Ülkede bulunan yabancı öğrenci sayısı yüzde 50’den fazla azaldı

Pandemi başlangıcından bu yana, ülkemizdeki yabancı öğrenci sayısının azaldığını ve bunu önlemek için tedbirler alınması gerektiğini ısrarla daha önceki yazılarımda da söylemiştim.

Bunun en önemli nedeni, virüs salgınından dolayı üniversitelerimizin uzaktan eğitim ile bu dönemi geçirmek zorunda kalmalarıdır. Bu bağlamda, üniversitelerimizde kaydı bulunan ve aktif durumda olup, Türkiye ve 3. ülkelerden gelen yaklaşık 37 bin öğrencinin bu dönemde ülkeye gelmediği Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi tarafından açıklandı.

Üniversitelerimizde; 13 bin 428 KKTC vatandaşı, 46 bin 562 TC vatandaşı, 43 Bin 120 de üçüncü ülke vatandaşı olmak üzere toplamda 103 bin 110 öğrencinin kayıtlı olduğu görülüyor. Bu öğrencilerin ise 13 bini KKTC’li olmak üzere, yaklaşık 78 bininin aktif öğrenci olduğu açıklanıyor.

Aktif yaklaşık 35 bin TC’li öğrencinin şu anda 6 bini, aktif yaklaşık 30 bin diğer ülkelerden gelen yabancı öğrencilerin ise yaklaşık 22 bin kişisi, yani toplam 28 bin öğrenci şu anda ülkede bulunuyor.

Toplamda KKTC’li öğrenciler hariç, 65 bin aktif yabancı öğrencinin yaklaşık 37 bini ülkeye gelmemiş durumda. Derslerini kendi ülkelerinde uzaktan eğitim ile takip ediyorlar. Rakamlardan da anlaşıldığı üzere, ülkedeki öğrenci sayısında en yüksek düşüş TC’li öğrencilerde görülüyor.

Şu anda ekonomimize önemli katkısı olan üçüncü ülke vatandaşlarıdır. Bu öğrencilerden aktif olarak görülenlerden yüzde 70’den fazlası, TC’li öğrencilerin yaklaşık yüzde 17’si ülkemizde bulunuyor. İyi ki de onlar burada ve harcama yaparak piyasamıza katkıda bulunuyorlar. Yaklaşık 37 bin yabancı öğrenci ise ülkede olmadığı için ekonomimize katkısı şu anda bulunmuyor.

Bunun eksikliği de piyasada çok net görülüyor. Bu 37 bin öğrencinin her biri okul harcı hariç, ayda ortalama 500 dolar harcasa ki muhtemelen daha fazladır. Ayda yaklaşık 18.5 milyon dolara, yani yaklaşık 148 milyon TL ye denk gelir. Basit hesapla ayda piyasaya yaklaşık 150 milyon TL para girmiyor demektir. Bu rakamlar daha da yukarı çıkabilir.

Yabancı öğrenciler ülkenin hemen hemen her şehrinde bulunmakta ve şehirlerdeki esnaf ve işletmelerden mal ve hizmet alımı yaparak katkıda bulunmaktadırlar. Ülke genelinde öğrencilerin az gelmesinden dolayı sıkıntı yaşanırken, özellikle Mağusa, Güzelyurt ve Lefke bölgeleri esnafı bundan çok daha fazla olumsuz etkileniyor.

Zira bu bölgelerimizin nüfusunun önemli bir kısmını öğrenciler oluşturuyor.

Öğrencilerin yeteri kadar gelmemesi, piyasamızın daha daralmasına, öğrencilere yönelik iş yapan işletmelerin kepenk kapatmasına ve işsizliğin artmasına yol açmaktadır. Birçok esnaf pandeminin başlamasından beri iş yapamamakta, kirasını, elektriğini, personel maaşlarını ödeyememektedir.

Önümüzdeki dönemde, ülkemizdeki pandemi şartları bu şekilde dengede gittiği taktirde, gelmeyen öğrencileri ülkeye getirmek için çalışmak gerekmektedir.

2. Dönemle birlikte, uzaktan eğitim yerine gerekirse 2. dönemin başlangıcının mart veya nisan ayına, bitişinin ise temmuz ayına kaydırılarak, yüz yüze eğitime başlayacak koşulları hem devlet hem de üniversiteler hazırlamalıdır. Karantina şartları ve öğrencilerin ülkeye nasıl ve hangi koşullarda geleceklerini içeren bir plan ve yol haritası şimdiden organize edilmelidir.

Üniversite çevrelerinden aldığımız bilgiye göre, özelikle Türkiye den binlerce öğrencinin ülkemizdeki vaka sayılarının düşük olmasından dolayı, ikinci dönem ülkemize gelmek istediğini öğrendik. Bunu fırsata çevirip, gerekli hazırlıkları şimdiden yapmalı, yüz yüze eğitimin üniversitelerde başlaması için tüm tedbirleri almalıyız. 

Eylül ayındaki gibi, karantina ücretlerini öğrenciler ödeyecek gibi açıklamalar yapıp, öğrenciler ürkütülmemelidir. Bu bağlamda, ülkemizi hem virüs bakımından güvenli, hem de öğrenci için ucuz bir ülke haline getirmeliyiz.

Özellikle öğrenci harçları, yurt ücretleri, kiralar başta olmak üzere, ülkedeki tüm işletmelerin öğrencilere özel indirimler yapmasını sağlamalıyız.

Üniversitelerde yüz yüze eğitimin başlamasına, yine ilk dönemde olduğu gibi geç kalınırsa, bundan esnaf,  işletmeler ve işsiz kalacak insanlar olumsuz etkilenecektir.

Aksi halde turizmin durduğu, güneyden gelişlerin olmadığı, yabancı işçilerin azaldığı, tüketimin düştüğü ve dövizin de yüksek seyrettiği ekonomimizde piyasa, üniversitelerden de yeteri kadar gelir elde edemeyecektir.

Ekonomik çarkların daha da durmasını, devletin gelirlerinin düşmesini, işsizlik ve iflasların daha da artmasını istemiyorsak, 2. dönemde üniversite öğrencilerinin ülkeye gelmesini sağlayacak koşulları hazırlayıp yüz yüze eğitimin başlamasını sağlamalıyız.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104