Ülkedeki yabancı emekçilerden şikayetçi olurken biraz düşünün

İnsanlar ülkesinden kalkıp da başka ülkelere çalışmaya neden gider?

Tabii ki mecbur olduğu için…

Hiçbir insan durup dururken, ülkesini terk edip de başka ülkeye ekmek parası kazanmaya gitmez.

Çalışıyor, kazandığı parayla insanca yaşayabiliyorsa, ailesini geçindirebiliyorsa, insan ülkesinden ayrılmayı, başka ülkelere göç etmeyi neden düşünsün ki?

Hem de gideceği ülkede nelerle karşılaşacağını, nasıl muamelelere maruz kalacağını bilmeden, bir bilinmeze neden gitmek istesin ki insan?

Doğduğu evi, yaşadığı kenti, benliğini bulduğu ülkeyi, akrabalarını, arkadaşlarını, anılarını geride bırakıp neden gitsin dünyanın ta başka bir ucuna?

Hem de dünyanın birçok ülkesinde “yabancı düşmanlığı” bu kadar hortlamışken, bu maceraya neden kalkışsın ki insan?

O ülkelerin insanlarının yapmak istemediği en ağır işleri neden yapsın?

Neden ikinci sınıf insan muamelesi görsün?

Başta da dediğimiz gibi tabii ki mecburiyetten, çaresizlikten...

Hayata tutunabilmek için insan umudu başka ülkelerde aramaktadır.

Hiç bilmediğin bir ülkede “yabancı işçi” olmak, “göçmen” olmak kolay değildir.

En ağır işleri yapan bu insanlar, kimi yerli halk tarafından hor da görülmektedir.

Ülkemizde meydana gelen olaylara bakın isterseniz, son dönemlerde iş kazalarında ölen insanlar yabancılar, birçok polisiye olaya adları karışan da onlar…

Uyum sağlayamayarak, birçok mağduriyet yaşayan onların çocukları…

Kuzey Kıbrıs’ta ocak ayının başında bulunan kadın cesedinin hâlâ kimliği tespit edilemeyip, ülkeye çalışmak için gelen Dam Thi Hop’a ait olduğu sanılıyor.

Dam Thi Hop, ansızın kaybolmuş ve ona bir daha ulaşılamamıştı.

Güney Kıbrıs’ta ise iki göçmen kadına ait ceset bulunması göçmen kadınların yaşadığı dramı ortaya koyuyor.

Özellikle göçmem kadınlar, “göçmenliğin zorluklarını” çok fazla hissediyor.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Bağımsızlık Yolu Meclis Üyesi Cansu Nazlı, arka arkaya gelişen olayların adaya göçmen olarak gelen kadınlarının hayatlarının günden güne zorlaştığının bir göstergesi olduğunu söyledi.

Nazlı, Kıbrıs’ın kuzeyinden ve güneyinden art arda alınan göçmen işçi kadınların ölüm haberlerinin bu ada ne kadar ortasından ikiye ayrılmış olsa da dertlerinin ortak olduğunu gösterdiğini de ifade etti.

Cansu Nazlı, her iki devletin de emekçilerinin güvensiz, güvencesiz, düşük ücretle, özellikle de göçmense şiddete açık şekilde çalıştırılıyor olmasına göz yumduğuna şahit olduklarını söyledi.

Ülkedeki yasalar karşısında tüm insanlar eşittir.

Hiçbir ayrım yapmamalı, emekçi yabancıları mağdur etmemeliyiz.

Göçmenlerin de insan olduğunu unutmamalıyız, bu konuda işverenlerin de toplumun da bilinçlenmesi gerekiyor.

En çok da devlet sahip çıkmalı göçmenlere… Devlet, ülkeye kabul ettiği herkesten sorumludur.

Göçmenleri mağdur eden bir ülke olarak anılmamalıyız, inşaatlarda yabancılar iş kazalarında ölmemeli, göçmen kadınlar faili meçhul cinayetlere kurban edilmemeli, suçlara karışmamalı…

Ülkeye kabul ettiğimiz bu insanları kaderine terk etmemeliyiz. Onları hem ihmal edip, mağdur duruma düşürmek, suça karışmalarına vesile olmak, hem de onlardan şikayet etmek dürüst bir davranış değildir.

YORUM EKLE