'Trafikte yalnızca yayalar ve bisikletliler mi güvende değil?'

Gazetemizin 13 Şubat tarihli manşeti, “Yayalar ve bisikletliler trafikte güvende değil” başlığını taşıyordu.

Vatandaşlarımız aradı bizi; “Yalnızca yayalar ve bisikletliler mi, trafikte kimse güvende değil” dedi.

Doğru aslında… Ülkemizde kimse trafikte güvende değil, nereden kimin gelip de üzerinize çıkacağı belli olmuyor…

Evet, trafik top yekün güven vermiyor ama yayalar, bisikletliler ve motosikletliler için daha bir tehlikeli.

Ülkede son 13 buçuk ayda meydana gelen trafik kazalarında 26 kişi hayatını kaybetti.

Bu trafik kazalarında ölenlerin 4’ünün yaya ve 3’nün de bisikletli olması, trafikteki yaya ve bisikletli güvenliğinin yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ülkede yayalar ve bisikletliler, gerek yeterli altyapı olmaması, gerek motorlu taşıt sürücülerinin onları korumaması, gerekse de kendi hataları nedeniyle yollarda can veriyor.

Bu da gerçekten üzüntü vericidir.

2018 yılında 23 kişi trafik kazası nedeniyle hayatını kaybederken, bu kazalarda hayatını kaybedenlerin 2’si yayalardan, 3’ü bisiklet sürücülerinden ve biri de motosiklet sürücüsünden oluştu.

Tabii trafik kazası geçirip de hayatını kaybetmeyen, çok sayıda yaya, bisikletli, motosikletli var. Yani rakam, sandığınızdan da yüksek...

İçerisinde bulunduğumuz 2019 yılının ilk bir buçuk ayında da ikisi yaya olmak üzere 3 kişi trafik kazası nedeniyle hayatını kaybetti.

2019’un ilk ölümlü yaya kazası önceki cuma akşamı Lefkoşa-Güzelyurt anayolunda gerçekleşti ve Bangladeş uyruklu iki kişi yaşamını yitirdi.

Bu ülkeye ekmek parası kazanmaya gelen insanların bu şekilde yollarda can vermesi, gerçekten de ülkemiz adına utanılacak bir durumdur.

Bisikletlilerin, motosikletlilerin trafikte korunmadığını daha önce defalarca haber yaptık, bu köşede işledik ama buna yayalar da eklendi. Bu da hem büyük bir sorun hem de ülkemiz adına üzüntü verici.

Kazaya uğrayan yayaların çoğunluğunu, yabancıların oluşturması da dikkat çekici…

Ülkemize gelen yabancı öğrenciler ve işçiler, trafik akışının farklı olmasından dolayı da dalgınlıkla yollara atılıyor, kazaya uğruyor.

Yetkililer, ülkemize gelen yabancı öğrencilere ve işçilere trafikle ilgili bilgi verildiğini, broşür dağıtıldığını söylüyor ama belli ki bu bilgilendirme yeterli değil.

Birbirine benzer kazalar olduğu için bazı sıkıntılar olduğu aşikar.

Bu arada kendi halinde kaldırımda ya da yol kenarında yürüyen insanların da kazaya kurban gitmesi, onlara araç çarpması kötü bir durum.

Tabii ki bunda sürücülerin hatası bulunması, yayaları, bisikletlileri ve motosikletlileri korumaması kadar, altyapı yetersizlikleri de var.

Ne yeterince kaldırıma, ne de bisiklet yoluna sahibiz…

Mevcut kaldırımlar da ya araçlar ya da bazı mağaza sahipleri tarafından işgal altında…

Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı da motorlu araç sürücülerinin trafikte seyrederken yaya, bisikletli hatta motosikletlileri bile dikkate almadığını belirtti ve “güçlü benim, onlar yoldan çekilsin” mantığı ile hareket ettiklerini söyledi. Mehmet Avcı, KKTC trafiğinin bisikletli ve yayaların kullanımı için güvenli olmadığını söyledi.

Özellikle yayaların yürüyebileceği kaldırımların, yol çizgilerinin ve yaya geçitlerinin yeterli olmadığını kaydeden Avcı, yaya geçitlerinin büyük bir çoğunluğunun çizgilerinin silinmiş, kaldırımların ise bir yerde bittiğini ve bütünselliği olmadığını ifade etti.

Trafikteki denetimin artırılması için polis devriyesi konulacağını ve bunun için de 8 araç alındığını ifade eden Mehmet Avcı, ancak bunlardan hiçbirinin yapılmadığını belirtti.

Avcı, ayrıca yine aynı dönemde trafik denetimi için 100 polis alınacağından da söz edildiğini hatırlatarak, üzerinden yıllar geçmesine rağmen bunlardan hiçbirinin yapılmadığını söyledi.

Evet, yapılmak istenen çok şey var... Yapılmak istenen benzer tedbirleri hep duyuyoruz... İşin kötü tarafı, bu tedbirler bir türlü bir proje çerçevesinde adım adım devreye konulamıyor. Sürekli olarak yetersizlikleri konuşuyoruz ve bir türlü de çaresini bulamıyoruz.

Biz çareleri düşüne duralım ve proje üretmek için kaynak arayaduralım, insanlar da ölmeye devam ediyor. İşin acı ve can sıkan yönü de bu; bitmeyen çaresizliklerimiz.

YORUM EKLE