banner6

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan: "EastMed, afaki bir proje”

banner37

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan: "EastMed, afaki bir proje”
banner150 banner151 banner143

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, EastMed Boru Hattı Projesi’nin teknik ve ticari fizibilitesi olmayan, Rum-Yunan ikilisinin siyasi saiklerle ortaya attığı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni dışlamaya yönelik afaki bir proje olduğunu kaydetti.

Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi yok sayan hiçbir bölgesel projenin başarılı olmasının mümkün olmadığını söyleyen Erdoğan, “Coğrafyamızda da bu gerçeği zaten görüyoruz ve bunu da açıkça söyledik. Amerika'nın nihayet bu gerçeği görmesi memnuniyet vericidir. Tabii biz Doğu Akdeniz'de kapsayıcı iş birliğinden ve hakça paylaşımdan yanayız. Bunu defaatle söyledik. Bunun için de 2020'de kapsamlı bir Doğu Akdeniz Konferansı toplanmasını önerdik. Ama buna bir cevap maalesef gelmedi ve biz şu anda onun da bekleyişi içerisindeyiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye katıldığı televizyon özel yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
ABD'nin Doğu Akdeniz Doğalgaz Boru Hattı Projesi (EastMed) girişiminden desteğini çekmesine ilişkin değerlendirmesi sorulan Erdoğan, ABD'nin kendisi için yapmış olduğu maliyet ve menfaat hesaplarında beklediğini görmeyince projeden çekildiğini ifade etti.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un şubat ayının başında Türkiye'yi ziyaret edeceğini belirten Erdoğan , "Bu ziyaretle birlikte İsrail-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlayabilir." dedi.

Birleşik Arap Emirlikleri'ne şubat ayında gerçekleştireceği ziyarete ilişkin değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, son dönemde Körfez ülkeleriyle ilişkilerde güzel bir ivme yakaladıklarını, bölgede ortaya çıkan yeni dinamiklerin bunda önemli rol oynadığını belirterek, "Özellikle de Katar ile diğer bazı bölge ülkeleri arasındaki anlamsız ihtilafın çözüme kavuşturulması, bölgede yeni bir iş birliği ruhunun hakim olmasına katkıda bulundu." diye konuştu.
Diyalog ve uzlaşı önceleyen yeni bir döneme girildiğini, bu yeni ortamda Türkiye'nin Körfez bölgesine yönelik ilkeli ve iyi niyetli tutumunun artık daha iyi anlaşılmaya başlandığını gördüğünü anlatan Erdoğan, "Bu ülkelerin hepsi ile güçlü kültürel, beşeri ve ekonomik bağlarımız var.

Körfez bölgesinin güvenlik ve istikrarına verdiğimiz önemi öteden beri vurguluyoruz. Halklarımız kardeş, ekonomilerimiz birbirini tamamlayıcı nitelikte. Ticaret, yatırım, turizm, sağlık, ulaştırma ve diğer pek çok alanda, ki bunların içerisinde savunma büyük önem arz ediyor, bu ciddi iş birliği potansiyelini de en iyi şekilde değerlendireceğiz." görüşünü paylaştı.

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunların Körfez ülkelerinin tümüyle farklı alanlarda karşılıklı çıkara dayalı "kazan-kazan" esasıyla yürüdüğünü ve böyle de yürüyeceğini dile getirerek, "Bu birliğin tesisi için son derece elverişli bir ortam önümüzde. Netice itibariyle de karşılıklı faydaya, ortak çıkarlara dayalı bu yeni bölgesel iş birliği döneminin eşiğinde olduğumuza inanıyorum. Onun için de 14 Şubat bizim için önemli bir tarih. Bu tarihte inşallah özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'nde yapacağımız ziyaret adeta yeni bir dönemin kendilerinin burayı ziyaretinden sonra durum arz edecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin ise Libya ile yaptığı anlaşmayla Türk iş adamlarının bu ülkede attığı önemli adımlar olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"İSRAİL CUMHURBAŞKANI HERZOG'UN ŞUBATIN BAŞINDA BİR ZİYARETİ SÖZ KONUSU"

Bu arada İsrail'in bu konuda bazı adımlar attığını belirten Erdoğan, "İsrail ile de bu alanda her türlü adımı atmaya varız. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı Herzog'un yine şubatın başında, yani ilk yarısında diyeyim bir ziyareti söz konusu. Bu ziyaretle birlikte de İsrail Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlayabilir." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Herzog'un ziyaretini olumlu bir gelişme olarak gördüklerinin de altını çizdi.

"TÜRKİYE-AMERİKA İLİŞKİLERİNİ GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ OLUMLU BİR YERE İNŞALLAH OTURTURUZ"

Erdoğan, ABD-Türkiye ilişkilerine ilişkin soru üzerine, dünya siyasetinde liderlerin dost kazanma amacında olduğunu ifade ederek, "Eğer dost kazanmakta ne kadar başarılı olursanız, ülkeniz de o kadar güçlü olur." dedi.
Başbakan olduğu dönemde George W. Bush'un görevde olduğunu, ondan sonra göreve gelen Barack Obama döneminin yine aynı şekilde gayet olumlu geçtiğini, sonraki dönem ise Donald Trump'la yine aynı şekilde sürecin iyi bir şekilde devam ettiğini anlatan Erdoğan, Joe Biden ile münasebetlerinin Obama dönemine dayandığını hatırlattı.

Biden'ın Obama döneminde başkan yardımcısı olarak görev yaptığını, görevi sürecinde diyalogları ve görüşmeleri olduğunu dile getiren Erdoğan, Biden'dan beklentilerinin çok daha farklı olduğunu söyleyerek, "Roma görüşmemizden sonra bu konuda yeni gelişmelerin olacağına inanıyorum." diye konuştu.

Özellikle F-35 konusunda ABD yetkilileriyle Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar arasındaki görüşmelerin olumlu istikamette olduğunu anlatan Erdoğan, "Yani F-16'larla ilgili, F-16'ların bakımı, yeni F-16'ların bu alacağımıza karşılık verilmesi bu istikamette şu anda Amerika Savunma Bakanı Austin'le bizim Milli Savunma Bakanımız Sayın Hulusi Paşa arasındaki görüşmeler devam ediyor. Ve yeni malum büyükelçiyi bugün 'agreman'ını aldık ve hayırlı olsun dedik. Temenni ederim ki bu yeni süreçte de hızla bu adımları atarız ve Türkiye-Amerika ilişkilerini geçmişte olduğu gibi olumlu bir yere inşallah oturturuz." görülerini paylaştı.

"S-400 TEDARİKİMİZİN ARKA PLANI, O BİZDE SAKLI OLAN BİR ANLAYIŞTIR"

Erdoğan, "S-400'ler ile ilgili Rusya'dan yeni batarya alımının söz konusu mu?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Bizim o sürecimiz devam ediyor. Yani onlarda herhangi bir geri adım söz konusu değil. Yani bizim kimden ne alacağımızın kararını bizim dışımızda birileri vermeyecek, yani bunun kararını yine biz vereceğiz. Çünkü S-400 tedarikimizin arka planı, o bizde saklı olan bir anlayıştır. Çünkü biz savunmada ne yapacağız, taarruzda ne yapacağız, herhalde bunları bizim bilmemiz lazım. Kimse bize sorarak kendi ülkesinin savunma sistemlerini oluşturmuyor. Öyleyse biz de kendi savunma sistemlerimizi oluştururken herhalde birilerine sormayacağız.

Yani göreve geldiğim zaman bizim savunma sistemlerimizde yüzde 20 yerli ve milli gücümüz vardı ama şu anda bu yüzde 80'e çıktı. Bu bir şeyi gösteriyor; demek ki Türkiye yerinde çok daha farklı bir şekilde gelişiyor, farklı bir şekilde güçleniyor ve güçlenmeye de mecburuz. Çünkü çevremizde birçok yerde kendine göre hesapları olanlar var. İşte başta Yunanistan olmak üzere Fransa'dan vesaire bir çok yerlerden bir şeyler alıyor. Biz ise artık kendi kendimize yetmenin gayreti içerisindeyiz ve bu konuda da her halükarda güçlenerek yolumuza devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın sonunda ekranları başındaki izleyicilere seslenerek, "Kışın güzelliklerinden inanıyorum ki onlar da çocuklarıyla beraber her türlü zevki paylaşıyorlar." ifadesini kullandı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110