Tuncer Arifoğlu ve düze çıkmanın anahtarı

Vuhan’da görüldü, kısa zamanda tüm dünyayı sardı sarmaladı. Pençesine öyle bir taktı, ensesine kene gibi öyle bir yapıştı ki, milyonları götürdü, milyonları yatağa düşürdü. Herkese maske taktırdı, araya mesafe koydurttu, “dezenfektan kullanın” diye talimat da verdi.

Ne virüsmüş şu Korona (Covid-19) dedikleri… Nedense en fazla da Amerika’yı vurdu. Acaba uzaya en fazla uydu gönderen ülkedir de, ondan mı? Sanki de ‘Sen aya, marsa çıkabiliyorsun, ama şu fani dünyada beni bulamıyorsun’ dercesine…

Koronavirüs’le mücadelede bir yıl geçti, ama nerden kaynaklandığı tam olarak saptanmış değil. Bu amaçla Vuhan’a giden Dünya Sağlık Örgütü heyeti de eli boş döndü. Her ülke kendi çapında, olanakları ölçüsünde mücadelesini sürdürüyor. Kimi ülkeler planlı-programlı gidiyor, kimileri de plansız-programsız… Kıbrıs lisanıyla ‘Varda gosta’.

KKTC avuç içi kadar bir ülke olduğundan birçok ülkeye kıyasla Covid-19’la mücadele elbette daha kolay. Biraz da ekonomisi güçlü olsaydı, ülke kendi ayakları üzerinde durabilseydi, tehlikeye karşı gerekli önlemleri zamanında alsaydı – ki almadı denilemez – bugün her kesimden farklı sesler çıkmaz, mahrumiyet bu boyutlara ulaşmazdı. Pandemiden en büyük yarayı turizm ve yüksek öğrenim sektörlerinin aldığı bir gerçektir. Bu iki sektör ekonominin lokomotif sektörleridir. Bunların yanında inşaat sektörü ve diğerleri gelmektedir. Ama ana sektörler yüksek öğrenimle turizmdir.

Alınan tedbirlere rağmen ekonominin çarkları durmuş vaziyettedir. Halbuki çarkların yavaş da olsa dönmesi sağlanabilirdi. Ekonomist değiliz, ancak konunun uzmanlarının görüş, düşünce ve önerilerini okuduğumuzda, “çok daha iyi durumda olabilirdik” diye düşünmeden de kendimizi alamıyoruz. Her zaman fikirlerine değer verdiğimiz, deneyimli ekonomistlerden, eski Ticaret Bakanı Tuncer Arifoğlu ile dünkü sohbetimizde anlattıkları oldukça ilginçti.

“Ne sağlıkta ne de ekonomide bir plan yok” diyen Arifoğlu, kısa sohbetimizde şunları ekledi:

“Ekonominin çarkları dönmesi gerek ve dönmelidir. Ama sağlıkla entegre halinde olmalıdır. ‘Öldük bittik’ diye feryat ediliyor. Planlı bir açılma veya kapanma olsaydı bu feryatlar işitilmezdi. Örneğin evde su borularında arıza oldu, tesisatçı çağırsanız da gelemez, çünkü izni yok. İzin alsa bile, bu defa alacağı parçayı bulamayacak, çünkü hırdavatçı açık değil.”

Bunu sadece basit bir örnek olarak veren Tuncer Arifoğlu, koşullar gereği öğrencilerin gelememesi nedeniyle üniversitelerin ekonomiye katkılarının beklenen düzeyde olmamasının doğal olduğunu ifade ederek, ‘Hastalığın tam boyutunu tespit edebildik mi?’ sorusunu sordu, özetle şöyle devam etti: “Bu toplumda önemli bir birikim vardır. O nedenle onlardan yararlanmak gerekir. Dünyada en ciddi kurumlarda çalışmış, ‘çok önemli’ diyebileceğimiz insanımız, elemanlarımız vardır. Şimdiki olanaklarla onları bulmak ve kendilerinden yararlanmak bu kadar mı zordur? Bu tür değerlerin bir kısmı belki de buradadır. Onların fikirlerine, yardımlarına, katkılarına ihtiyaç vardır. Bir karmaşadır gidiyor. Çünkü eski alışkanlıklardan ve ‘her şeyi biz biliriz’ saplantısından bir türlü kurtulamıyoruz.”

Uzun yıllar K. T. Kooperatif Bankası Müdürlüğü de yapmış olan Tuncer Arifoğlu, son olarak sağlık-ekonomi-eğitimi entegre ederek, lojistiğini çizmek gerektiğini söyledi, bir başka deyişle düze çıkmanın kilidinin anahtarını işaret etti.

Bugün de bu sütunda değerli dostumuzun görüşlerini yansıtalım dedik. Hükümet edenlerin yararlanması umuduyla…

 ***

Ticaretin duayeni, ünlü iş adamlarından

Tankut Tevfikoğlu, sonsuzluğa uğurlandı

Tevfikoğlu ailesinin değerli büyüğü, ticaretin duayeni, ünlü işadamlarından Tankut Tevfikoğlu dün Girne Nurettin Ersin Paşa Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Çatalköy’de son yolculuğuna uğurlandı. Sevgili eşi İnci Hanım, kızları ve damatları Heniye Tevfikoğou-Ahmet Esat Yücebıyık, Sitare-Murat Çağal, Kıvılcım-Hüseyin Çağıner, torunları Suna, İnci, Sesil, Rozen, Taykun, Keyla, Tankut, Alara ve Çisel, bir çınar olan Tankut Tevfikoğlu’nun vefatı ile derin üzüntü yaşadıklarını ifade ederek, “Daima en büyük sevgi ve özlemle” dediler.  

Bu arada Cumhuriyet Meclisi eski Başkanlarından Ayhan Halit Acarkan ve eşi Tülin Hanım, Cihan-Erkan Çeliker, Rahmeli-Mehmet Tevfik Acarkan, Müfide-Erol Acarkan, Leymosun eşrafından, ülkenin tanınmış iş insanı Tankut Tevfikoğlu’nun vefatından duydukları derin üzüntüyü dile getirerek, rahmet dilediler. Dünürleri Duriye-Günay Çağıner ile evlatları Hüseyin-Kıvılcım Çağıner, Ali-Yeşim Çağıner, Mustafa-Nilcan Çağıner, Birşen-Tunç Nalbant, Eralp-Ceyla Çağıner, değerli aile büyükleri, iyi insan Tankut Tevfikoğlu’na Allah’tan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı, sabır ve metanet temenni ettiler.

Mağusa’nın Bademli’si, Gaziköy’ün Akyüz’ü

Öte yandan 1930 doğumlu bir çınar olan Rebiye Ahmet Bademli dün Gazimağusa’da son yolculuğa uğurlandı. Evlatları ve eşleri İbrahim-Nazlı Bademli, Nazif-Eyüp Nesip, Hasan Bademli, Halil-Aliye Bademli, Dilber-Raif Çeto, ayrıca çok sayıda torunları ile eşleri ve torun çocukları, acılarının sonsuz olduğunu ifade ederek, tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurdular, nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını temenni ettiler. Aile mensupları, onun yokluğuna asla alışamayacaklarını kaydettiler.

Diğer yandan 1974 Kıbrıs gazisi, Akyüz ailesinin değerli büyüğü Emin Akyüz önceki gün Gaziköy’de toprağa verildi. Sevgili eşi Bahire Hanım, kızı Nuriye Paşaoğlu, oğlu Kemal Akyüz, damadı Cem Paşaoğlu, torunları İlayda, Berkay ve Kuzey Emin, acılarının sonsuz olduğunu belirttiler, tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyururken, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.

Hürkan ailesinin çok değerli mensubu, çevresinde sevilen bir kişi olan Tezol Hürkan ise önceki gün Londra’da Hakk’ın rahmetine kavuşmuş olup, orada toprağa verilecek. Anne ve babası Aydın-Salih Kafesçi, oğulları ve gelini Leyla-Tayfun Hürkan, Salih Hürkan, torunu Ali Kemal Hürkan, kardeşleri Tezün-Yakup Hitit, Tanol-Gürhan Çakın ve Sevinç Üney, derin üzüntü içerisinde olduklarını tüm dost, akraba ve sevenlerine duyururken, nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını dilediler.

Bu arada Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği Girne Şubesi Başkan, Yönetim Kurulu ve Üyeleri adına yayınlanan taziye mesajında, “Uzun yıllar derneğimizde çalışan üyemiz, gezi rehberimiz, kardeşimiz Salih Yıldızsaray’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Başta ailesi olmak üzere, hepimizin başı sağ olsun. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun. Seni asla unutmayacağız” denildi.

 

YORUM EKLE

banner111

banner75