Ucu açık olmayan müzakere süreci

Seçim sürecinde Kıbrıs sorunu çok az gündeme geliyor.

Halk ekonomik sorunları Kıbrıs sorununun önüne koyuyor.

İşin ilginç tarafı Güney Kıbrıs’ta da durum farklı değil.

Kıbrıs’ın her iki tarafında da seçim var ama Kıbrıs sorunu çok fazla gündeme gelmiyor.

Anlaşılan başta Kıbrıs Türk tarafı olmak üzere taraflarda bir yorgunluk var.

Kıbrıs sorununun bir yere bağlanmaması toplumu yormuş, bıktırmıştır.

Yine de her partinin manifestosunda Kıbrıs sorunu önemli bir yer tutuyor.

Sevindirici olan şey, ister sağ, ister sol partiler tarafından, müzakerelerin artık bir yere bağlanması gerektiğinin, sonsuza kadar süremeyeceğinin söylenmesidir.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, “Güney Kıbrıs’taki seçimden sonra başlangıç ve bitiş tarihi belirlenmiş, sınırları çizilmiş bir müzakere sürecinin başlayabileceği” şeklindeki görüşü genel olarak ülkede kabul görmüş gibi görülüyor.

Seçim konuşmalarından duyabildiğimiz ve seçim manifestolarından görebildiğimiz kadar, artık kimse ucu açık bir müzakere süreci istemiyor.

“Sonsuza kadar sürecekmiş gibi bir izlenim yaratan” müzakerelerin sınırlarının çizilmesinin şart olduğu görüşleri yoğun.

Akıncı’nın “ucu açık olmayan müzakere” görüşünün ülke genelinde bir görüşe dönüşmesi, genelde aynı noktada buluşamayan toplumumuzdan bu kez tek ses verilmesi, ilerisi için umut vericidir.

Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) manifestosu ve gazetelerdeki seçim reklamlarında; “Bundan sonra herhangi bir görüşme süreci başlayacaksa, bunun ucu kapalı, kısa süreli ve kesin sonuç odaklı olmasında ısrarcı olmaya devam edeceğiz. Kimsenin Kıbrıs Türk halkını 50 yıl daha müzakere masasında bekletmesine ve ambargolar altında ezmesine izin vermeyeceğiz” denilmektedir.

Müzakerelere değil ama sonsuz kadar sürmesine itiraz var.

Kıbrıs Türk halkı daha fazla müzakere masalarında beklemek, zaman kaybetmek istemiyor.

Rumların zamana oynama oyununa artık bir son verilmesi isteniyor.

Gerçekten de Kıbrıs Türk halkı belirsizlikten kurtulmalıdır.

Mutlaka “Kıbrıs’ta çözüm çabaları” konusunda siyasi partilerin farklılıkları vardır ama tüm siyasi partilerimizin “uzayıp giden süreçler” konusunda benzer kaygılar duyması ve benzer noktada olmaları ileride belki de başka noktalarda da buluşabilecekleri ümidini doğuruyor.

Kıbrıs sorununda akılcı düşünmeye, gerçekçi davranmaya ihtiyacımız var.

YORUM EKLE