Tüm adaylar, hesap vermeye hazır olmalı…

Nisan ayında cumhurbaşkanlığı seçimi yaşayacağız.

Seçimler tek başına demokrasinin göstergesi olmasa da, demokrasinin niteliği, kalitesi ve düzeyi bakımından veriler sunan, zengin bir aktivitedir.

Seçimin olabilmesi için birden fazla aday olmalı.

Birden fazla aday, demokratik, eşit koşullarda yarışmalı.

Sandıklar kurulmalı.

Gizli oy, açık sayım ilkesi eksiksiz ve de kusursuz uygulanmalı.

Seçilen her kimse, öncelikle rakipleri tarafından kutlanmalı.

Bu sırlamayı uzatmak mümkün. Ancak sıraladıklarımız bir yana seçim için aday ve seçmenler vazgeçilmezdir.

Kimlerin aday olabileceği KKTC Anayasası’nın 99. Maddesi’nin 1. Fıkrası’nda şöyle ifadelendirildi:

(1) Cumhurbaşkanı beş yıllık bir süre için seçilir. Cumhurbaşkanı adaylarının aşağıdaki nitelikleri taşıması gerekir:

(a) Milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmak;

(b) Yüksek öğrenim yapmış olmak;

(c) Otuz beş yaşını doldurmuş bulunmak;

(ç) Türk ana ve babadan doğmuş olmak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşı olmak; ve

(d) En az beş yıldan beri daimi ikametgâhı Kıbrıs'ta bulunmuş olmak.

Ülkemizde, bu niteliklere sahip, aday olabileceklerin sayısı çok rahat on binin üzerindedir.

Hiç kuşku yok, seçme hakkı kadar seçilme hakkı da kaynağını Anayasa’dan almaktadır.

Adaylık öncesi Anayasa’da sıralanan niteliklerin dışında bir yaklaşımla adaylık engellenemez.

Hele baskı, tehdit, hatta çıkar temini ile adaylıktan çekilme söz konusu olmamalıdır.

Nitelikli, hak eden adaylar, demokratik, kaliteli bir seçim için zenginliktir.

Buna aykırı düşünmek olası değil.

Ancak aday olmak, başvuru yapıp, adaylığın kesinleşmesiyle tamamlanmaz.

Önemli olan, hem aday olurken, hem de adaylığın kesinleşmesinden sonraki kampanya sürecinde, hesap verebilmek, hesap vermeye hazır olmaktır.

Kalıplaşmış cümleler aday olmaya yetmez.

Her aday, ‘Neden adaysın?’ sorusuna dolu dolu, kapsamlı yanıt vermeye hazır olacak.

Devamında örneğin şu sorulara da net yanıtlar verilmelidir.

Hayatınızda bugüne kadar, neler başardınız?

Hangi özellikleriniz sizi adaylık noktasına cesaretlendirdi?

Bugüne kadar siyasi görevler üstlendinizse, o görevlere gelirken, verdiğiniz sözlerin ne kadarını yerine getirdiniz?

Halk size neden oy vermeli, neden sizi seçmeli?

Ortaya çıkarsa, hesabını veremeyeceğiniz, ilişkileriniz var mı?

KKTC seçmenin iradesinin dışında, üzerinde bir iradeyi etkin, belirleyici, sizi yönlendirici kabul eder misiniz?

Demokrasisi gelişmiş tüm ülkelerde, iddialı oldukları kamu oyu tarafından da kabul edilmiş adayların, canlı yayınlarda, ekranda buluşup soruları yanıtlaması ve seçmene kıyas imkanı sunması da yararlı bir yöntemdir.

Elbette, her aday, özgür ve cesur soruların sorulacağı programlara tek başına da katılıp, daha adaylık aşamasında hesap vermeyi kabul etmelidir.

Kimse, öz geçmişine, ‘Cumhurbaşkanı adayı oldu ve şu kadar oy aldı’, yazdırmak için aday olmamalı elbette.

Sağlıklı bir seçim için, aday olması gereken nitelikli adaylar koşuldur.

Unutmayalım, tanınmış olalım veya olmayalım, hiç önemli değil, bu seçimlerde de dünyanın gözü üzerimizde olacaktır.

Dünyaya, ‘Siz KKTC’yi tanımıyorsunuz ama bizim BM üyesi pek çok ülkeden çok daha ileri demokrasimiz’ var diyebilmeliyiz.

Dünyaya mesaj verirken, ilk aşamasından son aşamaya kadar Cumhurbaşkanlığı seçiminde, seçmenle, adayların ciddi bir hesaplaşması olmayacak mı?

Mutlaka olmalıdır.

YORUM EKLE

banner75