banner6

Bisiklet sürücüleri kelle koltukta gidiyor

banner37

Toplu taşımacılığın gelişmediği ülkemizde, araç ve akaryakıt fiyatları arttıkça halk bisiklet kullanımına yöneliyor ancak buna ne yollarımız ne de trafikteki duyarsız araç sürücüleri imkan tanıyor

Bisiklet sürücüleri  kelle koltukta gidiyor
banner99

“YOLLAR GÜVENLİ DEĞİL”… Toplu ulaşım hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle ülkemizde ulaşım genelde özel araçlarla sağlanıyor, bu da beraberinde trafik yoğunluğunu getiriyor. Son yıllarda yaşanan ekonomik kriz nedeniyle araç ve akaryakıt fiyatlarındaki artış halkı şehir içlerinde bisiklet kullanımına yöneltti ancak alt yapısı yeterli olmayan bakımsız yollar bir yandan, duyarsız araç sürücüleri diğer yandan bisiklet kullanıcılarını büyük risk altına sokuyor. TKÖD Başkanı Mehmet Avcı, KKTC’deki yolların bisikletliler için güvenli olmadığına vurgu yaparak, bu nedenle bisiklet alışkanlığının yaygınlaştırılamadığından yakındı.

“BİSİKLETLİLER DE BİLİNÇLENMELİ”… Yollarda seyreden bisikletlilerin tehlikede olmasının altında yollardaki sorunlar ve bilinçsiz araba sürücüleri yatarken, öte yandan birçok bisiklet sürücüsünün kurallara uymaması da kazalara davetiye çıkarıyor. TKÖD Başkanı Mehmet Avcı, özellikle geceleri lambaların yanmadığı yollarda ışıksız ve yeleksiz bisiklet süren kişilerin olduğuna işaret ederek, bisiklet sürücülerinin de eğitilmesini, kurallara uymasını, denetlenmesini, gerektiğinde ceza görmesini sağlayacak bir sisteme ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

Ahmet UÇAR

   Gerek ekonomik sebepler gerekse sağlıklı yaşam amaçlı olarak son yıllarda ülkemizde bisiklet kullanımı arttı, ancak ne alt yapısı yetersiz olan yollarımız ne de bazı duyarsız araç sürücüleri bisikletlilere güvenli ulaşım hakkı tanıyor.

   Yollarda bisiklet sürücülerinin rahat bir şekilde seyredebileceği alanların bulunmaması, yol kenarlarının bile dar olması tehlikelere yol açarken, gerek işlerine bisikletle gitmeyi tercih eden kişiler gerekse de bisiklet sporcuları bu yollarda büyük risk altında bırakıyor.

   Motorsuz taşıt olarak tanımlanan bisikletlerin araba ve motosikletlerde olduğu gibi trafik kurallarına uyarak yollarda seyretmesi gerekirken, bu bilinç ve kültürden uzak olan araç sürücüleri ve bisikletliler sorunlar yaşanmasına neden oluyor.

   Arabalar, özellikle anayollarda 200 km gibi hızlarda seyrederken, bu yollarda bisiklet süren kişiler için tehlikenin boyutu artıyor.

   Yollardaki sorunlar ile araç sürücülerinin duyarsızlığı nedeniyle bisiklet sürücüleri büyük mağduriyet yaşarken; öte yandan birçok bisiklet sürücüsünün de ışıksız, yeleksiz ve bilinçsiz bir şekilde yollarda seyretmesinin tehlikenin bir başka boyutu olduğu belirtiliyor.

   Konuyla ilgili KIBRIS’a konuşan Trafik Kazalarını Önleme Derneği (TKÖD) Başkanı Mehmet Avcı, bisiklet sürücülerinin ülkemizdeki yollarda güvende olmadığını, yolların sadece arabalar düşünülerek yapıldığını vurgulayarak, öte yandan birçok bisiklet sürücüsünün de bilinçsiz olması sonucu tehlikenin arttığını açıkladı.

“KKTC’de bisiklet sürmek güvenli değil”

   TKÖD Başkanı Mehmet Avcı, bisiklet sürücülerinin ülkemizde güvende olmadığını belirterek, araba kullananların bisikletçileri koruyacak şekilde seyretmediğini kaydetti.

   Bisiklet sürücülerin yolun kenarından gitmeye çalıştığını ancak ülkemizdeki yollarda “kenar” bulunmadığını dile getiren Avcı, arabaların bisikletlilerin dibinden geçtiğini ifade etti.

   Avcı, Lefkoşa’da Dereboyu’nda bile bisiklet sürülemeyeceğine işaret ederek, hem arabaların gidiş gelişlerinden dolayı yolların dar olduğunu, park edilmiş araçların da bulunduğunu söyledi ve “Bisikletler nerede gidecek?” diye sordu.

   Bisikletliler arabaların önünde gitse mutlaka bir tepki de geleceğine dikkat çeken Avcı, arabaların bisikletçilerin yanından geçmesinin de tehlikeli olduğunu söyledi.

   Avcı, anayollarda bisiklet sürmenin daha tehlikeli olduğu üzerinde durarak, “Anayolda 180-200 km hızla giden bir araba var. Böyle bir yolda seyreden bir bisikletlinin 1 metre sağa veya sola gitmesi demek ölmesi demek. Bütün bunlara baktığımızda özetle KKTC’de bisiklet sürmek güvenli değil” şeklinde konuştu.

“Bisikletli kültürü pek yayın değil”

   Bisiklet sürücülerinin diğer araçlarının önünü kesen, onlara engel olan kişiler olarak değerlendirilmesinin bilinçsizlik, eğitimsizlik, bilgi ve kültür eksikliğinden kaynaklandığını belirten Avcı, bisikletin anayolda gidebilen bir araç gibi olduğunu kaydetti.

   Avcı, bisikletlilerin de trafik kurallarına uyması gerektiğini dile getirerek, kırmızı ışıkta geçemeyeceğini, kaldırımda gidemeyeceğini, yaya geçidinde durması gerektiğini, motorsuz bir araç olduğunu ifade etti.

   Ülkemizde ne bisiklet sürücülerinin ne de araç sahiplerinin bu konuda yeterli düzeyde kültür sahibi olamadığına işaret eden Avcı, “Savulun ben geliyorum diyen arabalar vardır. Bisikletliler de kendini koruyamadığı halde tehlikeli geçişler yapmayı tercih ediyor. ‘Nasıl olsa bisiklettir, manevra yaparım’ şeklinde düşünüyorlar. Özellikle çocuklar, algılamaları ve refleksleri zayıf olduğu için daha büyük tehlikededir” dedi.

   Avcı, Kıbrıs gibi güzel havası olan bir ülkede bisiklet sürme alışkanlığının artırılamamasının acı bir gerçek olduğuna dikkat çekerek, bunun da yol güvenliğinin yeterli olmamasının sonucu olduğunu anlattı.

   İnsanların bisiklet sürerek işine gidebileceğini, sporunu yapabileceğini ancak yollarda bisikletlilerin tercih edilmediğini eleştiren Avcı, çocuklara da bisiklet sürme izni verilemediğini söyledi.

“Bisikletlerde ışık, bisikletçilerde yelek olmalı”

   Avcı, bisikletlerin ülkedeki yabancı işçiler tarafından gece de dahil olmak üzere daha çok kullanılmakta olduğunu belirterek, ışıksız bisikletlerin yollardaki fazlalığının dikkat çektiğini kaydetti.

   Bu durumun bir başka tehlike olduğunu dile getiren Avcı, ışıksız bisikletleri araba sürücülerinin fark etmeyebileceğini, bisikletlilerin kendilerini güvende hissetse de bunun gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

   Avcı, çoğu bisikletlilerin fosforlu yelek giyme alışkanlığının bulunmadığına işaret ederek, “Hâlbuki bu ülkede, bu yollarda, bu şartlarda… Biliyorsunuz ki ülkemizde lambalar da çalışmıyor, etraf karanlık. İnsanlar karanlık yollarda yürümek ve bisiklet sürmek zorundadır. Eğer bu karanlık devam edecekse –ki edeceğe benziyor- fosforlu yelek giymenin mecburiyet haline gelmesi lazım” dedi.

“Bisikletlilere yönelik politika oluşturulmalı”

   Bisikletlilerin de arabaların uyduğu kurallara harfiyen uymak zorunda olduğunu belirten Avcı, bu kurallara uymamanın cezasının da bulunduğunu kaydetti.

   Avcı, polis denetimlerinin bisikletlilere de uygulanması gerektiğini dile getirerek, özellikle ışıksız bisikletlerin tespit edilip trafikten alınması gerektiğini ifade etti.

   Bisikletlilerin trafikte güvende olması için öncelikle bisiklet yollarının geliştirilmesi gerektiğine işaret eden Avcı, hem bisiklet hem de motosiklet vergilerinin düşürülmesi gerektiğini vurguladı.

   Avcı, gerek belediyeler gerekse de Karayolları Dairesi’nin planlamalarını arabaları göz önünde bulundurarak yapmakta olduğunu savunarak, ne bisikleti ne motosikleti ne de yayayı dikkate almadığını söyledi.

   Avcı, oluşturulacak politikayla bisiklet eğitimleri verilmesi, bisikletlilerin kurallara uyulması, kurallara uyulmadığı durumda ceza işlemleri başlatılması ve yollarda bisikletlilere imkan tanınması gerektiğinin altını çizdi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner110

banner104