TürkAkım doğal gaz hattı ve Türkiye –Rusya ilişkileri

Türkiye ile Rusya arasında gerçekleştirilen TürkAkım doğal gaz boru hattı, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile Rusya devlet başkanı Sayın Putin’in katıldığı törenle geçtiğimiz gün açıldı. Rusya’nın Anapa kentinden başlayan boru kattı Türkiye’ de Kırklareli’nin Kıyıköy beldesine  giriş yapıyor. Rus doğal gazı bu hatla Türkiye üzerinden Balkanlara oradan da Avrupa’ya sevk edilecek.

Kıyıköy’deki alım terminalinden sonra karadaki iki yeraltı boru hattından biri Lüleburgaz'da Türkiye'nin mevcut doğalgaz şebekesine bağlanacak. Diğer boru hattı ise Türkiye - Avrupa sınırına ulaşıp burada sona erecek.

Projenin yapımına 2017 yılında başlandı. Karadeniz’in altından geçen proje yaklaşık 935 km uzunluğunda 2 boru hattından oluşmaktadır. Toplamda 31.5 milyar metre küp kapasiteye sahip olacaktır. 15.7 milyar metre küp kapasiteli bir hatla Türkiye’ye doğal gaz sağlarken, aynı kapasiteli diğer hatla da Avrupa’ya gaz gönderilecek.

Hattın Türkiye'deki kara kısmı Bulgaristan sınırında son buluyor. TürkAkım yoluna Bulgaristan ve diğer ülkelerin açtığı boru hatlarıyla devam edecek. Rus gazı Avrupa'nın ortalarına kadar ulaşacak.

Boru hattının deniz kısmı, Rusya'nın Anapa kentinden başladı. Rus gazının Avrupa'ya ulaşan kapısı için Karadeniz'in altından yer yer 2 bin 200 metreye varan derinliklere borular döşendi.

Karadeniz'den geçen Mavi Akım boru hattından sonra Rusya ile Türkiye arasındaki ikinci doğrudan gaz hattı olan TürkAkımı hattı, iki ülkenin enerji şirketleri olan Gazprom ve Botaş tarafından gerçekleştirildi. Proje 11,4 milyar Euro’ya mal oldu.

Projenin Türkiye ve bölge için önemine bakacak olursak;

Bu proje ile birlikte Rus doğalgazı ilk kez Türkiye üzerinden geçerek Avrupa’ya ulaşacak. TürkAkım projesi Rusya’nın doğalgazını doğrudan Türkiye’ye taşırken, aynı zamanda Avrupa’daki ülkeler için de yeni bir güzergâh anlamına geliyor. Bilindiği üzere,  A.B ülkeleri ihtiyaçları olan doğalgazın yüzde 40’ını Rusya’dan karşılıyor.

TürkAkım’ın Balkanlara ulaşması ile birlikte burada doğalgaz yapısının bir ölçüde değişmesi bekleniyor. Macaristan, Bulgaristan ve Sırbistan’ın artan doğalgaz talebinin TürkAkım ile karşılanacak olmasından dolayı bu ülkelerin enerji güvenliği bakımından Türkiye’nin öneminin artması bekleniyor.

TürkAkım'ın faaliyete başlaması ve Azerbaycan ile yapılan TANAP projesiyle birlikte Türkiye’nin enerjide merkez ülke olma hedefine bir adım daha yaklaşıldı. Bu hat sadece Türkiye için değil, birçok güney Avrupa ülkesinin ekonomisine olumlu etki edecektir. Genel anlamda Avrupa enerji piyasasının güvenliğini sağlayacaktır.

Türkiye ile Rusya arasındaki işbirliği görüldüğü üzere günden güne gelişmektedir. Mavi Akım ve Türk Akım projeleri yanı sıra, İki ülke arasındaki ticaret hacmi de gitgide büyümekte ve 100 Milyar dolar rakamları telaffuz edilmektedir. Turizm yanında askeri alanda da işbirliği gelişmektedir. Türkiye’deki nükleer santral inşaatını da Rusya yapmaktadır.

Enerji kaynaklarının her zaman çatışma sebebi olmayabileceği işbirliğini pekiştiren ve ekonomik kazanımlar sağlayan yönünün de olduğu,  bu tür enerji yatırımlarıyla bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Türkiye ve Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesi, günden güne stratejik ortaklığa dönüşme yolunda ilerlemektedir.

Öte yandan, Türkiye, Suriye politikasında da Suriye yönetimi üzerinde çok etkili olan Rusya ile yakın  işbirliği içinde hareket etmektedir.. Son olarak da Libya’daki iç savaşın sona erdirilmesi için Türkiye ile Rusya birlikte 12 0cak tarihinden itibaren ateşkes uygulanması,  sorunların kısa sürede müzakere edilerek çözülmesi ve Libya ya barış gelmesi için çağrıda bulunmuşlardır. Libya da iç savaşın sona erdirilmesi, ateşkesin devreye girmesi oraya asker göndermeye hazırlanan Türkiye’yi de rahatlatacaktır.

ABD–İRAN gerginliği

İranlı General Kasım Süleymani’nin Irak’ta öldürülmesi ile gerilen ABD-İRAN ilişkileri İran’ın Irak’taki Amerikan üslerini vurması ile yeni bir boyut kazanmıştır. Olayın arkasından ABD tarafından yapılan tansiyonu düşürücü açıklamalar umarım gerginliği azaltır. Ortadoğu da sıcak bir çatışma, hem insanları öldürecek, sakat bırakacak, ülkeleri yıkıma uğratacak hem de ekonomide felakete yol açacaktır. Halihazırda, gerginliğin arttığı ve İran’ın intikam yemini ettiği günlerde petrol fiyatlarında önemli artışlar görülmüştü. ABD’nin İran’ın saldırısından sonra yaptığı gerginliği azaltıcı açıklamalardan sonra petrol fiyatlarında gerileme görüldü.     Türkiye’de de döviz fiyatlarında düşüşler başladı. Aynı zamanda, Devrim muhafızlarının aksine, İran hükümet sözcüsünden de sağduyulu açıklamalar geldi. Bunlar gerginliği ve çatışma ihtimalini azaltan olumlu gelişmeler. Dileğimiz, gerginliğin biran önce bitmesidir.

Bu bilgiler ışığında, umuyoruz ki, Ortadoğu da sağduyu galip gelir ve ABD-İRAN gerginliği sona erer. Ayrıca, Suriye ve Libya’daki iç savaşın da biran önce sona ermesi ile bölgeye istikrar,  huzur ve barış egemen olur. Bu bağlamda, bölgeye siyasi ve ekonomik istikrar gelmesi ile  hem petrol fiyatları hem de döviz fiyatları dengeli bir seyir izleyecektir.Ayrıca, Suriye ve Irak ‘da  istikrar sağlanması,  Türkiye deki özellikle Suriyeli ve Iraklı göçmenlerin ülkelerine dönmesini hızlandıracak, Türkiye’nin göçmenlere yaptığı masrafları azaltacak ve askeri harcamalarını düşürecektir.. Bu durum da Türkiye’nin ekonomisini olumlu etkileyecektir. Bu bağlamda, siyasi ve ekonomik dengelenme sağlanınca, TL de aşırı değer kaybetmeyecektir.

Elbette ki,  TL’nin değer kaybetmemesi ve petrol fiyatlarının artmaması KKTC ekonomisini de olumlu etkileyecek,  halkımızın satın alma gücü düşmeyecek, enflasyon yükselmeyecek ve böylece devletin giderleri de aşırı artmayacaktır. Bunun yanında, ekonomide istikrar ve canlılık,  işletmelerimizi ve esnafımızı da olumlu etkileyecektir.

YORUM EKLE

banner107

banner108