Trafik; büyük çaresizliğimiz ve başarısızlığımız

Haftalık trafik raporlarını inceliyor musunuz?

Her hafta başı Polis Basın Subaylığı’nın açıkladığı rakamlar, rutine dönüştü, kimileri durup bakmıyor bile neler olduğuna. Bize göre bakmak lazım...

Geçen bir hafta içinde neler oldu, trafik polisi kaç kişiyi kontrol etti, kaç kişi yasalara aykırı davrandı ve kaç kişi ceza yedi? Ortaya çıkan rakamları önemsemeliyiz.

Sıkça “polis denetim yapmıyor” deniyor ama polis açıklamasına göre, ülke genelinde 7-13 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen trafik kontrollerinde 512 kez cezai işlem uygulandı.
   Raporda yazmıyor ama 512 ceza yazdılarsa, herhalde 800 veya bin civarında da araç kontrol etmişlerdir. Az mıdır bu rakamlar? Bakış açınıza bağlı ama bir haftada 512 kişinin ceza işleyip, yakalanması az sayılmaz.

Gerçi o kadar çok yasa, kural ihlali var ki, polis işi gücü bırakıp yalnızca araç kontrolü yapsa herhalde daha fazlasını da yakalardı.

Her zaman olduğu gibi “aşırı sürat” ve “araç kullanırken cep telefonuyla konuşma” ilk sıralarda. Geçen hafta ceza yazılan 512 trafik suçunun 117’si aşırı süratten, 112’si cep telefonuyla konuşmadan kaynaklandı.

Altyapımızın bu kadar yetersiz olduğu, neredeyse doğru dürüst yolumuzun olmadığı bu ülkede, üstelik de süratli gidilmemesi gereken bölgelerde insanlar neden ısrarla sürat yapar? Neden insanımız hayatını bu kadar kolay tehlikeye atar?

Ya cep telefonları? Gideceğimiz yere kadar dayanamaz mıyız telefonda konuşmamaya? Elimizden düşüremediğimiz cep telefonlarımızdan, hiç olmazsa araç kullanırken ayrılabilsek... Araç kullanırken cep telefonunda konuşmak veya mesajlaşmak çok tehlikeli, hem kendimizi hem başkalarını tehlikeye atıyoruz.

Cezalar artırılıyor ama kötü alışkanlıklarımız devam ediyor. Cezalar daha fazla artırılmalı, tam caydırıcı mı olmalı, polis daha fazla mı denetim yapmalı, eğitim çalışmalarını mı artırmalıyız? Üzerinde düşünmek lazım.

Trafik kurallarına yönelik bu duyarsızlık nedir ki? Onca kazaya, yaralanmalara, yitip giden canlara rağmen akıl koymuyoruz, aynı sorumsuzluğumuza devem ediyoruz.

512 rakamı içindeki tüm suçlara bakacak olursak; cezaların 117’si süratli, 4’ü tehlikeli, 24’ü dikkatsiz, 36’sı seyrüsefersiz, 10’u sürüş ehliyetsiz, 9’u alkollü, 13’ü muayenesiz, 13’ü sigortasız, 4’ü “A” yol kullanma izinsiz, 3’ü “B” özel işletme izinsiz araç kullanmak, 1’i koruyucu miğfer başlıksız motosiklet kullanmaktan kesildi. Söz konusu sürede 112 kez seyir halinde cep telefonuyla konuşma, 59 kez trafik levha ve işaretlerine uymama, 2 kez trafik ışıklarına uymama ve 105 kez de diğer çeşitli trafik suçu rapor edildi.
   Bakın, 9 kişi de alkollü araç kullanmaktan ceza yedi. Her hafta alkollü araç kullanan kişiler de var bu rakamların içinde. Alkollü araç kullanmak da intiharla eşdeğer, nitekim geçen haftaki ciddi kazaların nedeni alkoldü.

13 kişi sigortasız araç kullanıyor düşünebiliyor musunuz, insanlar aracına, ehliyetine el konulmasından bile korkmuyor sanki de...

7 - 13 Ocak tarihlerini kapsayan süre içerisinde ülke genelinde raporlara yansıyan, 84 trafik kazası meydana gelirken, bu kazalarda 22 kişi yaralandı. Kazalarda tahmini 655 bin TL’lik hasar meydana geldi.

Belli ki trafik kurallarına uymak için daha kat edeceğimiz çok yol var. Umarız yeni nesiller için küçük yaşlardan, bir hayat felsefesi olarak onlara bir “trafik kültürü” aşılayabiliriz.

Tabii bu, kolay bir iş olmayacak. Çocuğu okulda eğitiyoruz ama normal yaşamda da onlara ebeveynler olarak hep kötü örnek oluyoruz.

Büyüklerini göre göre büyüyen çocuklarımız da kötü örnekler nedeniyle, bir bakmışsınız kural tanımaz yetişkinlere dönüşmüş.

Trafik kültürü, maalesef büyük çaresizliğimiz ve başarısızlığımızdır ama pes etmemeliyiz, dünyadaki doğru örnekleri ısrarla takip edip, ülkemizde de uygulamalıyız. Böyle gelmiş böyle gitmesin.

 

 

YORUM EKLE