Ülkemizde haciz ve mazbata sorunu yine gündemde

   KKTC’ de binlerce işletme ve yurttaş, haciz ve mazbatalarla ilgili sorun yaşamaktadır. Hükümet geçmişte, ekonomik krizden dolayı mazbata ve haciz kararlarının uygulamaya girmemesi için, 6 aylığına erteleme kararı almıştı.
   Ancak, haciz ve mazbata sorunu olanların bu zaman dilimi içinde ülkedeki ekonomik krizin daha da derinleşmesinden ötürü, durumları iyiye gitmemiştir. Hükümetin 6 aylığına aldığı erteleme kararı 1 Mayıs 2022 tarihinde sona erecektir. Bu bağlamda, binlerce kişi, hükümetin nasıl bir karar alacağı noktasında, endişeli bir bekleyiş içine girmiştir.
   Pandemi ile başlayan ve tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz, TL’nin aşırı değer kaybetmesi ve artan enflasyonla birlikte, ülkemizi daha derinden etkilemiştir. Bu süreçte, ülkedeki son dönemki hükümetlerin yönetim başarısızlığını da eklediğimiz zaman, ülkemizdeki ekonomik kriz katmerlenerek büyümüştür.
   Tüm mal ve hizmetlere yapılan zamlar, özellikle son dönemdeki elektrik, akaryakıt, gaz ve temel gıda ürünlerindeki okkalı zamlar, hem vatandaşları, hem de işletmeleri perişan etmiş durumdadır.
   Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Rusya – Ukrayna savaşı da, ekonomik krize tuz biber ekmiş, petrol, gaz, gıda ve ulaşım maliyetlerini fırlatmış durumdadır. Bu çerçevede, ekonomik kriz, az sayıda sektör dışında, ülkemizdeki birçok işletmeyi ve onbinlerce vatandaşımızı derinden etkilemiş durumdadır.
   Bu bağlamda, çok sayıda işletme ve vatandaş, krizle mücadele etmek için,  borçlanma yoluna gitmiş, şimdi de, borçların ödenme zamanı gelmiştir. Ancak, borçların ödeme kabiliyeti olmadığı için, borcu olan birçok işletme ve vatandaş, haciz ya da mazbata riski ile karşı karşıya bulunmaktadır. Ekonomik krizin derinleşmesiyle, bu kitleye, süreç içinde çok sayıda işletme ve vatandaş eklenmekte ve sarmal günden güne büyümektedir.
   Aslında, hacizler ve mazbata konusu, sadece borçlu boyutu ile değil, alacaklı boyutu ile de birlikte düşünülüp, değerlendirilmelidir. Zira, alacaklıların da mağduriyeti vardır. Ödenemeyen borçlar onları da olumsuz etkilemektedir. Bir de bunu fırsata çevirip, ödeyebileceği halde borcunu ödemeyen bir kesim de bulunmaktadır. Bu durumda olanları da unutmamak lazım.
   Önümüzdeki günlerde, binlerce yeni haciz ve mazbata davası ile ülkemiz karşı karşıya kalabilecektir. Hükümet, pandemi döneminde işletmelere gerekli hibe desteğini yapmamış ve işte size kredi fırsatı, borçlanın demişti.
   Öğrendiğimize göre, yaklaşık 30 bin  alacak-verecek davası mahkemelerde bekletiliyor.Ancak, bu borçları veren  bankalar ve finans kuruluşları da paralarını almak istiyor.Onlar da haklı. Çünkü, gelir gider dengelerinde açık oluşuyor.
   Borcu borçla kapatmanın çare olmadığını, o dönemde de söylemiş, sorunu çözemeyeceğini belirtmiştik. Bakalım, hükümet, bu konuda çözüm üretebilecek midir? Borçluların Hükümetten beklentisi, borç faizlerinin önemli bir kısmının devlet tarafından karşılanmasıdır.
   İşlerin düzelmediği, gelirlerin artmadığı, borçların ve faizlerinin arttığı bir ortamda, ödeme kabiliyetleri iyileşmemektedir. Bu da, haciz ve mazbata olaylarını çoğaltmaktadır.
   Borçların, bankalar tarafından ertelenmesi için, devletin faiz desteği vermesi bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Faiz desteği, borçların ödenebilmesi noktasında, borçlulara zaman kazandırabilecektir. Ama, bunu görebilecek bir hükümete ihtiyaç vardır.
   Banka borcu olan kişiler, bu borcu ödeyemediği durumlarda, ipotek verilen mallarına haciz gelebilmektedir. Haciz, ertelense bile, borcun faizi durmuyor, çalışmaya devam ediyor ve borcu büyütüyor. Aslında, bu durumda hacizlerin ertelenmesi sorunu çözmüyor, borçluya sadece zaman kazandırıyor.
   Öte yandan, ülkemizde birçok kredi borcu da, ekonomik krizden dolayı ödenemediği için, yeniden yapılandırılarak ertelenmektedir. Bu da önemli bir sorundur. Ayrıca, kesilen fakat ödenemeyen çekler de vardır.
   Eğer, ekonomi canlanmaz ve ülkedeki sektörlerde iyileşmeler olmazsa, bu kredileri alanlar ekonomik durumlarını düzeltemeyecek, kesilen çekler de karşılıklı uzlaşı ile ertelenmezse, mazbata ve hacizlerin sayısı artarak devam edecektir. Bunu söylemek için kahin olmaya gerek yoktur.
   Hükümetin aldığı haciz ve mazbata kararlarının uygulanmasının 6 aylığına ertelenmesi kararı, bu ay sonunda sona ereceği için, ivedi olarak bu konuda yeni bir karar üretilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, binlerce insanımızın tedirginliğini gidermek şarttır. Hükümet krizi bahane edilerek bu konu geçiştirilmemelidir.
   

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104