Üreticiyi korumalı, üretimi artırmalıyız

Üretimden kopmak, bu ülkenin en büyük sorunu…

Üretemediğimiz için ülke olarak ayaklarımızın üzerinde duramıyoruz.

Üretemediğimiz için Türkiye’ye bağımlı haldeyiz

Geçmişe göre, bugün üretimden kopmuş olmak bize çok şey kaybettiriyor.

İnsanları üretimden koparıp, devlet dairelerine, kurumlarına doldurmanın çare olmadığını belki geçmişte anlayamamıştık ama şimdi çok iyi anlıyoruz.

Bir ülke sürekli tüketerek ayakta duramaz, o nedenle üretimin önünü açmak gerekir.

Üreticiyi teşvik etmek, sorunlarından arınmasını sağlamak şarttır.

Üretimi teşvik etmek, çeşitlendirmek gerekirken, olanı da koruyamıyorsak, ortada ciddi bir sorun var demektir.

Örneğin çiftçilerin ve hayvan üreticilerinin sürekli olarak “batıyoruz”, “bitiyoruz” serzenişlerini dikkate almalıyız.

Bugünkü KIBRIS Ekonomi’nin haberini okudunuz; Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayımlanan 2018 Faaliyet Raporu’na göre Kuzey Kıbrıs’taki hayvan sayısı, son dört yılda yüzde 5,26 oranında azaldı.

Bu da 40 bin hayvana denk geliyor. Bu rakamı küçümseyemeyiz.

2018 Faaliyet Raporu verileri, Kuzey Kıbrıs’taki besi hayvanı varlığında yaşanan kayıpların en büyüğünün keçi sürülerinde yaşandığını gösteriyor.

2014’te 90 bin 900’ü aşkın keçinin beslendiği ülkede bu sayı 2018’de 83 bin 393’e kadar indi.

Rapora göre, dört yıl önce bin 146 olan sığır üreticisi sayısının 2018 itibarıyla 990’a düştüğü belirlendi.

Toplam 7 bin 332 işletmenin 3 bin 709’u koyunculuk, 2 bin 623’ü de keçicilik üzerine faaliyet gösteriyor.

Birkaç gün önce “Yalnızca ithalatla olmaz, mutlaka üretmeliyiz” demiştik.

Dünyanın dört bir tarafından, onlarca ülkeden mal ithal ettiğimizi hatırlatmıştık.

Türkiye, Danimarka, Almanya, Bulgaristan, Güney Kore, Hollanda, İngiltere, İtalya, Polonya, Belçika, Fransa, Lüksemburg, Rusya, ABD, Mısır, Norveç, Çin, İspanya, Azerbaycan, Hindistan, Meksika, Arjantin, Etiyopya, Özbekistan, Kanada, Tayvan, Yunanistan, Tayland, İsviçre bu ülkelerden bazılarıydı…

KKTC’ye Türkiye’den ve üçüncü dünya ülkelerinden her yıl milyon dolarlık ürün ithal ediliyor.

2018 yılının ilk 10 ayında “süt ve süt ürünleri”, “donmuş gıdalar”, “kuru bakliyatlar” ve “konserveler”den oluşan 35 farklı ürüne 125 milyon 167 bin 417 TL ödendi.

Üretebiliriz… Geçmişte gerçekleştirilen birçok üretimimiz artık yok, neden tekrardan üretmeyelim?

Neden milyonlarca doları yurt dışına, ithalat için harcayalım?

Neden üretip, hem iç piyasaya hem de ihracata katkı yapmayalım?

Neden üretimle birlikte halkımıza istihdam da sağlamayalım?

Dört yılda hayvan sayısında 40 bin azalmayı ciddiye almalıyız, hiçbir alanda üretimde azalmaya veya üretimin durmasına tahammülümüz yoktur.

Üreticimizi korumalı ve yeni üreticiler yaratmak, yeni ürünler üretmek için ciddi hazırlıklar yapmalıyız. Bu ülkeyi üretim kurtaracak…

 

 

YORUM EKLE