Ülkemizde göletlerde biriken su bile dert…

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, bazı şeylerin varlığı da dert, yokluğu da…

Genelde yokluklar ülkesiyiz, “yok” sözüne alıştık bir kere…

“Neden yok?”, “Neden yapamıyorsunuz?”, “Neden almadınız?” sorularının karşılığı da hep “para yok” oluyor, yani parasızlık.

Bunlara alıştık bir kere… Alışmamamız gerekiyor ama “yapacak bir şey yok” da diyorlar sıkça.

Peki bunları anladık da bir şeyin fazlası varsa ne yapacağız?

Bizde sistem, plan olmadığı için yalnızca yokluğu olanlar değil, varlığı ya da fazlalığı olanlar da bize dert oluyor.

Daha önce bu köşede irdelemiştik; üretilen arpanın fazlalığı…

Yıl verimli gelmiş, arpa üretimi iyi gitmişti ama bu kez de arpaları koyacak yer bulamadık.

Arpayı saklayacak ambarlarımız yetersiz kaldı.

Arpaları sokaklarda, naylon muşambalarla örterek muhafaza etmeye çalışıyoruz.

Saklamak da dert, “ne yapacağımızı bilememek” de…

Yani satmak, elde çıkarmak manasında söylüyoruz.

Buna benzer bir sorunumuz daha var…

Yıl verimli geçtiği için göletler doldu ve burada biriken suları kullanamamanın, tarıma aktaramamanın sıkıntısını yaşıyoruz.

Yıllarca göletler dolmadığı ya da kısa süre su tutup kuruduğu için üzüldük, şimdilerde ise geçen yıl verimli geçti, göletler dolu, suyu kullanamadık, “Ya yine yıl çok yağışlı geçerse ve göletler taşarsa” diye endişe ediyoruz.

Bu suları nasıl değerlendirebilir, üretime nasıl kazandırabiliriz diye bir planımız, programımız ya da isteğimiz yok sanki.

Uzmanlar, ülkede yağmur sularını üretime katkı sağlamak için kullanmayı başaramadığımız için, bunların tehlikeye dönüşmesine de göz yummuş olduğumuzu söylüyor.

Uzmanlara göre, göletlerde biriken ve değerlendirilmeyen sular, bir sonraki kışta yağacak yağmurla birlikte su taşkını ve sel felaketi riski taşıyor.

Binlerce ton yağmur suyu, altyapı eksiklikleri, sistemsizlik ve bilinçsizlik nedeniyle üretime kazandırılamıyor.

Bu suların bir bölümünün denize akıp gitmesine izin verilirken, göletlerde birikenler de bir türlü üretime kazandırılmıyor.

Bir sonraki kışın da yağışlı geçmesi durumunda bir önceki yıldan dolu olan göletler, son yağmurları kaldıramayabilir, taşabilir ve ortaya felaketler çıkabilir.

KIBRIS’a konuşan Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, yağmur sularının bir yerde depolanmasının ciddi bir proje ve çalışma gerektirdiğini belirtti. Ülkede yapılan çalışmaların daha çok günü kurtarmak için olduğunu ifade eden Veysioğlu, “Yağmurun, felakete dönüşmemesi için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, göletlerin geçen yıldan beri dolu olduğunu ve bu suyun üretiminde kullanılmasına izin verilmediğini kaydetti. Olası şiddetli bir yağış durumunda bu göletlerin taşabileceğini söyleyen Mustafa Naimoğulları, “Bu su üreticilere verilmiş olsaydı, mısır ve yeşil ot gibi hayvan yeminin ham maddelerini yetiştirmek için kullanırdık” ifadesini kullandı.

KIBRIS’a konuşan Tarım Bakanlığı Müsteşarı Emirali Deveci, ülkedeki dereler ve göletlerle ilgili Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri ile ortak bir çalışma yaptıklarını ve genel bir proje üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Deveci, bu projenin, dereler ve göletlerin ıslahını kapsadığını söyledi ve “Yağmur sularını hem zarar vermeyecek, hem de ülkeye faydalı olacak bir formata getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Hükümetin bu konuda çalışma yapması sevindirici. Umarız bu çalışmalar için çabuk davranırlar, erken zamanda tedbir alırlar. Ülkemizde işler ağır gittiği için endişe ediyoruz. Ta ki onlar tedbir alsın, su baskınları olabilir.

YORUM EKLE

banner107

banner96

banner108