaya yönelik olarak maalesef yeterli görülmemektedir. Bunun yeterli olmadığını, artan banka kredi borçları ve kredi kartı borçları, çek yasakları, icra ve mazbatalar, işsizlik, iflaslar da açıkça bize göstermektedir.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104