Üretilen bu durumda elde kalmayıp da ne olacaktı?..

   Şikâyetlerin ardı arkası kesilmiyor. Süt fazlalığı var, elde kaldı ya da yollara döküldü. Zeytin ve zeytinyağı da öyle! Hatta yerli bal bile! Patates ha keza… Enginar da bir miktar elde kaldıydı, ama gene de Türkiye’ye ihracat olmuştu. Kavun-karpuz üreticileri de aynı şarkıyı söylüyor: Elde kaldı.

Bu durumda elde kalmayıp da ne olacaktı?

   Bu ülkenin en önemli iki sektörü turizm ve yüksek öğrenimdir. Koronavirüs (Covid-19) bu yıl yalnız bizi değil, güney komşumuzu ve dünyayı da etkiledi. Rum tarafına geçen ay giden turist sayısının hayal kırıklığı yarattığı belirtildi ve haziran ‘Kara Ay’ diye tanımlandı.

   Gene de biz kendimize bakmak ve nasıl toparlanacağımızı düşünmek, çare üretmek zorundayız. Turistin olmadığı otelde patatesi kime pişireceksin, zeytini, balı kime vereceksin? Hellimi kimin için ızgaraya koyacaksın? Peki; sütü, kavunu-karpuzu?

   Otel öyle de, üniversiteler farklı mı? Olmayan öğrenciye neyi ikram edeceksin?

Turizmciler isyan noktasına gelmekte haksız mı?

Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner, kapanma önerisi yapanların, iflasların da sorumlusu olacağını net bir şekilde vurguladı.

   Bizde bazı çevreler sürekli olarak ‘kapanalım’ diye tutturdu gidiyor. Onlara göre hava hoş. Ne de olmasa devlet maaşı verecek, onlar da sosyal medyada ahkâm kesecek, ‘kapanalım’ diye şarkılar yazacaklar. Zaten yıllardan beri ‘yarı kapalı’ değil miyiz? Ambargolar ve izolasyonlar altında değil miyiz? İnsanlık ayıbı olan bu karara karşı AB, bu güne kadar kılını kıpırdattı mı, kıpırdatabilir mi? Rum-Yunan gücenmesin diye duymazlıktan, görmezlikten gelir.

   Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye. Derdimizi bu kanalla anlatmaya çalışıyoruz. Koronavirüs nedeniyle ‘kapanalım’ diye tutturanlar, bunun sonunun ne olabileceğini hesap ettiler mi? Belki de bazıları, tüm sektörlerimizin iflas etmesi ve başkalarına muhtaç olmamızı istiyorlar. Halbuki Covid-19’a rağmen tüm dünya ülkeleri ayakta kalabilmek için çarkları döndürebilme çabasında. Yoksa, Koronavirüs yerine açlıktan ölümler olacak.

   Bu koşullarda hükümetin, yerli yersiz bir takım çatlak seslere kulak asmadan, doğru karar vermesinin yerinde olduğu kanaatindeyiz. Başbakan Ersin Tatar, Türkiye’den gelen yolcular için 7 gün karantina şartı isteyen ve bunun yapılmaması halinde eyleme gideceğini belirten bazı sendikalara net mesaj verdi ve Türkiye veya Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye gelenlere 7 gün karantina uygulanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Tatar, 1 Temmuzdan sonra ülkeye girenlere yaklaşık 24 bin test uygulandığını, bunlardan sadece 23’ünün pozitif çıktığını belirterek, bu sayının da kabul edilebilir sınırlar içinde bulunduğunu kaydetti. Tatar, “Sağlığın öneminin farkındayız, ama ekonomi de önemlidir” dedi.

   İşte bu! Bazı hallerde sağa sola yalpalamadan kesin karar vermek ve gereğini yerine getirmek gerekir. Hemen her konuda aynı kararlı tavır sergilenmesiyle herkes devletin gücünün farkına varır ve vatandaşın nazarında devletin saygınlığı artar. Böylesi adımlar atılması, aynı zamanda kendi devletine saygısı olmayanlara da cevap teşkil eder.

                                                                                  ***

Eski ünlü futbolculardan Tansu Karayel:

Çetinkaya için herkes elini taşın altına koymalı!

   Kıbrıs’ın yetiştirdiği en ünlü futbolcular arasında yer alan Tansu Karayel, birkaç gündür Çetinkaya ile ilgili yazılarımdan ötürü arayıp dert yandı. Kısa adı YAK olan Yenicami Ağdelen Kulübü’nün efsane oyuncularından Tansu Karayel, “Ben, Yenicami’de yıllarca futbol oynamama, kök Yenicami’li olmama rağmen, Kıbrıs Türk futbolunun anasının Çetinkaya olduğunu inkâr edemem. Bu gerçeği herkes de kabul etmektedir” dedi.

   Çetinkaya’nın, tarihinde ilk kez küme düşmesi üzerine, bu sütunda çıkan yazıları dikkat ve ilgiyle okuduğunu belirten eski ünlü futbolcu Tansu Karayel, üzülerek içini döktüğü mesajında özetle şunları vurguladı:

   “Daha 7 yaşlarında iken, Oğuz ve Ali Karayel, maçlara beni de götürürlerdi. Çetinkaya’nın Rum takımları ile yaptığı karşılaşmalar çok zevkli ve heyecanlı geçerdi. Ağabeyim Oğuz Karayel, Yenicami’nin yanı sıra, Çetinkaya’da da oynamıştı… Çetinkaya için acı sonun böyle olacağını tahmin ediyordum. Bu nedenle sezon ortalarında internette çağrıda bulunarak, Çetinkaya’yı sevenlerin elini taşın altına koymaları gerektiğini ifade ettim. Her yönden yardımcı olabilirdik. Takımın geçmişten gelen bunca sempatizanı, taraftarı vardır. Ancak kimsenin umurunda olmadı. Cevap vermedikleri gibi, yardım da etmediler ve beklenen acı sonla yüzleşildi.”

   Şimdi ne kadar üzüntü duyulsa da, artık çok geç olduğunu ifade eden Tansu Karayel, bu durumdan ders alınarak, çok iyi değerlendirme yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

                                                                                      ***

Eski TMT mensubu Ozanköy’lü

mücahit İrfan Gür bir çınar isimdi

   Yaşama veda eden bir çınar isim daha dün Ozanköy’de son yolculuğuna uğurlandı. 1928 doğumlu olan İrfan Gür, eski bir TMT mensubu mücahitti. Aynı zamanda GKK emeklisiydi. Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK) İrfan Gür’e Allah’tan rahmet, yaslı ailesi ve yakınlarına başsağlığı diledi.

   Eşi Suzan hanım daha önce Hakk’ın rahmetine kavuşmuştu. Evlatları Bahire Sarı, Melek-Özkan Ulubey, Dr. Ömer-Sezal Gür, Hulus-Haval Gür, Seran-Metin Özzağlı, torunları Salih, İrfan, İrfancan, Tahsin, Dağlar, Yalım, İdil, Ömer, İlay, Deniz, Erim, Evrim, Ebru ve Zühre, ailenin büyüğü İrfan Gür’ün vefatından dolayı derin üzüntülerini ifade ederek, “Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.

   Bu arada aslen Limasol’lu olup, Girne’de ikamet eden, Özhakkı ailesinin kıymetli aile bireyi, herkes tarafından sevilen Erkan Özhakkı dün Karaoğlanoğlu’nda defnedildi. Kızı Sahara Özhakkı, kızının annesi Natalie Echeverrıa, kardeşleri Mustafa-Nuray Özhakkı, Melih Özhakkı, yeğenleri Efe ve Atalay Özhakkı, “Acımız büyüktür. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntüyle duyurulur. Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun” ifadelerini kullandılar.

   Öte yandan Electrofreezer Ltd ile Ergüden Ticsaret Ltd, ülkemizin değerli muhasiplerinden Erol Buba’ya Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine sabır ve başsağlığı diledi.

YORUM EKLE

banner75