'Teknoloji Bakanlığı'na ihtiyacımız var mı?

Akıllı telefonlar ve sosyal medya hayatımıza çok şey kattı. Çokça faydasını gördük, görüyoruz da halen ama ya kaybettirdikleri? Evet, kazandırdığı çok ama bize birçok değerimizi de kaybettirdi, akıllı telefonlar ve sosyal medya…

Bırakın bazı değerleri kaybettirmeyi, hayatımızı tehlikeye bile atıyorlar. Şimdi dünya, bu teknoloji harikalarının zararlarını tartışıyor, yasalar yapılıyor bunlardan korumak için insanları. Sıkça öneri yapılıyor, kendimizi akıllı telefonlara ve sosyal medyaya kaptırmayalım, insani bazı değerlerimizi unutmayalım diye.

Araç kullanırken cep telefonuyla konuştuğu ya da mesajlaştığı için kaza yapıp hayatını kaybedenler ya da başkalarının hayatını yitirmesine neden olanlar o kadar arttı ki, dünyanın her yerinde araç kullanırken cep telefonu kullanmaya ağır cezalar getirildi. Selfie çekecek diye yüksekten düşüp ölenler olduğunu düşünebiliyor musunuz? Bazı böyle yerlerde selfie çekmek yasaklandı.

Sosyal medyada kandırılıp, parasını kaybedenler, karşıdakine inanıp bazı uygunsuz duruma düşerek şantajcıların ağına düşenler var. Gizli bilgilerini sosyal medyada paylaştığı için soyulanlar, bazı durumlarda istismar edilenler her geçen gün artıyor. İnsanların değerli zamanını buralarda harcayıp da insani bazı değerleri yitirmesi ise zaten başlı başına bir sorun.

Birçok ülke bu konuya kafa patlatıyor, bununla ilgili araştırmalar yapıyor. İngiltere de bu ülkelerden birisi. Ofcom Araştırma Şirketi, İngilizlerin “dijital bağımlılık” halinde olduğunu açıkladı. Düşünebiliyor musunuz, İngiltere’de yürütülen internet bağımlılığı araştırmasına katılan her 10 kişiden 6’sı “akıllı telefonu olmadan yaşam fonksiyonlarını yitireceğini” düşünüyor. Yani akıllı telefonsuz bir yaşam hayal edemiyorlar.

İngiltere’de kadınlar erkeklerden 33 dakika daha fazla akıllı telefonlarıyla zaman geçiriyormuş. 18-24 yaş aralığında erkekler akıllı telefonlarına günde 2 saat 50 dakika ayırırken, kadınlar 3 saat 40 dakika ayırıyormuş…

Bunu dünyanın başka ülkelerine uyarlamak da mümkünmüş. Araştırmaya göre ortalama bir yetişkin her 12 dakikada bir cep telefonuna bakıyor. Beşte ikisi ise beş dakika içinde mutlaka telefonunu kullanıyor. Anketteki deneklerden neredeyse yarısı çevrimiçi olarak çok uzun zaman geçirdiğini itiraf etti ve dahası cihazlarla çok fazla vakit geçirmenin aile ve arkadaşlar ile ilişkilerini olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

Raporun sonuç bölümünde şu ifadeler yer aldı: “Yetişkinler, internetsiz bir yaşamın sıkıcı olacağını düşündüğünü itiraf etti”, “Katılımcıların üçte ikisi, interneti hayatlarının önemli bir parçası olarak nitelendirdi”, “Yetişkinler 2017'de her hafta ortalama 24 saat online oldu”, “On kişiden yedisi, toplum içinde telefonlarıyla vakit geçirdiğini ifade etti”, “16 ile 24 yaşındakilerin yüzde 95'i akıllı telefona sahip”, “Ofcom, toplumun sosyal medyada ‘her zaman aktif”’ olduğunu açıkladı ve Apple’ın iPhone’unun 2007’de gelişini önemli bir an olarak belirledi…”
   Sonuçlar İngilizleri korkuttu. Bu sonuçlara baktığımızda bizim de korkmamız lazım çünkü bizde de durum çok farklı değil.

Rapora yanıt veren İngiltere Teknoloji Bakanı Margot James ise aldıkları bazı tedbirleri artırmanın kaçınılmaz olduğunu söyledi. James, “Toplum dijitale daha bağımlı hale geldikçe, tüketicilerin korunmasını ve bilgilendirilmesini sağlamak zorundayız. Bu nedenle ortaya çıkan bazı zorluklara karşı korunurken yeni teknolojilerin avantajlarından da faydalanılabilir” dedi.

İngilizler meseleyi o kadar önemsiyor ki, “Teknoloji Bakanlığı” bile oluşturmuş ve bazı tedbirler alıyorlar. Dünyaya bakıp bizim de benzer tedbirler almamız gerekiyor. Mesela bir “Teknoloji Bakanlığı” bize lüks müdür? Henüz bir “Bilişim Yasası” bile geçirmeyen ülkeye “Teknoloji Bakanlığı” önermek ne kadar gerçekçidir bilemiyoruz ama bazı tedbirler almanın zamanı geldi ve geçiyor bile. Dünya tehlikeyi görmüş ki mücadele ediyor, biz görmeyecek miyiz?

 

YORUM EKLE