Teknokrat hükümet modeli

Ülkemizde iki ve daha parçalı koalisyonlar döneminin başlamasından sonra teknokrat hükümet modeli görüşleri de ortaya atılmaya başlamıştır. Bu konuda çeşitli vesilelerle pek çok kimse görüş beyan etmişlerdir.

Yasama, yürütme ve yargı devletlerin en temel organları olmakla birlikte, bunlar içinde ülkelerin gündemini en fazla meşgul eden hiç kuşkusuz yürütmedir.

Kamu hizmetlerinin yürütülmesi

Devletlerde yürütmeye ilişkin iş ve işlemler bakanlıklar ve bakanlıklara bağlı daireler aracılığıyla yerine getirilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşları halkın refah, huzur ve güvenliği içinkendilerine verilen görevleri bir tamam yerine getirebilmesi her manada devletin sağlıklı işleyen bir kamuyönetimine sahip olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Hal böyle olmakla birlikte uygulamada yürütmenin birçok sorunu ve olumsuzluğu bünyesinde barındırdığı görülmektedir.

Bürokrasi

Bürokrasi, günlük hayatımızda çok farklı anlamlarda kullanılan bir sözcük olmakla birlikte özellikle sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan yeni devlet anlayışı kapsamında toplum içerisinde farklı kesimlerce birbirinden farklı anlamlar yüklenmiştir.

Bürokratik esaslara dayanan devlet yönetiminde, resmi görevler önceden tespit edilmiş bulunan kurallar ve mevzuat çerçevesinde bir bütün halinde, bürokratik idarenin temelini oluşturur.

Teşkilatın her alanda faaliyetlerini yerine getirebilmesi için konulan sınırlar, kesin ve açık bir biçimde saptanmıştır. Bürokrasi bu sınırlar içerisinde faaliyetini hiyerarşiye uygun olarak yerine getirir. En yalın anlamda bürokratların yönetimi olarak tanımlanan bürokrasi başta yönetim bilimi olmak üzere birçok disiplinin inceleme konusudur.

Bürokrasi sözcüğü Latincede masaları örtmede kullanılan koyu renkli kumaş anlamına gelen “burra” ve Yunancada otorite, egemenlik, iktidar anlamlarına gelen “kratos” kelimelerinden türetilmiştir. Bürokrasi kavramı kelime olarak masaların ve büroların egemenliği anlamına gelmekte olup burada kastedilen kamu çalışanlarının yönetimde artan egemenliğidir.

Globalleşme ve bilgiye ulaşım günümüzde her alanda hızlı bir değişim ve dönüşüm süreci yaratmakla kalmayıp halkın devletlerin kamu kurum ve kuruluşlarından almakta olduğu hizmetleri de etkilemektedir.

Şeffaflık ve hesap verilebilirlik

Şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan her işlem toplum bireyleri tarafından sorgulanırhale gelmiştir.

Yürütmedeki olumsuzluklardan dolayı gerek sunulan hizmetlerin zamanında yerine getirilememesinedeniyleslogan haline gelen bu gün git yarın gel söylemleri ve gerekse adam kayırmacılık ve mevzuata aykırı veya etik olmaya işlemler nedeniyle doğan tepkiler her geçen gün artmaktadır.

Siyasi partiler ve sendikalar tarafından bürokraside yaratılan yozlaşma, hizmetlerin yavaş ve kalitesiz sunulması, toplum bireylerinin devlet ve bürokrasiye ilişkin hoşnutsuzlukları, devletin toplum bireyleri gözündeki olumsuz imajı, ülke kaynakların etkili, verimli ve rasyonel kullanılamaması, devletin gereksiz yere para, emek ve zamansavurganlığı, yıllardan beri KKTCgündemininön sıralardaki yerini korumaktadır. İşte bu sorunlara çözüm getirir düşüncesi ile zaman zaman teknokrat hükümet modeli gündeme gelmektedir.

Teknokrat hükümet modeli nedir? Yada ne değildir. Bu yazımda bu soruya cevap aramaya çalışacağım.

Teknokrat kime denir?

Teknokrat; ekonomi, maliye ve yönetsel konulardaki uzmanlığı nedeniyle devlet kadrolarında yetki sahibi olan, uzmanlığı soyut bilgiden çok tekniğe ve uygulamaya dayanan, plan ve programların işletiminde uzmanüst düzey devlet görevlisidir.

Teknokrasi ekonomik, mali ve toplumsal bir harekettir

Teknokrat her şeyden önce uzmandır. Ekonomi, maliye ve idari konularda engin bilgiye sahiptir. Tarafsız ve adildir. Bilgi ve tecrübesi ile kendini kanıtlamıştır.

Toplumlarda yönetimin genişlemesi ve merkezileşmesine paralel olarak yönetimin uzmanlık gerektiren karmaşık bir iş olması uzman- yönetici grubunu ortaya çıkmıştır.

Teknokrasi sözcüğü de bürokrasi sözcüğü gibi iki kelimeden türetilmiştir. Kökü Yunanca olan teknokrasi sözcüğü sanat anlamına gelen “tekhne” ile otorite, egemenlik, iktidar anlamlarına gelen “kratos” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

Teknokrasi, teknokratların iktidarı anlamına gelirken, iktidar üzerinde etkili olan uzman kişilerin meydana getirdiği grubu ifade etmektedir.Teknokrasilerde siyasi kurumların iktidarı; teknokratlardan oluşan uzmanlar kuruluna devredilir vesiyasi - ekonomik süreçler bilime ve rasyonalizme dayandırılır.

Önceleri yöneticiler uzman sıfatına sahip kişilerden oluşurdu. Şimdilerde ise devlet kadrolarında çözüm üreten insan özelliğinden uzak kişilerin yönetici olduğunu görüyoruz. Bu da ülkedeki sorunları artıran bir durumdur.

Siyasallaşmış kamu görevlileri siyasi kavga vermekten ülkenin sorunlarına çözüm bulamamaktadırlar.

Seçim zamanlarında siyasi partilerin toplantılarında milletvekili adaylarına eşlik etmek, çemberlerde vecaddelerde sempati duyduğu partinin bayrağını sallamak KKTC siyasetinde o kişiyi diğerlerinden üstün gösteren nitelik haline gelmiştir.Bununla birlikte siyasallaşmış bu kişilerin siyasi iktidarlar tarafından, aldığı lisans ve lisansüstü eğitimi ile bağdaşmayan görevlere getirilmeleri de ülke yönetiminde dinamizmi bitirmiştir. Kişilerin siyasi kimliklerinin ön planda olması KKTC’nin rasyonelliğiolmayan yönetim biçimine doğru ilerlemesinin bir göstergesidir.

Partiler üstü demokrasi anlayışı

Teknokrat hükümet modeli siyasi oluşum içinde partiler üstü bir demokrasi anlayışı kabul gördüğü takdirde gerçekleşebilir ve anlamlı olur. Teknokratlar siyasete karşı değil halka karşı sorumludur.  Halk desteği olmayan teknokrat yönetimler düşünülemez.

Teknokrat hükümete neden ihtiyaç duyulur?

Teknokrat hükümet modelinde görev üstlenen kişilere beyin takımı da denilmektedir. Ancak bu kişilerin siyasi destek olmadan ne bu göreve getirilmeleri ne de icraat yapmaları mümkün değildir.

Burada önemli olan böyle bir hükümette görev alacak teknokratların küçük siyasi hesaplar dışında hareket etmeleridir. Bu göreve getirilen teknokrat kişilerin göz ardı edilemeyecek olumsuz yönlerinden bir tanesi bu kişilerin böyle bir göreve getirildiklerinde bir takım siyasi heveslerinin doğabilmesidir. Platonya da İslam dünyasındaki ismi ile Eflatun ( d. M.Ö.427 – ö. M.Ö. 347)  Devlet isimli eserinde bu tür sakıncaları önleme adına devletin yaşlılar tarafından yönetilmesini savunmaktadır.

Yapılan kamuoyu araştırmalarında güvenilmez kuruluşların başında yer alan ve ülkeyi sorunlar yumağı haline getirensiyasi partilerin oluşturduğu hükümetlerin şimdiye kadar yaptıklarının gelecekte de yapacaklarının teminatı olduğunu kabul eden herkes her şey yoluna girene kadar,  devletin işten anlayan uzman kişiler tarafında yönetilmesinin doğru bir karar olacağına inanılmaktadırlar.

Teknokrat her şeyden önce bir uzmandır. Ekonomi, maliye ve idari alanlarda teknik bilgiye sahiptirler. Bilgi ve ihtisas ile seçkinleşmiş kişilerdir. Toplumun geleceği ve kaderinde etkilidir.Ancak bir uzmanın teknokrat sayılabilmesi için siyasi iktidarlar üzerinde de etkili olması gerekir. Teknokrasi hükümet mekanizmasıve bu mekanizmanın işleyişinin karmaşık olmasından ortaya çıkmıştır.

Teknokrasi, bir sosyal ve ekonomik programın uygulanmasında ekonomik hayatın denetimini uzmanlara bırakmayı öngören anlayışa verilen addır. Bu görüşü savunanların hareket noktası, çözümü güç birçok öğeden oluşan ekonomik hayatta siyasilerin bu ekonomik yapıyı denetleyemez hale geldiği görüşüdür.

Nihayetinde teknokrasi ekonomik, mali ve toplumsal bir hareket olup1928 büyük bunalım ile gelişmiş ve ilk kez sanayi toplumlarında ortaya çıkmış bir meseledir.

Siyasal iktidarlar ile teknokratların varlık nedenleri farklıdır. Siyasal iktidarlar varlık sebebi seçimlerdir. Teknokrat iktidarın varlık nedeni ise bilgi ve uzmanlığı nedeni ile işgal ettiği makamdır. Sadece bilgi ve yetkinlik iktidar üzerinde etkin bir pozisyon kazanmasına yeterli değildir. Teknokrata iktidar pozisyonu sağlayan devlet bürokrasisi içinde sağladığı geçmişidir.

Teknokratlar siyasi iktidardan bağımsız hareket edememekte ve onun emrindedir. Teknokratı sahip olduğu makama getirenler siyasi iktidar sahipleridir. İşte burada bütün mesele demokratik değerlerin korunarak demokratik kurumların işletilebilmesindedir.Bilgi ve tecrübe halkın hizmetinde olmalı, bilgi ve tecrübe daha gönençlibir toplum yaratma adına araç olarak kullanılmalıdır.

Önemli bir başka konu da yabancı uzmanların durumudur. Ekonomik yönden bağımlı bir toplumda yabancı uzmanlar son derece etkili bir konuma sahip olabilir ve bunu kendi çıkarlarına göre düzenleyebilirler. Bu durumda iktidarın kullanılmasında söz sahibi olan güç şeklen iktidar görünmekle birlikte, aslıda gerçek ekonominin kudretidir.

Teknokrat hükümet programları

Hükümet programı, yürütme organının siyasal açıdan sorumlu kanadını oluşturan bakanlar kurulunun, ulusal ve uluslararası konulara yaklaşımının ana hatlarını taşıyan; görevde bulunacağı süreçte uygulamayı amaçladığı temel politikaları belirten ve buna dayanarak meclisten güvenoyu istediği belgedir. Bu nedenle teknokrat hükümet programları diğer hükümet programlarının aksine halkın şikayetlerine neden olan ekonomik ve sosyal belli başlı işlerin düzeltilmesi ile sınırlıdır.

Teknokrat hükümetlerde görev süresi

Teknokrat hükümetler bir ihtiyaç nedeniyle oluşturulur. Bu nedenle görev süresi hükümet programında yer alan sınırlı sayıda ekonomik ve sosyal görevin tamamlanmasına bağlı olarak azami 12 ile 18 ay arasıdır. Görev süresi bir ara dönem niteliğindedir. Ancak asla darbe dönemlerindeki bir ara dönemi ifade etmemektedir.

Teknokrat hükümetlerde başbakanın halkın oyu ile seçilmiş bir parlamenter ancak niteliği itibarıyla teknokrat bir kişi olması zorunluluktur. Bir hükümette bir veya birkaç kişinin teknokrat nitelikli olması o hükümeti teknokrat hükümet yapmaz. Hükümette görev alanların tümünün teknokrat olması ve hükümet programında yer alan sınırlı sayıda işi tamamlamak üzere görev alırlar.

Hükümet programıyla ilgili hususları daha soyut bir şekilde anlatma adına yakın zamana ait olduğu için dörtlü koalisyon hükümet programını örnek vermek istiyorum.

Dörtlü koalisyonun hükümet programı

460 gün görevde bulunduktan sonra geçtiğimiz günlerde istifa eden dörtlü koalisyon hükümetinin9 Şubat 2018 tarihinde Cumhuriyet Meclisi’nde okunan ve güvenoyu alan hükümet programı 29 sayfada özetlenmişti.

Toplam 346 vaadin yer aldığı ve 10.389 sözcüğün oluşturduğuhükümet programda, vatandaşın yaşamını kolaylaştıracak vaatlerden hiç birini yerine getirilmediği veya getirilemediği ayan beyan ortadadır.

Görevde kalınan460 takvim günü yaklaşık 65 haftaya tekabül etmektedir.  Bu hesaplama ile görevde kalınan süredenyalnız hafta sonu tatillerini çıkaracak olsak geriye 330 iş günü kalmaktadır.

Hükümet her gün bir vaadini yerine getirecek olsaydıdahi zaman yetmemektedir. Hükümet programa o kadar çok vaat yazılması hükümet edenlerin başını arşa değdirmemektedir.Diğer bir deyişle hükümet programları dostlar alışverişte görsün anlayışı ile hazırlanmamalı, ayakları yere basan ve gerçekçi olunmalıdır.Yeni hükümet programında da vaatlerin sayısı,ayıp olmasın diye bir önceki hükümet programdan az olmayacaktır. İşte bu nedenle vatandaş siyasi kurumlara ve siyasetçiye güvenmemektedir.

YORUM EKLE