Turizm sektörünün can damarı casino sektörünü acımasızca eleştirmek

Güzel bir yılın başlangıcında turizm dolu günler bizim olsun demeyi çok istiyorum. Hep yazılarımı bu anlamlı slogan ile bitiriyorum ya, bu gerçek bir istek, özde bir sevgi, vatana duyulan minnetten kaynaklanıyor. Gün geçtikçe de toplumumuzda güvensizlik unsuru gittikçe artmakta. İçerisine halkın artık siyasilere inancını kaybetmesi, ekonominin çarklarının dönmemesi, kaynakların doğru yere kullanılamaması, kaynak aktarımlarının zamanında gerçekleşememesi gibi etkenleri çoğaltabiliriz. Son bir haftadır yerel medyamızı meşgul eden iki konu var. Birincisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yaklaşık olarak üç yüz milyon Türk Lirası’na ulaşan fondaki paranın nereye harcanacağı, ikincisi ise Türkiye Cumhuriyeti İç İşleri Bakanı Sn Süleyman Soylu’nun Kıbrıs’ın Kuzeyi’ndeki sanal bet – yasa dışı bahislerin yarattığı 50 milyar TL’lik mafya yönetimi. Birincisi konu ile alakalı olarak daha altı ay önce Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Turizm ve Çevre Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanacak olan protokol ile bu fonun Kıbrıs Türk turizminde yerli iş gücünü desteklemek maksadı ile kullanılması, eğitimlerin yapılması ve sertifikalı iş gücü oluşumuna destek çalışması idi.

Tam da imza aşamasına getirdiğimiz ve yaklaşık dört beş ay üzerinde çalıştığımız protokol; bakanlar kuruluna gitmeden, bütün tarafların üzerinde mutabık kalmasına rağmen hükümetin düşmesi sonucu bu güzel işbirliği gerçekleşemedi. Şimdiki hükümet ise bu fon üzerinde başka düşüncelere sahip gibi görülüyor. Bu da her gün de manşetleri süslüyor. Doğru olan bir türlü devam ettirilmiyor maalesef. Doğru icraat yarım kalıyor. Kim kaybediyor? Tabii ki; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti…

Casino sektörünü doğru anlamak gerekli.

İkinci konu ise T.C. İçişleri Bakanımız Sn Süleyman Soylu`nun CNN Türk’te yaptığı açıklamalar Kıbrıs gündemine bomba gibi düştü. En baştan belirtmeliyim ki Sn Bakan yaptığı bu açıklamalar ile ilgili hiçbir zaman casino sektörünü ne doğrudan, ne de dolaylı olarak Kuzey Kıbrıs’taki eğlence –casino sektörünü belirtmedi. Kuzey Kıbrıs’ı merkez üs olarak kullanan ve Türkiye`de de bu işten milyarlarca haksız yere kazanç sağlayan illegal sanal bahis mafyaları var, bunların KKTC ekonomisine katkısı yok, bunları bitirmek gerekli dedi. Bunun aksini söyleyen olabilir mi? Tabii ki hayır. Böyle bir yasa dışı bet operasyonu bu ülkede var mı? Evet var, zaten hafta geçmiyor ki, ünlü ünsüz birilerini bu işerin içerisinde olduğunu ve veya yakalandığını duymayalım veya okumayalım. Peki bu yasa dışı sanal bet işinin içerisinde olanlar casino sahipleri mi? Kesinlikle hayır. Yapmayın. Günahtır, insafsızlıktır, etik dışıdır. Yani sanki ülkemiz dünyanın en güzel yatırım iklimine sahip ülke de bu beş yıldızlı otelleri yapan Türkiye’mizden yatırım amaçlı adamızı tercih eden bu iş adamları bu kefenin içerisine konuldu. Yasa dışı sanal bet üsleri sanki casinolarmış gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. İsmini vermeden hepsine yapılan bu acımasız eleştiriler karşısında bir Kıbrıs Türkü olarak çok üzgün olduğumu belirtmek isterim. Hem de çok.

Elma ile armut karıştırılıyor

Bilinçsizce casino ve yasa dışı sanal bet işlerinin çarpıtıldığına inanmak istiyorum yine de iyi niyetli olarak. Bilinçsizce diyorum. Basınımızda ne haberler çıktı geçen hafta. Adeta casino sektörümüz, Sn Bakan Süleyman Soylu`nun açıklamaları çarpıtılarak casino sektörüne bağlandı veya ilişkilendirildi. Bu adanın turizm sektörünün can almasına, hayat bulmasına şu zamanlarda tek ana omurga olan Eğlence ve Şans yani adamızdaki ismi ile casino sektörünün içerisine düşürülmek istenen duruma bakın. Allah aşkına düşünün bir kere.

Eğlence sektörünün yarattığı ekonomi içerisinde çarpan etkisinin tam hesap edilememesi ve bunun toplumun günlük yaşamında faydalarının ortaya konulamamasından bahsetmiştim geçmiş yazılarımda. Biraz hatırlatacak olursam; Örneğin bu gün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan elde edilen verilere göre adada turizm sektöründe çalışan on dokuz bin çalışanın sekiz bin beş yüzü casinolar da çalışıyor. Bu insanların dört kişilik bir aileye ekmek götürdüğünü hesap edersek, otuz beş bin kişilik bir katkıdan söz ediyoruz. Toplamda beş yıldızlı otellerde çalışan on beş bin kişiyi düşünecek olursak; bu da yaklaşık 60 bin kişinin evine turizm sektöründen ekmek götürmesi demektir.

Nüfusun iki yüz elli bin olduğunu var sayalım her dört kişinin evinin birinde turizm sektöründe çalışan insan var demektir. Bunun KKTC vatandaşı olanların sayısı yaklaşık yüzde yirmi. Buradaki sayıyı bir şekilde, eğiterek çoğaltmak gerek bu ayrı bir konu. Bir diğer taraftan; otellere casino amaçlı gelen misafirler, otellerde lüks tüketim yaparken, bu tesisler de ister oyuncu olsun, ister normal misafirin önüne konulan bu yerli ve yabancı ürünleri hem yerli üreticiden, hem yerli tedarikçiden almaktadırlar. Şahsen bu yazıyı yazmadan önce hafta sonu hani hep derler ya casino müşterisinin çarşıya bıraktığı bir şey yok diye. Benim komşum olan ve Ertan Market sahibi sevgili İlter Ertan dostum ile konuştum. “Hocam bizim müşterilerimizin nerede ise yüzde doksanı casino müşterisi” dedi. Ben biliyorum da yine de sordum. Peki çarşıya pazara bir şey bırakıyor mu bu insanlar dedim? “Bırakmaz olur mu kumaşçısı, çantacısı, ayakkabıcısı, pastacısı, börekçisi, civar otellere (Rocks, Dome, Liman, Lords, Colony, Ambassador) gelenler mutlaka çarşıya uğrar, alışverişini yapar” dedi. Şehirden biraz uzak olanları da biliyorum, (Meritler, Cratos, Acapulco, Vuni, Malpas, Elexus) onların da misafirleri mutlaka Girne içine gidip alışveriş yapıyorlar. Hatta bazı firmalarımızın yaptığı indirim kuponları ile bile alış veriş yapıyorlar.

Elma ile armut konusuna dönecek olursak, “land based casino” yani yeri yurdu, tabelası, nerede olduğu belli değil mi casinoların? İllegal bir site yapıp onu başka ülkelerden serverlere bağlayarak yasa dışı sanal bet oynatanlar mı bu casino sahipleri? Bu iş adamlarının buna ihtiyacı mı var? Sektörde çalışmayan, kulaktan duyma söylem geliştiren insanlar bunları söyleyenler. Hiç icraat içinde olmayanlar açıkçası. Bir de devletten yasal olarak lisans çıkartan ve bu işi yapanlar var. Bu kişilerin de yasa dışı olarak gösterilmesi yanlış. İster az kazansınlar ister çok, o kimseyi ilgilendirmez. Vergilerini ödedikleri müddetçe, lisans ücretlerini bir tamam her yıl yatırdıktan sonra sorun yok demektir. Devlet kontrol mekanizmasını doğru oluştursun ve vergisini alsın. Yüz milyonlarca dolar yatırım yapan, inşa ettikleri oteller ile faaliyet gösterdikleri bölgelere hayat veren, istihdam kapılarını açan, turizm sektörümüzün bugünkü çarkının dönemsine vesile olan kişilere biraz ayıp ediyoruz. Çok günah, bu kadar haksızca saldırmayalım. Gelin bu insanları toplumumuza doğru anlatalım. Bir diğer taraftan yasa dışı ne demek, lisanssız demek, kaçak demek. Onların kimler olduğunu herkes ve bu toplum çok iyi biliyor.

Casino sektörüne bugünkü konjenktürde alternatif gösterebilir misiniz?

Sektörde yirmi üç yıl aktif olarak çalışmış olan, yirmi yıl da akademi sektörünün içinde ayrıca yaklaşık üç buçuk yıl Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarlığı yapmış bir kişi olarak açıkça belirtmekte fayda görüyorum. Bu günlerde turizm sektörümüz eğer bu şekilde yürütülüp doğru turizm siyaseti geliştirilmeden, günü kurtaran kısır bir döngüde devam ederse, dibe vurmaya mahkûmdur. Reçete mi, çok önceden yazdım. İlgili olanlar geçmiş yazılarımı bulup okusunlar. Mutlaka kriz masaları oluşturulmalı ve tedbirler alınmalı. Çok basit ifadeler ile kendi düşüncemi aktarayım. Güneyli komşuların, Girne`yi karşılarında gördükleri zaman “u banayiyamu” çektikleri güzel Girne maalesef çok betonlaştı ama, gerek Bafra, gerekse Girne civarı yepyeni otel yatırımlarımızı gören, ziyaret eden, konaklayan, eğlence (club - casinolar) yerlerinde vakit geçiren Rum komşularımızın bir tek hasetle kıskandıkları bugünkü casinolu otel yatırımlarımızdır.

Deniz, kum, güneş, ulaşım olmaz ise bir işe yaramaz. Ya bu hava ulaşımını adaya cazip hale getireceksiniz ya da casino sektörüne yatırım yapan bu insanları hor görmeyeceksiniz. Bununla birlikte; adaya mass – kitle turizmi içerisinde gelecek olan potansiyel turiste standart kalitesi yüksek ve destinasyon ortalama yatak başı fiyatını cazip hale getirmeye çalışarak pazarlayacaksınız. Başka yolu yok. Bu yazdıklarımı anlamayacak kişiler varsa gelsinler konuşup anlatalım. Anlatmak işimiz zaten. Gittikçe adaya ulaşım maliyetlerinin arttığı ve alternatif destinasyonların eğlence-casino sektöründe de kendisini çok çarpıcı bir şekilde hissettirdiği bu zamanlarda bu yatırımcıları bilerek veya bilemeyerek eleştirirken aman dikkatli olalım diyorum.

Turizm dolu günler bizim olsun…

YORUM EKLE

banner75