UBP ile HP'nin tarihi bir sorumluluğu var

Yeni koalisyon hükümeti konusu, ülke gündeminin ilk sırasındaki yerini koruyor…

UBP’nin HP ile ortak hükümet kurup kuramayacağı, anlaşırlarsa bakanlıkların nasıl paylaşılacağı, kurumlarla ilgili nasıl dağılım olacağı merak konusu…

Ortada onlarca da dedikodu var…

Birçok kişi ortaya farklı iddialar atıyor.

Özellikle bakanlıklar konusunda partilerde ciddi bir hareketlilik ve yüksek tansiyon olduğu söylentileri var.

Kimilerinin bu konuda kazan kaldırdığı, isyan bayrağını çektiği, tehditler savurduğu söyleniyor.

Birçok kişi bakanlık hakkının kendinde olduğunu öne sürüp, parti içi dengeleri hareket ettirdiği belirtiliyor.

Özellikle de UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ın bu konuda başının hayli ağrıyacağı aşikar.

Herkes bakan olamayacağına göre, sonuçta bir seçim yapılacak.

HP’nin ise kurumlar için sıkı pazarlıklar yaptığı öne sürülüyor.

HP’nin sade küçük bir ortak olmak istemediği için stratejik adımlar attığı belirtiliyor.

Her iki partinin de amacı topluma hizmetse, bunlar çözümlenemeyecek sorunlar değildir.

Bakanlıkları, kurumları partiler topluma hizmet etmek için mi istiyor yoksa elinde bir güç olarak tutmak mı?

Hem UBP’de hem de HP’de partisel ve kişisel çıkarların bir tarafa bırakılması ve ülkeye hizmet için kolların sıvanması gerekiyor.

Ülkede çok fazla sorun vardır ve şu anda bir hükümetin olmaması, işleri daha da zorlaştırıyor.

Ülkenin bir hükümet beklediği gerçeğini düşünerek kaprislerle, tehditlerle, durumdan fayda sağlama gayeleri ile davranılmamalıdır.

Geçmişte bakanlık yapmış, bugün de onun devamını getirmek isteyen, bakanlıkları kendilerine tapulanmış gibi gören, daha yeni nesilden, daha genç insanların bu işi yapamayacağını düşünen tecrübeli abilerin daha anlayışlı olması gerekiyor.

Bakanlık, kişiye tapulanmış bir şey değildir, daha genç insanlar da kendini yetiştirmişse, o görevi yapacak bilgiye sahipse, özel yaşamında ya da parlamentoda bunu kanıtlamışsa, halkın da güvenini kazanan biriyse neden bakanlık yapamasın?

Daha yeni nesillere, daha genç insanlara da güvenmek gerekir.

Parti içinde bakanlık değişimlerini, bir bayrak yarışı, halka hizmette görev değişimi gibi algılamak gerekir.

Ülke çok önemli bir dönemden geçerken ve herkes yeni hükümeti beklerken, parti içlerinde bakan kavgası, makam savaşı yapmak topluma ihanettir.

Hele de bunun için bazı ilçe ya da köy örgütlerini harekete geçirmek, bölgecilik, adam tutmak, “senin adamın/ benim adamım” anlayışıyla hareket etmek, söz konusu partiye de oluşacak hükümete de zarar verir.

Geçmişte bu nedenle partiler çok karışmış, kavgalar mahkemeye kadar taşınmış, ülke çok şey kaybetmişti.

Artık böyle şeyler yaşamayalım, istikrarlı bir hükümet için bunların hiçbiri yaşanmamalı.

Her iki partinin de kişisellik ve partisel çıkarlardan uzaklaşarak, toplum için bir araya gelmesi ve yalnızca hizmeti düşünmesi gerekiyor.

UBP ile HP’nin tarihi bir sorumluluğu vardır ve bugün pazarlıklarını tamamlayıp, hafta içinde en erken zamanda hükümeti kurmaları gerekiyor.

Toplumun her kesiminden “acilen hükümetin kurulması” çağrıları gelirken, UBP ile HP bu tarihi sorumluluğu gösterip hükümeti kurmalı ve bir an önce işe koyulmalı, reformları, bekleyen icraatları yapmalıdır.

YORUM EKLE