Teknecik Elektrik Santrali

Teknecik Elektrik Santrali’nin, ülkemiz için hayati önemi vardır.

Evet; Santralin önemi, inkâr edilemez bir gerçektir ama fayda sağlarken, çevreye zarar vermemesinin tedbirleri de alınmalıdır.

Tedbirler alınıyor mu?

Hayır; Tedbir alınmıyor.

Yıllardır Teknecik Elektrik Santrali’ne bir filtre takılamadı.

Bu ülkede her şey yapılıyor ama bir filtre takılacak para bulunamıyor.

Santralden insanların kafasına yılladır küller yağıyor ama koskoca devlet buna bir çözüm bulamıyor.

Bir taraftan bölgeyi saran kara bir duman, diğer yandan insanların üzerine yağan küller.

Sözde daha kaliteli yakıt alınacaktı da bu sorunlar yaşanmayacaktı...

Hepsi hikâye...

Bölge halkı kanser hastalıklarının arttığını söylüyor.

Gerçekten santralden dolayı mı bölgede kanser vakaları arttı, yoksa halkın kuruntusu mu?

Ortada kanserle ilgili bir araştırma, bir istatistik yok ki söylenenlerin gerçek olup olmadığını bilelim.

Bakalım yeni hükümet santrale filtre takmanın bir yolunu bulabilecek mi?

Gelelim şimdi santralle ilgili başka bir iddiaya.

KIBRIS Gazetesi, santralin çevresinden çekildiği iddia edilen fotoğraflar elde etti.

Fotoğrafların yansıttığı şeyler gerçekten korkunç, tam bir çevre felaketi.

Santralden dışarıya doğru döşenmiş borulardan akan siyah renkteki suya benzer sıvının oluşturduğu bir gölet var.

Bu sıvının atık fueloil olduğu ihtimali yüksek.

Fueloil teneke bidonları, santral içerisinde atıl durumda.

Santral avlusunda oluşan çöp dağı hayret edilecek bir durum.

Santraldeki çöp dağının içerisinde, toz kütlesi veya sünger parçasına benzer atıklar ise en çok dikkat çekici...

Bu atıkların, uçucu küller ve sülfür içerikli atık gazların tutulmasıyla, baca gazından ayrıştırılarak ortaya çıkmış olabileceği tahmin ediliyor.

Uluorta atılmış bu parçaların içerisinde sülfür barındırması demek, bu zehirli maddenin yeniden havaya karışması anlamı taşıyor.

Havaya karışan sülfür ise, yağmurla karıştığında asit yağmuruna dönüşüyor.

Birkaç gündür Teknecik Elektrik Santrali’nde insan sağlığını tehdit edebilecek boyuttaki bu görüntülerin ne olduğunu yetkililere soruyor, öğrenmeye çalışıyoruz.

Muhabirimiz, önce KIBRIS, KIB-TEK Genel Müdürü Gürcan Erdoğan’ı ardından da Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası Başkanı Umut Öksüzoğlu’nu aradı.

Her iki kişiye de ulaşan muhabirimize yetkililer konuşmamayı tercih etti.

Muhabir soruyor, “Böyle bir şey var mı?”, “Varsa bunlar nedir?”, “Nasıl bu raddeye gelmiş bu sorun?”

Soru soruluyor size; “İddia edilen bu çevre kirliliği var mı, yok mu?”, “Bu fotoğraflar gerçek mi uyduruk mu?”

Cevap yok… Cevap çok basit aslında; “Evet vardır” ya da “Hayır yoktur” diyecekler ama konuyu muallâkta bırakıyorlar.

Sendika başkanı, “Fotoğrafları görmek istiyoruz” diyor, muhabir ona gönderiyor ama ne oluyorsa oluyor, bir daha telefonlarına bakmaz oluyor.

Muhabir defalarca arıyor ama başkan telefonlarına bakmıyor.

Bu arada muhabirden alınan fotoğraflar kurumda elden ele dolaşıyor…

KIBRIS’ın elde ettiği bilgiye göre, atıklar nedeniyle oluşan göletin üzerine toprak dökülmüş. Çevre düzenlenmeye çalışılmış.

Peki, muhabirimizin sorularına neden cevap verilmedi?

Neden yetkililer, “vardır” veya “yoktur” demedi? Korkuları, çekinceleri nedir?

Gerçekten merak ediyoruz...

YORUM EKLE