Teknoloji bağımlılığı ve çocuklar

Teknoloji dünyasındaki yenilikler ve gelişmeler günümüzde inanılmaz bir hızla devam etmektedir.
   Bu gelişmeler, insanların hayatını kolaylaştırmakta, ilgisini çekmekte ve fayda sağlamaktadır.
   Çocuklar için de mutlaka teknolojinin yararlı ve eğlendirici yönleri bulunmaktadır. Özellikle de ölçülü bir şekilde seyredilen çizgi filmler ve kullanılan internet çocukların gelişimine olumlu katkı yapmaktadır. Ancak, teknolojik aletlerin çocukların hayatında çok zaman alması teknoloji bağımlılığına yol açmaktadır.
   Çocuk, teknolojik aletler karşısında çok fazla zaman geçirdiğinde hayatından memnun, teknolojiden uzak kaldığında ise yoksunluk duygusu ile mutsuz ve huzursuz oluyorsa burada teknoloji bağımlılığı var demektir.
   Çocuklarda teknoloji bağımlılığı, bilgisayar bağımlılığı, oyun konsolu bağımlılığı, internet bağımlılığı, tv bağımlılığı şeklinde görülmektedir.
   Ülkemizde, çocukların çoğunun durumu teknoloji kullanımında benzer olduğu için, ortak davranışlar ve tepkiler verilmekte, sohbetler ve paylaşımlar bu yönde olmaktadır.Bu çerçevede ,çocuklar arkadaşları arasında kendilerini kabul ettirmek, prestij sağlamak için zamanlarının çoğunu teknolojik aletlerin karşısında geçirmek zorunda kalmaktadır.
   Çocukların, teknolojiyi zaman sınırı olmadan, sürekli kullanması fiziki ve psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Ekran karşısında çok oturmaktan dolayı göz, adale ve vücut duruşunda bozukluk, uykusuzluk gibi fiziksel sorunlara neden olabilmektedir. Ayrıca, çocuklarda, dikkat eksikliği, takıntı, aşırı kaygı, içe kapanma, öfke, aile ile birlikte etkinliklere katılmama halleri görülmektedir.
   Günümüz çocukları boş vakitlerini çoğunlukla internette, oyun konsollerinde (Play Station) vb teknolojik aletlerde yalnız, sanal oyunlar oynayarak geçirmekte, sosyal faaliyetlere katılmamaktadırlar. Üstelik, bu oyunlarda kazanmayınca da öfkeli, kızgın, agresif hale gelmektedirler. İnternet arkadaşları dışında da başkalarıyla görüşmek istememektedirler.
   Bu tür oyunları oynamak için aileler izin vermezse, çocuklar kızmakta, küsmekte ve saygısız davranmaktadırlar.
   Sınırsız teknoloji kullanımı, çocukların derslerini olumsuz etkilemekte, dersler dışında da kitap okuma alışkanlığını köreltmektedir. Gazete, tv ve internet’te haber okumadıkları için ülkede ve Dünya’da yaşananlardan, olup bitenlerden bilgi sahibi olmamakta, gündemi takip edememektedirler. Ülke ve Dünya sorunlarına karşı duyarsızlaşmakta, bilinç ve farkındalık düzeyleri gelişmemektedir.
   Burada en büyük görev anne ve babalara düşmektedir. Çocuklarına teknolojik aletlerin kullanımını sınırlamalı, süre koymalı ve denetlemelidirler. Okullarda öğretmenler de çocukları bu konuda bilinçlendirmeli, bu tür aletleri aşırı kullanmanın zararlarını çocuklara aktarmalıdırlar.
   Anne ve babalar, kendileri de teknolojik aletleri (cep telefonu, internet, tv) evde aşırı kullanmamalı, çocuklarıyla ilgilenmeli ve bu konuda onlara kötü örnek olmamalıdır.
   Telefon, tablet, oyun konsolü gibi cihazlar, çocukları oyalamak, susturmak, yemek yedirmek için kullanılmamalıdır. Anne ve babalar, yemek saatlerinde çocuklarıyla birlikte yemek yemeli, onlara ekran karşısında oyun oynarken yemek servisi yapmamalıdır.
   Son yıllarda, sokaklarda mahalle arkadaşları ile oyun oynayan çocukları pek göremiyoruz.Çocuklar akşama kadar ya okullarda ya da etüt ve özel derslerde vakit geçiriyorlar.Çocuklar sokaktaki hayatı terk etmişlerdir. Aslında bu terk ediş çocuklar için büyük kayıp olmuştur. Sokaklarda oyun oynamayan, mahalle arkadaşları ile herhangi bir anısı, paylaşımı olmayan çocukların hep bir tarafı eksik kalmaktadır. Bu gidişle, sokaklarda oynanan oyunlar, yeni kuşaklar tarafından bilinmeyecek ve gün gele unutulup gidecektir.
   Çocuklar boş vakitlerinde mutlaka sosyal etkinliklere yönlendirilmeli ve bu aktiviteleri arkadaşları ile yapmaları sağlanmalıdır. Her çocuk yeteneğine göre, spor, müzik, sanat ve kültürel faaliyetler içinde sosyalleşmelidir.
   Anne ve babalarından, arkadaşlarından, akrabalarından uzaklaşan, yalnızlaşan, zararlı alışkanlıklar edinen, çeşitli psikolojik sorunlar içinde boğuşan bireyler yetişmesini istemiyorsak, çocuklarımıza yakın ilgi gösterelim, evde ve dışarıda birlikte verimli vakit geçirelim ve onların arkadaşlarıyla ev dışında sosyal ortamlarda mutlu olmalarını sağlayalım. Aksi halde, mutsuz bireyler yetişmesi toplumu da mutsuz ve huzursuz edecektir.

 

YORUM EKLE

banner96