Turizm medya algısı, İngiliz Kız ve Cyprus Boycott

Birçok konuda olduğu gibi, genellikle ülke menfaatlerimizi ilgilendiren konularda gerekli hassasiyeti ortaya koymaktan uzağız maalesef. Devleti yönetenler zaten kendi derdine düşmüş ama özel sektör, sivil toplum kuruluşlarının kendilerini ilgilendiren konularda bile aynı duyarsızlıkla yola devam ettiklerini görünce gerçekten de üzülmemek elde değil.
   Tam altı ay oldu İngiliz on dokuz yaşında bir turistin Aya Napa`daki olayının üzerinden geçeli. Bizim basınımız ve medyada nerede ise çıkan haber sayısı altıyı geçmez. Kuzeye geçmek üzere gözünü bizdeki turizm potansiyeline iten ve bin bir zorluk çıkarmak için elinden geleni yapan Güneyli Otoriteler karşısında çok duyarsız kalıyoruz hem de çok. Adam çok uzaklardan Arjantin`den gelmiş, hangi sebeple olursa olsun, Kuzeydeki otellerimizde konaklayacak, sınırdan geçilmesine müsaade edilmiyor ve deport ediliyor. Bu haksızlıklar karşısında artık sesimizi daha yüksek perdeden dile getirmek gerekiyor. Bu satırlardan devleti yöneten tüm otoritelere çağrı yapmak istiyorum. İç siyasetten kurtulup biraz da dış dünyaya odaklansınlar ve sesimizi tüm dünyaya haykırsınlar. Bizler çok kendi dünyamıza kapanmış gibiyiz.

 

Cyprus Boycott
 

Türk Basınının yerli ve yabancı haberler ile ilgilenen medya bu günlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi, İklim koşulları ve yollar, alt yapı sorunları vs gibi konuklara odaklanırken ben biraz farklı davranıyorum. Dış dünya basınında neler oluyor diye CNN International, BBC News ve Euronews haber kanallarını izlemeyi de ihmal etmiyorum. BBC News kanalında bir anda karşıma çıkan bir haber odak noktama girdi. Yüzlerce İngiliz Bayan ellerinde pankartlar Cyprus Boycott isimli bir hareket başlatmışlar. Müthiş bir kızgınlık ve sürekli röportaj yapılan kişiler televizyon kanallarını meşgul ediyor. . Herkes tek bir ağızdan çıkmışçasına ortak bir şey haykırıyorlar. “ Kıbrıs mahkemeleri toplu cinsel ilişkiye izin mi veriyor? Toplu tecavüz yasal mı? Bu Kıbrıs halkının bir kültürü mü? Tüyleri diken diken eden konuşmalar yapılıyor ve Rum kesiminden bağlanan avukatlar bunun bir kültür olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Türk tarafı ise bu olanlar karşısında kendi dünyamızda kış uykusundayız.
   “Boycott Cyprus, We are with you, We know, We believe you, raped and convicted” Bunlar atılan sloganlardan bazıları sadece.

 

İngiltere'den Kıbrıs Rum yönetimi için boykot çağrısı ve İngiliz basını
 

Yazdığım gibi İngiltere’de, bir İngiliz turistin Güney Kıbrıs’ta mağduru olduğu tecavüz davasında suçlu bulunmasına tepki olarak, Kıbrıs’a yönelik boykot kampanyası başlatıldı. Güney Kıbrıs’ta 12 İsraillinin tecavüzüne uğradığını belirten ancak Güney Kıbrıs mahkemesi tarafından yalan beyandan suçlu bulunan 19 yaşındaki İngiliz kadının annesi de boykot kampanyasına desteğini açıkladı. Twitter’da “#BoycottCyprus “ etiketiyle başlatılan kampanyada on binlerce destek mesajı paylaşıldı. İnstagram`da da bu harekete benzer oranda çığ gibi büyüyor. İngiliz kadın hakları savunucuları olaya büyük bir hassasiyet gösteriyorlar.  Mağdur kadının hukuki masraflarını karşılamak için başlatılan internet kampanyasında ise 80 bin sterlinden (yaklaşık 600 bin TL) fazla bağış toplandı. İngiliz basınına konuşan mağdurun annesi ayrıca yaşananların münferit bir vaka olmadığını söyledi. Konuyla ilgili açıklama yapan İngiltere Dışişleri Bakanlığı ise olaya ilişkin derin kaygı duyduklarını ve konuyu Rum makamlarıyla görüşeceklerini duyurdu. İngiliz kadın, 17 Temmuz'da iş seyahati için gittiği Güney Kıbrıs'taki turistik Aya Napa bölgesinde bir otelde, 12 İsraillinin tecavüzüne uğradığını söyleyerek, olaydan birkaç saat sonra polise şikâyette bulundu.
 

Aya Napa


   Son yıllarda dikkat edin, Aya Napa eğlenceleri çok konuşulmaz oldu. Neden mi? Bizim Kuzey Kıbrıs eğlence sektörümüzdeki club, disco ve benzeri yerler onların böylesine yerlerini kalite ve hizmet anlamında oradaki mekânları geçti de ondan. Eğlenmek için artık Rum gençleri bizim otellerimizin mekânlarını seçiyor.

Bu marka yerleri aslında yabancılara tanıtmak en büyük ödevlerimiz arasında olmalı. Aya Napa tarzında (her şey sınırsız) türünde yaşanan eğlenceler de işte böyle ahlak dışı sonuçlar da doğuruyor ne yazık ki.

Bizim gençlerimiz burada eğlenmeye giderken mutlaka dikkatli olmalı. Diyeceksiniz ki münferit bu olayı abartmamak gerekli. O kadar basit değil.
   Algı oluşumu çoktan bizim dışımızda başkaları tarafından yapılmış bir kere. Altın tepsi içerisinde bu anlamda bize sunulan birçok imkân var.

Bunu bizlerin karşı hamle olarak kullanıp kendimize göre avantaja çevirmenin yollarını bulmalıyız. Böyle çirkin bir olay Allah Korusun bizim tarafta yaşansa idi ne olurdu acaba?

Dünyayı Rumlar başımıza yıkacaklardı. İşin gerçeği bu. Diplomasi ve lobicilikte bizden kat ve kat üstünler maalesef.  Onlar her türlü olumsuz koşulu dünya kamuoyunun huzuruna sunarken, biz kendi nemelazımcılığımız ile baş başa kalıyoruz.
   İsmi gizli tutulan İngiliz kadın, geçen temmuz ayında Kıbrıs'ın Aya Napa kasabasındaki otel odasında 12 İsrailli gencin tecavüzüne uğradığını iddia etmişti. Ekim ayında başlayan yargı sürecinde tecavüz sanığı 12 İsrailli hakkında beraat kararı verilirken, mağdur kadın ise yalan beyandan suçlu bulunmuştu.

 

İngiltere`de yaşayan Türk toplulukları ve birlikleri de boykota destek vermeli
 

Milliyetçilik nutukları atmaya gelindiğinde mangalda kül bırakmayan orada yaşayan Kıbrıslı Türkler bu olay karşısında ne yapmışlar peki? Bu olaya destek olacaklarına ve kendileri de bu süreçlere katılacaklarına herkes adeta sus pus olmuş.

“Biz Kıbrıslı Türk’üz, bizim vatanımız ayrı, bizim Türk Kesiminde bu olay olmadı, haydi İngiliz dostlarımız bu yaz Kıbrıs’a tatile sizi güzel ülkemizde görmek istiyoruz” diye söylense bu aslında bize yapılacak en büyük lobi ve destek olurdu. Ama yapılmadı, bir an önce bu satırlardan orada yaşayan soydaşlarımıza çağrımı yinelemek istiyorum. Hiçbir şey için geç kalınmış değildir.  Turizm Bakanlığımız, Dışişleri tüm temsilcilikler büyük bir lobi çalışmasının içerisine girmeli ve kolektif bir şekilde Kuzey Kıbrıs Turizm destinasyonunun ne kadar güvenli ve görülmeye değer bir yer olduğunu tüm dünyaya haykırmalı.
 

Mahkeme sonunda ne yaşandı?


   Kıbrıs Rum kesiminde İsrailli bir grup gencin tecavüzüne uğradığına ilişkin yalan beyandan yargılanan İngiliz kadın turist, 3 yıl ertelemeli 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Rum basınında yer alan habere göre, geçen hafta Rum yönetimi mahkemesince tecavüz hakkında yalan beyanda bulunmak ve toplumu yanıltmaktan suçlu bulundu.

Bir aydan fazla gözaltında tutulan ve 5 aydır da Rum kesimini terk etmesine izin verilmeyen İngiliz turist, Rum polisinin tecavüzle ilgili ilk ifadesini geri alması için kendisini zorladığını iddia ediyor.
   Çoğunluğu kadın bir grup aktivist ise, mahkeme salonu dışında İngiliz kadına destek vermek için gösteri düzenledi. Hatırlanacağı üzere beraat kararının ardından ülkelerine dönen İsraillilerin şampanya patlattığı ve dans ettiği görüntüler, İngiltere'de büyük tepkilere neden olmuştu.

Ülke dinamikleri medyada yazan, çizen herkesi daha duyarlı olmaya itiyor. Böylesine bir olayda kısacası ülke basını olarak çok sessiz kaldığımızı düşünüyorum.
   Turizm dolu günler bizim olsun.

YORUM EKLE

banner75