Tetikçilerin düşüncesi, fikri yoktur

KIBRIS FM’in kuruluşunu dün gibi anımsarım.

1 Mayıs 1997’de yayına başladık.

Müthiş bir heyecandı.

Şimdi televizyonlarda sabah haber programları var ya… Gazetelerin manşetlerinin okunduğu…

O programlarının esin kaynağı, başlangıcı, KIBRIS FM’de başlattığımız sabah programıydı. İyi bir takım ruhumuz vardı.

Rahmetli Mehmet Ali Akpınar, program için başlangıçta yarım saat önermişti.

45 dakikada anlaşmıştık.

Bir süre sonra program akışında 45 dakika reklam kuşağı oluşmuştu, hem de tüm reklamlar kendiliğinden gelerek.

***

Programı hazırlayıp sunuyordum.

Müthiş bir ilgi vardı.

Yüzde yetmiş seksenlerin üzerindeydi, dinlenme oranımız.

En başta Akpınar, öyle bir ilgi ve etkinlik yakalanmasını beklemiyordu.

Amacım insanların konuşmasıydı.

Önce insanlar mesaj iletip, “Hasan Bey okusun” dedi.

Kendilerinin konuşma şansı vardı. “Sesimizi tanırlar, başımız derde girer” dediler.

Sonra konuştu insanımız ama, Mağusa’da aramasına rağmen ismini de gizleyerek, örneğin Güzelyurt’tan aradığını ifade etti.

Sonuçta altı ay-bir sene sonra insanlarımız adını, şanını, yaşadığı yerden konuşmaya başladı.

Kıbrıs Türk toplumunda, halkın eleştiri yapma kapısı açılmıştı o programla. Program ve işlevini o dönemin yayıncı dünyası çok iyi bilir.

***

Hâlâ daha, SÖYLENMEYİN, SÖYLEYİN vurgusuyla program yaparım.

İnsanlar, sarhoş olmamak ve de kimseyi küfür etmemek koşuluyla düşüncelerini seslendirebilmeli.

Dahası, düşüncesiyle uyumlu, arzu ettiği eyleme de katılabilmeli.

***

Kıbrıs Türkü, çok seslilik hakkını, düşündüğünü korkusuzca seslendirme olanağını kolay elde etmedi.

Düşüncelerinden dolayı hunharca katledilen insanlar oldu.

Düşüncelerine katılmayanlar, onları kurşunlatarak öldürttü.

Silahları tutukluluk yaptığı zaman, sokak ortasında sırtından hançerlenerek katledilen oldu.

O günlerden bu günlere geldik.

Kolay bir yolculukla gelmedik buralara.

BRT’de kara liste dönemleri yaşandı.

Halkın Sesi ve Bozkurt, bir dönem Kıbrıs Türk toplumun iki gazetesiydi. Bayraktarlık döneminde bu gazeteler resmen denetim altında tutuldu. Manşetler şekillendirildi. Yasaklıların açıklamaları, sesleri oralarda da kısıldı.

***

En tehlikeli tetikçiler medya üzerinden tetikçilik yapanlardır.

Tetikçilerin düşüncesi, fikri yoktur.

Onlar, talimatı yerine getirirler.

Onlar için toplumsal birliğin hiçbir önemi ve de değeri yoktur. Medya tetikçileri, tek tarafta aramak yanlıştır. Milli Dava maskesiyle de tetikçilik yapılır.

Bu satırların yazarı olarak, 2000’li yılların başlarında, bu tür tetikçilerin iki yılı aşkın süre hedefi oldum.

Yazılanların içeriğinde gerçek payı yoktu.

Zaten niyetlerini yıllar sonra öğrendim… İTİBARSIZLAŞTIRARAK, YAZIP SÖYLEDİKLERİMİN DİKKATE ALINMASINI ÖNLEMEK.

***

Pazartesi günü KIBRIS TV’deki programımda da söyledim.

Bir topluma yönelik, en kötü niyetli beşinci kol faaliyeti, toplumun birlik beraberliğini bozmaktır.

Konuşanların söylediklerini ve üsluplarını, bu yaklaşımları değerlendiririm. Size de bu yaklaşım içinde olmanızı öneririm.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75