Marmara denizindeki tehlike 'müsilaj' suyun altında varlığını sürdürüyor

banner37

Marmara denizindeki tehlike 'müsilaj' suyun altında varlığını sürdürüyor
banner90
banner8

Marmara kıyılarını kaplayan ve halk arasında "deniz salyası" ya da "kaykay" olarak da bilinen "müsilaj", son günlerde su yüzeyinde azalmasına karşın suyun altındaki canlılar için tehdit olmaya devam ediyor.

Anadolu Ajansı, Marmara Denizi kıyılarında son günlerde su yüzeyinde gözle görülür etkinliği azalan müsilajın su altında nasıl bir tehdit olmaya devam ettiğini görüntüledi.

Anadolu Ajansı fotomuhabiri Şebnem Coşkun, Su Altı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği Başkanı Ateş Evirgen, dalgıçlar Serco Ekşiyan ile Murat İnan, Büyükada açıklarında Eşkinataşı mevkisinde 30 metreye daldı.

Dalgıçlar, görüş mesafesinin suyun altında 1 metreye düştüğü dalışta, müsilajın deniz yıldızı, yengeç, midye ve diğer deniz canlılarının üzerini adeta bir sis tabakası gibi nasıl kapladığını kameralarıyla kaydetti.

Marmara Denizi'nde 2007 yılında da yoğun şekilde su üstünde gözlemlenen müsilaj, "fitoplankton" olarak adlandırılan tek hücreli bitkisel mikroorganizmaların denizde aşırı şekilde artmasından kaynaklanıyor.

Sıcaklık ve ışık gibi uygun ortamı bulan bu tek hücreli mikroorganizmalar, evsel atıklardan kaynaklanan deniz kirliliğini de fırsat bilerek çoğalıyor.

banner134

"Müsilaj kirli ortamı seviyor"

Büyükada sakinlerinden dalgıç Serco Ekşiyan, AA muhabirine, uzun yıllardır dalış yaptığını ve müsilajı ilk kez 2006'da görüntülediğini, müsilajın hangi metrede başlayıp, hangi metrede bittiğini gözlemlemeye çalıştığını anlattı.

Müsilajın periyodunun ekim-kasım-nisan arası olduğunu aktaran Ekşiyan, 2007, 2008 yıllarında da az miktarda görüldüğünü, bu seneki kadar hiç yoğun olmadığını söyledi.

Deniz suyunun eskisi kadar soğumadığını gözlemlediğini, bunun da müsilajın artmasında bir etken olduğunu belirten Ekşiyan, "Bilim insanları zaten son 20 yıldır küresel iklim değişikliğini söylüyor. Marmara'nın etrafında 7 tane il var, ortalama 25 milyon insanın yaşadığı söyleniyor. Arıtmanın ne kadar olduğunu bilmiyorum ama müsilaj kirli ortamı seviyor ve canlanıyor." diye konuştu.

Müsilajın en çok 28-30 metre aralığında yoğun olarak gözlendiğini ifade eden Ekşiyan, "Periyodik şekilde takip ediyoruz. Dipte Akdeniz suyu var müsilaj oraya pek inmiyor ama 25 metreler karşınızdakini göremeyecek kadar yoğun." dedi.

Dalış yaptığı bölgelerde balık ölümüne rastlamadığını ancak yere bağımlı canlıların üzerinde gözlemlediğini aktaran Ekşiyan, "Bizim elimizle temizlememizle o mercanlar temizlenmez, bir saat sonra yine çöker. Müsilaj mercanların olsun diğer canlıların olsun, nefes ve gıda almasını etkileyebilir. Mercanları gördüğümde hepsi kapalıydı, kendini korumaya almıştı. Ne kadar aç kalabilecek, ne kadar havasız alabilecek? Bunu ileriki zamanlarda göreceğiz. Arıtmanın bu duruma faydalı olacağını düşünüyorum. Su yüzeyinde gördükleriniz ölüleriydi, denizin dibi devam etmekte." değerlendirmesini yaptı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75