Testlerin ücretli olması infial yarattı

Bakanlar Kurulu’nun 1 Eylül’den itibaren tüm kişilerin PCR ve Antijen testlerinin ücretli olacağı kararı, ülkede büyük tepkilere, infiale yol açtı. Halbuki, ilk açıklamaya göre, sadece aşısızlara testler ücretli olacaktı.
Ülkemizde halen aşılanma oranları düşük seyrettiği için, aşılanmayı teşvik için bu karar toplum tarafından kabullenilebilirdi. Ancak, daha sonra Bakanlar Kurulu’ndan herkes için ücretli olacak kararı çıktı.
Bu karara göre, PCR için 100 TL, Antijen testi için de 40 TL ücret talep edilecek. Bu ücretleri vatandaşların ve işyerlerinin çoğunun karşılaması mümkün görülmüyor.
Testlerin ücretsiz yapılması, kamu maliyesine büyük yük oluşturduğu gerekçesi ile durduruldu. Maliye yetkilileri ayda 30 milyon TL ihtiyaç olduğunu söylerken, Sağlık Bakanlığı maliyetin ayda 15 milyon TL olduğunu açıkladı. Burada bile, çok farklı rakamlar dile getiriliyor. Vatandaşlar, hangisinin doğru olduğuna,  hangisine inanacağını şaşırıyor.
Resmi Gazete’de testlerin herkese ücretli olacağı belirtildikten sonra, ortalık karıştı. Sağlık Bakanı bundan haberi olmadığını açıkladı.
Eğitim ve Turizm bakanları da testlerin ücretsiz olması gerektiğini açıkladılar. Bunun üzerine vatandaşlar da, bunlar aynı Bakanlar Kurulu’nda birlikte oturup, karar almıyorlar mı diye tepkilerini gösterdiler.
Bunun üzerine, Başbakan da, kararda herkesin onayı olduğunu açıkladı. Maliye Bakanı da, yaptığı açıklama ile ücretli test kararında tüm bakanların imzası olduğunu, Sağlık Bakanı toplantı da olmadığı için, ona vekalet eden Eğitim Bakanı’nın karara imza attığını belirterek, farklı görüş açıklayan bakanlar için de, bu tür söylemler siyasi manevralardır dedi. Manzara bu. Bir vatandaş olarak ülkeyi yönetenlerin bu durumunu gördükçe gerçekten üzülüyorum.
Ekonomide kriz yaşanmakta ve her şeye sırayla zam gelmektedir. Virüs vakalarının ve ölümlerin arttığı böylesine olağanüstü dönemde, vatandaşlar ekonomik olarak da perişan bir haldeyken, salgının en önemli kontrol mekanizması olan testlerden bu kadar yüksek ücret talep edilmesi abestle iştigaldir.
Alınan kararlarla, ülkemizde birçok işyerine PCR ve Antijen testleri yaptırılarak girilebiliyor. Birçok sektörde çalışanlara düzenli test mecburiyeti getiriliyor. Bu karardan dönülmemesi halinde, birçok kişi pahalı diye test yaptırmaktan vazgeçecek ve böylece, salgının artmasıyla, ülke genelinde tüm vatandaşların sağlığı riske atılacaktır.
Bir kişi için ayda 400 TL test ücreti ödemek, işletmeler için de büyük bir sıkıntıdır. Bu nedenle birçok işletme çalışanlarının testlerini yapamayacaktır. 4 kişilik bir ailenin de test masraflarını kendileri karşılayacaksa, ayda 1600 TL’ye ihtiyaçları olacaktır. Dar gelirliler, asgari ücretliler gıda harcamalarını bile karşılayamazken, test ücretleri için bu kaynağı nerden bulacaklardır?
Bu kararı savunanların en önemli gerekçesi, Maliye’de kaynak olmaması ve dünyanın birçok yerinde bu testlerin ücretli olmasıdır. Dünyada birçok yerde ücret alınıyor olabilir ama bu ülkelerde, hükümetler tarafından hem çalışanlara, hem işletmelere, hem de işsizlere pandeminin başından beri katkı ve destek verilmeye devam ediyor. Yani, bu gerekçe de, bizim için doğru, geçerli bir argüman değildir.
Öte yandan, vakaların ve ölümlerin oldukça arttığı, Pandemi Hastanesi ve yoğun bakım bölümü kapasitelerinin dolmaya yaklaştığı bir ortamda, test aralığının, Sağlık Bakanlığı’nın itirazlarına rağmen, 21 güne çıkarılması hekimler ve uzmanlar tarafından tepki ile karşılandı.
Uzmanlar, kuluçka döneminin 10-12’nci gününde pozitife dönen temaslıların olduğu bir ortamda, test aralığını 21 güne çıkarmak, vakaları daha da artırıp, bütün ülkeyi yeniden bütünü ile kapanmaya götürebileceği uyarısını yapıyorlar.
Testlerin ücretli olması ilk bakışta, bütçeyi bir miktar rahatlatabilir ama, test sayılarının azalması ile kontrolün de azalması sonucu salgının artması, sağlık sisteminin çökmesi ve ülkenin tümüyle yeniden kapanması, hem özel sektörü mahveder, hem de devletin gelir kaynaklarını iyiden kurutur. Bunun örneklerini ve tecrübelerini geçmiş kapanmalarda yaşadık ve gördük.
Bu bağlamda, testlerin sadece aşısızlara değil, herkese ücretli olmasının maliyeti, devlete ve özel sektöre salgının kontrolden çıkması ile daha büyük bir fatura çıkarabilecek, atılan taş, ürkütülen kurbağaya değmeyecek ve bu işin astarı yüzünden daha pahalıya gelecektir.
Ülkemizin büyük bir kaosa sürüklenmemesi için, acil olarak bu karardan dönülmeli ve bütçe içindeki öncelikli olmayan kalemlerden tasarruf edilerek, test ücretleri için kaynak yaratılmalıdır.
Hükümet, zaten sıkıntı içinde olan, sağlık sistemi ile özel sektör ve vatandaşların ekonomik durumunu daha da zora sokacak, testlerden ücret almak gibi, icraat ve eylemlerden sakınmalıdır.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104