Uyuşturucu için daha fazla mücadele şart

Gazetelerde uyuşturucu haberinin yer almadığı gün yok.

Hatta polisiye haberleri içinde en fazla yeri “uyuşturucu” vakaları tutuyor.

Ülkeye giriş yapanların üzerinde bulunmasından tutun da, bu illete bulaşan gençlere, ithalatını yapanlara, satıcılara kadar, onlarca konu gündemimize geliyor.

Polisin yakaladıklarının, suyun üzerindeki buz tabakası olduğunu, altta daha büyük bir parçanın bulunduğunu tahmin etmek zor değil.

Uyuşturucunun artık ortaokul, lise öğrencileri arasında yaygınlaştığı bilgileri dedikodu değil gerçektir.

Gençler arasında hızla yayılan uyuşturucu, toplumu kemiren bir tehlikeye dönüştü.

Aileler, çocuklarını bu illetten nasıl koruyacağını bilemez halde.

Gençler arasında uyuşturucu özenti haline gelmiş durumda.

Uyuşturucu haplar, hintkeneviri, eroin, artık sıkça karşımıza çıkıyor.

“Bonzai” gibi sentetik uyuşturucu ise öldürücü bir etkiye sahip.

Çocuklar, gençler bonzai ve Bally gibi kimyasalları kullanarak adeta ölümle dans ediyor.

Uyuşturucudan yakalanan ve mahkemeye çıkarılanların yaşlarının 20 ile 30 arasında olması oldukça endişe verici.

2018 yılında 458 kişi uyuşturucudan tutuklandı…

Gerçekten bizim gibi küçük bir ülkede korkunç bir rakam.

Peki 2019’da bugüne kadar kaç kişi yakalandı?

2019’un ilk bir buçuk ayında 60 kişi uyuşturucudan tutuklandı.

Yani uyuşturucu vakaları hız kesmiyor.

Ocak 2018’den bugüne 2 bin 941 Ecstasy hap ele geçirildi.

Ecstasy, son yıllarda fazlaca ele geçirilen tehlikeli bir madde.

İşin kötü tarafı, son 11 yıl içerisinde en fazla uyuşturucu vakası 2018’de tespit edildi.

Yani yıllar geçtikçe uyuşturucu vakaları azalmıyor, tam tersine artıyor.

Yapılan çok sayıda operasyona rağmen uyuşturucu ile baş edilemiyor.

Son 11 yılda, uyuşturucu ve bağlantılı suçlardan 3 bin 443 kişi tutuklandı.

Mahkemelerde yargıçlarımız yasaların elverdiği ölçüde uyuşturucu suçlarına caydırıcı cezalar da veriyor.

Yasalarda bu suçlara18 yıla kadar hapislik de öngörülüyor.

Mahkemelerin uyuşturucu hassasiyeti güzel ama vakaların sonu gelmiyor.

Son yıllarda mahkemelerle ilgili faaliyet raporlarına baktığımızda uyuşturucu suçları, diğer suçlardan çok fazla ve açık ara önde gidiyor.

Devletin bilinçlendirme çalışmaları da sürüyor ama ne polisiye tedbirler ne de bilinçlendirme çalışmaları uyuşturucu vakalarını azaltmaya yeterli olabiliyor.

Uyuşturucu dünyanın da sorunu, kolay bir mesele değil.

Uluslararası şebekelerin uyuşturucudan büyük kârlar elde etmesi ve derin güçlerin işin içinde olması, mücadeleyi zorlaştırıyor.

Bunu anlayabiliyoruz ancak, bu küçücük ülkede uyuşturucu girişini engelleyebilmeliyiz, bir ada ülkesiyiz, denizden, havadan, ya da karadan olmak üzere güneyden gelebilecek uyuşturucuyu durdurabilmeliyiz.

Operasyonlar başarılı ama daha iyi olması gerekiyor.

Bilinçlendirme çalışmaları artmalı, hem ailelerin nasıl mücadele edeceği daha iyi anlatılmalı hem de küçücük yaştan uyuşturucunun zararları anlatılabilmeli.

Bilinçlendirme çalışmaları sıkıcı, anlaşılmaz, bildik nasihatler şeklinde değil, bu illetin zararlarını anlatacak, göze sokacak şekilde olmalı, gençleri bu konuda ikna edebilmeliyiz.

Yasalarda yeni düzenlemeler de yapabilir, cezaları daha caydırıcı düzeye getirebiliriz.

Uyuşturucu için çalışılıyor, görüyoruz ama daha fazla mücadele etmek, bunu seferberliğe dönüştürmek gerekiyor.

Gençliğimizi, geleceğimizi kemiren uyuşturucuya savaş açmalıyız.

YORUM EKLE