Trafikte yayalar

Yayalardan gelen şikayetler üzerine birkaç gün önce “Trafikte yayalar yok sayılıyor” başlıklı bir haberi manşet yaptık. Gerçekten de yayalar trafikte yok sayılıyor.

Trafik, zaten başlı başına bir sorun.

Trafiğin bir parçası olan yayalar da bu sorunlardan nasibini alıyor.

Son zamanlarda çok sayıda kişiye araçlar çarpıyor.

Zaten ülkede birçok kişi trafik kurallarına uymamayı alışkanlık haline getirdi.

Sonuçta yayalarla ilgili kurallar da ihlal ediliyor.

Birçok motorlu araç sürücüsü trafikte yayalar yokmuş gibi davranarak yaya geçidi başında bekleyen yayalara yol vermiyor.

Otomobilini kaldırıma park edenler, yayaların trafikte güvenli bir şekilde seyretmesi engelleniyor.

Kent içlerinde park yeri bulamayan sürücüler, mecburen kaldırımlara park ettiğini söylüyor ama bu kez de yayalara yürüyecek yer kalmıyor.

Trafikte yayalarla ilgili yapılan hatalar saymakla bitmiyor…

Yaya geçitlerinin, son derece tehlikeli bir şekilde anayolların içine yerleştirilmesi de önemli bir sorun.

Yayaların yürüyebilmesi için yapılan kaldırımların otomobiller tarafından işgal edilmesi yeteri kadar denetlenmiyor, ya da bu konuda yeteri kadar adil davranılmıyor.

Yaya geçitlerinin bakımı yapılmıyor, birçok yaya geçidi belirli değil.

Yayalarla ilgili birçok trafik kuralı ihlâl edildiği için son zamanlarda, çok sayıda kaza meydana geliyor.

Yolun karşısına geçmek isteyen, yol kenarında yürüyen, hatta kaldırımı kullanan vatandaşlara dahi araç çarpıyor.

Yağmurlu havalarda yayaların varlığı unutularak araçlarıyla su birikintilerinden süratli şekilde geçen araç sürücüleri o sırada yolda yaya olarak bulunanların sırılsıklam olmasına neden oluyor.

Bütün bunlar defalarca gündeme geldi ama değişen pek bir şey olmadı.

Herkes her konuda bildiğini okuyor.

Yanlış olan her şey devam ediyor.

Yayalar, motosikletliler ve bisikletliler, trafikte hep tehlike altında.

Ölümle veya ağır yaralanmayla sonuçlanan kazalar ders almamıza yeterli olmuyor.

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) ile Haspolat’ı yaya trafiği açısından birbirine bağlayan, bölgedeki anayolla ilgili tedbir alınmadığı, alt geçit veya üst geçit yapılmadığı için çok sayıda trafik kazası meydana geldi.

O bölgede ölümlü trafik kazası bile oldu.

Şimdilerde üst geçit için bazı çalışmalar yapılıyor ama birçok konuda olduğu gibi tedbir almakta hep geç kalıyoruz.

Çok sayıda bölgede üst geçit veya altgeçit ihtiyacı var ama bazı bölgelerde ise üst geçitler yanlış yere konulduğu için ve kullanışlı da olmadığı için yayalar tarafından kullanılmıyor.

Önemli güzel alışkanlıklarımızdan birisi olan araç kullananların durup yayalara yol vermemiz bile erozyona uğradı.

Artık eskisi kadar bu alışkanlığımızı da gösteremiyoruz. Bunu da iyice irdelemeliyiz.

Bir yaya, yolun karşısına geçmek için dakikalarca bekleyebiliyor, hatta çoğu kez yaya geçidinin başında bile beklediği saygıyı göremiyor.

Tüm kentlerimizde genel olarak düzenli bir kaldırım ağı, yaya yolu, bisiklet yolu olmadığı için yürüyerek veya bisikletle gidilecek mesafeyi bile mecburen otomobille gitmek zorunda kalıyoruz.

Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, trafikte yayalar yokmuş gibi davranıldığını ve bunun da beraberinde çok ciddi tehlikeler getirdiğini söyledi.

Avcı da kaldırımların ortasına ağaç dikilmesinin, yaya geçitlerinin bakımının yapılmamasının, yaya geçitlerinin yanlış yere yapılmasının yayalar için ciddi bir tehlike olduğunu anlattı.

Yani genel olarak trafik için ve de trafiğin bir parçası olan yayalar için daha yapılması gereken çok iş vardır.

YORUM EKLE