Ülkede ekonomik ve sosyal kriz günden güne derinleşiyor

   Başta elektrik, akaryakıt, ilaç ve tüm mal ve hizmetlere gelen zamlar, halkı perişan etmeye devam ediyor.
   Üstelik, elektriğe, akaryakıta ve ilaca fahiş zamlar yapılmasına rağmen, ülkede elektrik kesintileri, akaryakıt eksikliği ve kuyrukları sürüyor. Hastalar için ilaç bulunamıyor. Vatandaş zamlı fiyatlara rağmen, sefilleri oynuyor.
   Artan elektrik ihtiyacının karşılanamamasından dolayı, her gün yapılan elektrik kesintileri, halkı ve iş dünyasını isyan noktasına getirdi. Yaşanan kesintilerin uzun süre devam edeceği söyleniyor. Zira, 3 yıldır üretim santrallerine düzenli bakım yapılmaması ve yeni santral alınmaması KIB-TEK’ i maalesef bu duruma getirdi.
   350 MW’lık elektrik talebi var. Ancak, üretim 290 MW düzeyinde.60 MW açık var. Bunun nedeni de bazı santrallerin arızalı ve bakımda olmasıdır. Açığın bir kısmı Güneyden karşılanıyor. Ama oradan da yeterli elektrik verilemiyor. Böylece, her gün elektrik kesintileri yapılmak zorunda kalınıyor.
   Diğer tarafta, akaryakıt ithalatçıları, fırtınadan dolayı  gemiler gelmedi diye, istasyonlara yakıt vermedi. Bu gerekçeye ise birçok kimse inanmadı. Benzinciler kapattı ve halk panik halinde istasyonlar önünde kuyruklar oluşturdu. Yapılacak her zam öncesinde aylardır bu durum yaşanıyor. Maalesef hükümet de gerekli tedbir ve cezaları uygulamıyor ve halk, zam yapılmasına rağmen, kuyruklarda rezil oluyor.
   Öte yandan, akaryakıt üstündeki fiyat istikrar fonu, 2 hafta içinde 33 kuruştan, önce 64 kuruşa, sonra da 92 kuruşa çıkarıldı. Bununla birlikte geçen hafta akaryakıta daha fazla indirim olacakken, yapılan FİF artışı ile daha az indirim gerçekleşmişti. Yine halk mağdur edilmişti.
   Geçtiğimiz gün de, alkollü içki ve sigara üstündeki fiyat istikrar fonu rakamları okkalı bir şekilde artırıldı. Alkollü içki ürünlerinde litre başına fon, 4-5 kat yükseltildi. Sigara ve tütün ürünlerinde de FİF artırılınca, tüm tütün ürünleri 2 TL zamlandı.
   Bu da doğal olarak alkollü ürünlerin fiyatlarına zam olarak yansımıştır. Yapılan bu zamlar, tüketimi de azaltacak ve dolayısıyla devletin elde edeceği fon gelirleri de belki de beklenilen şekilde artmayacaktır. Yani kaş yapayım derken, göz çıkarılacaktır.
   Bazı marketlerde stokta olmasına rağmen, fırsatçılık yapılıp, içki fiyatlarının dünden itibaren zamlandığını vatandaşlar kızgınlıkla seslendirmeye başladılar. Gerçekten ayıp ediliyor. Yeni alınmış ürün değil ki, hemen zam yapıyorsunuz. Ayrıca, mademki, içki ve sigara lüks tüketimdir diye zam yapıyorsunuz, o zaman temel tüketim ürünlerindeki vergi ve fonları bir zahmet düşürün.
   Öte yandan, ilaç yokluğu nedeniyle, dikkat eksikliği ve hiperaktivite için kullanılan tarihi geçmiş ilaçların, ilaç eczacılık dairesi tarafından doktor onayı ile, ailelere  kabul beyanı imzalatılarak dağıtıldığı öğrenildi. Uzmanlar ise tarihi geçmiş ilaçların hastalara verilmemesi gerektiğini ısrarla vurguluyor. Ayrıca, hastanelerde en basit ağrı kesicilerin bile bulunmadığı belirtiliyor. Böylesine ağır ekonomik ve kış şartlarında hastaneye başvuran hastaların en basit ilaçları dahi bulamaması büyük bir travmadır.
   Bütün bu zamlardan sonra, kamu çalışanlarına, tüm emeklilere ve asgari ücretlilere ocak sonunda yapılan maaş artışları da erimiş durumdadır. Asgari ücret, açlık sınırının altında kaldı. Sadece gıda harcamalarına bile yetmiyor. Oysa, mal ve hizmetlere yapılan zamlar, devam etmektedir. Vatandaş ne yapacağını şaşırmış durumdadır. Marketlere gitmeye korkar olmuştur. Kredi kartlarına yüklenildiği için, kart borçları günden güne artmaktadır.
   Sosyal Sigortalar Dairesi, kamu kurumları ve belediyelerin borçları  büyüdüğü için, hükümet borçlanma yoluna gitmekte ve zam yaparak bütçe açıklarını kapatmaya çalışmaktadır. Ama bu şekilde nereye kadar gidilecek. Önümüzdeki günlerde muhtemelen ülkede grevler ve eylemler peşi sıra gelecek.
   Ülkeye dışardan kaynak girişini sağlayacak, Yeni ekonomik protokol, Türkiye ile henüz imzalanmadı. Kaynak girişi yok, geçen seneki protokolün  bile, yaklaşık 1.4 milyar TL’si gelmedi. Bunun en önemli nedeni de, protokolde taahhüt edilen eylemlerin Hükümet tarafından yerine getirilmemesidir. Bundan sonraki protokollere yapılamayacak şeyler yazılmamalıdır.
   Bütçeye kaynak aranıyorsa, beyan edilen ve ödenme aşamasına gelen vergilerin toplanması sağlanmalıdır. Maalesef, bu konuda eksiklik yaşanıyor. Ayrıca kayıt dışı ile mücadelede daha etkin ve verimli olunmalı, denetim birimleri güçlendirilmelidir.
   Ülkeye önemli oranda kaynak, Güney’den gelişlerde sağlanmaktadır. Bu bağlamda, Güney geçişleri için yeni kapılar açılmalı ve mevcut kapılar da, geçişlere hız kazandırmak için iyileştirilmelidir. Zira, çok sayıda kişi oluşan kuyruklarda beklememek için, Güney’den Kuzey’e gelmemektedir. İşletmelerin büyük bir bölümü güneyden geçişlerden fayda sağlamakta, devlet de önemli vergi ve fon geliri elde etmektedir. Bu konu ülke ekonomisi için hayatidir.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104