Trafikteki çaresizliğimiz

Trafik kazasız günümüz geçmiyor…

Her gün küçüklü büyüklü onlarca trafik kazası meydana geliyor.

Ay geçmiyor ki ölümlü trafik kazası olmasın.

Çok sayıda insan da ciddi şekilde yaralanıyor.

Bazı bölgelerde sürekli kazalar oluyor, oralarda neden böyle olduğu bile araştırılmıyor.

Gelmiş geçmiş hiçbir hükümet trafik kazalarıyla ilgili gerçek anlamda tedbir alamadı.

Genel olarak trafik kültürümüzde ciddi sıkıntılar var.

Halen emniyet kemerini takmayı “zahmetli” bir şeymiş gibi görenler var.

Emniyet kemerinin onu yaşama bağlayacağını kavrayamamış bir toplum olabilir mi?

Oluyor işte… Tuhaf ama oluyor…

Halen alkollü araç kullanan vatandaşlarımız var, hem de ısrarla.

Çok sayıda kazanın nedeni olan alkollü araç kullanma, vazgeçemediğimiz bir alışkanlık.

Uygun olmayan yerlerde aşırı sürat yapmakta da ısrar ediyoruz.

Araç kullanırken cep telefonunda konuşmakta da…

İlla ki kırmızı ışıkta da geçmek istiyoruz…

Bunlar bizi ölüme götürüyor ama vazgeçmiyoruz.

Polisin haftalık raporlarında yukarıda saydığımız ihlallerden yakalanan çok sayıda insan var.

Bu anlamsız ısrar, bir trafik kültürümüzün olmadığını gösteriyor.

Tabii ki altyapısızlık, bozuk delik deşik yollar, uygunsuz kavşaklar, anayollara çok sayıda tehlikeli tali yollar da hep trafik kazalarına zemin hazırlıyor.

Arızalı, bakımsız, servisi yapılmayan ve trafikte, patlamaya hazır bomba gibi duran araçlar da büyük tehdit.

İyi eğitim almamış sürücülerin yol açtığı kazalar var.

Aldığı eğitim kullandığı araca yetmeyen insanlar var.

Bazı ağır vasıtaları, iş araçlarını kullanmaması gereken kişiler kullanıyor.

Yabancıların bizdeki trafiğe adapte olamaması da ciddi sorun.

Önceki gece iki araç çarpıştı ve yine bir insan öldü.

Trafik için bugüne kadar yığınla öneri yapıldı.

Trafik için konuşulmayan bir şey kalmadı.

Artık daha ne söylenebilir ki?

Söylemek yetmiyor artık, yapmak, bir şeyleri gerçekleştirmek, ciddi projeler ortaya koymak zamanıdır.

Çalıştaylar, toplantılar, bildiriler, projeler artık kağıt üzerinde kalmamalı, hayat bulmalı.

Trafik de bu ülkenin başarısızlıklarından, çaresizliklerindendir.

İnsanlar ölüyor, kimse bir şey yapamıyor.

“Trafik canavarı” deyip duruyoruz ama öyle bir canavar yok, canavar bizler, insanlarız, trafikte insanlar maalesef birbirini veya kendi kendisini öldürüyor.

Bu küçücük ülkede bir trafik sorununu çözemiyoruz.

Trafiğe çıkan herkesin hayatı risk altında…

Artık ortaya bir eylem planı koyup da bir yerden başlamamız gerekiyor?

Trafiğe verdiğimiz canlar yetmedi mi?

 

 

YORUM EKLE