Trajediler, tekrarlanınca komedi olur… Bizde olduğu gibi…

   Çok uzun bir süre geçmedi.
   UBP’de genel başkanlık seçiminin ikinci turuna Faiz Sucuoğlu ile Hasan Taçoy kaldığı zaman, “Uzlaşsınlar, ikinci tur olmasın, bu toplum sıkıntılı dönemde bir hafta daha kaybetmesin” görüşü yaygın olarak seslendirilmişti.
***
   Gerçekten toplum, uzun bir süredir boğazı sıkılmış olarak yaşıyor…
   Bırakın ayları, haftaları… Çözüm üretilmeyen, önlem alınmayan her gün zorlukların, sıkıntılarının boyutunu büyütüyor.
   Bunun böyle olduğu en başta, küçükten büyüğe yatırımcı olup, eli taşın altında olanlar bilir.
   Kademeli olarak toplumun bütün kesimlerinin bildiğinden de kimsenin kuşkusu olmasın.
   Haaaa, bir kesim var ki onlar sıkıntıyı hissetmiyor.
   Onların antenleri, toplumun sıkıntılarını almıyor.
   Ya da onların antenleri, sıkıntıların sinyallerini çekmiyor.
   Kimdir bunlar?
   Şahsi çıkarları için mecliste koltuk dolduranlar.
***
   Şahsi çıkarları, şahsi ihtirasları için vekillik koltuğunda oturanların tek gaileleri, kendi gelecekleridir.
   Kendi çıkarlarıyla örtüşmeyen, hiçbir adım onları yerinden kıpırdatmaz.
   İşte hükümet oluşturma sürecinde yaşananlar.
   Yolun sonunda, her şeyin olupbitti kabul edildiği, hükümetin açıklanmasının an meselesi kabul edildiği noktada, domino taşları, görsel bir karmaşa yaratarak devrildi, yıkıldı.
   Girişimler başarısız olunca, güzel bir kuş olan bülbüle benzemeyenler, bülbül gibi ötmeye başladı.
   Söylenilenlere halk dinliyor mu?
   Bir zamanlar çok popüler olan Televole programlarındaki siyasi mizah sınırları içinde dinliyor.
***
   Ortada ciddi bir hükümet boşluğu var.
   Hiç yaşanmamış bir durum ülkemizde.
   Hayal bile edilmiyordu, bu kadarı. Ama yaşanıyor. Ortada resmen hükümet boşluğu var. Bırakın 15 günü, böyle bir boşluk akşamdan sabaha giderilmeli.
   İşte tablo ortada, giderilemiyor.
   Ersan Saner, son saniyeye kadar şansını denemeye devam edecekmiş. Etse ne yazar, etmese ne yazar.
***
   Ağlanacak halimize gülüyoruz.
   Karl Marx’ın ünlü sözünü anımsayalım: “Tarihte olaylar ilkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak tekerrür eder…”
   Tiyatrocu dostlar alınmasın…
   KKTC Meclisi’nin şahsında siyasetimiz, trajedi oyunlarının sahnelendiği bir büyük sahne.
   Ancak Marx’ın dediği gibi trajediler tekrarlanınca, komedi olarak algılanır.
   İzleyenler, trajediyi, komedi izler gibi izler ve ağlayacak yerde kahkahalarla güler.
   Bizim durumumuz tam da böyledir.
   Memleket yangın yerine döndü. Adamların derdi, kendi gelecekleri için “mevzi” kapma.
   En büyük noksanlarımızın başında, etkin konumunda, devlet adamı niteliğini hak eden, siyasetçiye sahip olmamamızdır.
   Bizde bol olan, politikacılardır.
   Politikacılar gelecek seçimleri, devlet adamları, gelecek kuşakları düşünür.
 

YORUM EKLE

banner75