Ülkemizin simgesi ürünlerini yurt dışından getirmeyelim

Bir gün bize “Bu ülkede patates kuyruğu olacak” deseler, herhalde güler geçerdik.

Patates kuyruğunu bırakın, “Bu ülkede patates kaybolacak” dense de inanmazdık.

Oldu tabii ki, hem de her ikisi de oldu…

Önce patates bulamadığımız günler gördük, çok pahalı patates yedik…

Daha sonra ise Türkiye’den getirtilen patates için uzun kuyruklar oluştu.

Bu ülkede limonun da kaybolacağına ya da altın gibi fiyat edeceğine inanmıyorduk ama o da olmuştu.

Çok uzak ülkelerden bu ülkeye limon getirilmişti.

Bir gün portakal, mandalina da bulamaz hale gelirsek, ya da çok pahalı satın alırsak hiç şaşmayın.

Zeytini bulamama tehlikemiz de var.

Bir bakmışsınız zeytin fiyatları da tavan yapmış, bir bakmışınız yurt dışından torba torba zeytin getirmişsiz.

Olmayacak şeyler değil bunlar.

Biz bu mantıkla gittikçe, sütü de, balı da, hellimi de yurt dışından getiririz.

Bu plansızlık ve tarıma, hayvancılığa ilgisizlikle bakalım daha nelerimizi yitireceğiz?

Tabii bunlar bugünün sorunu değil, yıllardır bağıra bağıra geldi bu sorunlar.

Narenciye ülkesiydik, şimdi yokları yaşıyoruz.

Narenciye üretimi azaldı, sektörün birçok sorunu var.

En lezzetli patatesin yetiştiği ülkede patates bulamıyoruz, yurt dışından getiriyoruz.

Domatesi, limonu, tavuğu yurt dışından ithal ediyoruz.

Tarım ürünlerini, et ve süt ürünlerini yurt dışından getirmeye başlamışsak, bu ülkede tarımdan, hayvancılıktan söz edebilir miyiz?

Acaba molehiyayı da yurt dışından ithal eder miyiz diye düşünmeye başladık.

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) tarafından ülkemize ithal edilen 100 ton patatesin, KKTC’ye ulaşan 25 tonluk ilk bölümü geçen cuma günü satışa çıktı ancak vatandaşın yoğun talebi nedeniyle dün itibarıyla tamamen tükendi.

Mersin’den Mağusa Limanı’na gelen 75 tonluk ikinci bölüm ithal patatesin çuvallanmasına da dün başladı.

TÜK personeli çuvallama işlemi için gece geç saatlere kadar çalıştı.

İkinci parti ithal patates de yine aynı fiyata, yani kilogramı 3.8 TL’den 10 kilogramlık torbalarda bugün de satışta olacak.

Vatandaşlar, ucuz ve sağlıklı patatese ulaşabilmenin sevincini yaşadı ancak TÜK ambarlarında oluşan uzun kuyruk nedeniyle büyük çile çekti.

Uzun süre beklemek zorunda kalan vatandaşlar, bu duruma tepki gösterdi.

Kıbrıs Türk halkı bu durumlara mı düşecekti? Düştü işte…

Acilen tarımda ve hayvancılıkta bir planlama, geleceğe yönelik proje hazırlanmalı, üreticinin sorunları ile yakından ilgilenilmeli.

Çiftçi ve hayvancı bu ülkede artık üvey evlat muamelesi görmemeli.

Zaten tüketen bir toplumuz, en azından simgemiz olan ürünlerimizi yurt dışından getirtmeyelim.

Kendi ürettiğimiz ürünler bize yetsin, hatta önemli ihracat rakamlarına ulaşalım.

Çok şey mi istiyoruz?

 

 

YORUM EKLE