Uyuşturucu ile mücadele sözde kalmamalı

Uyuşturucu konusunun gündeme gelmediği gün yok.

Hemen hemen her gün uyuşturucu suçları ile ilgili haberler yapılıyor.

Trafik kazalarının nedenleri arasına uyuşturucu da girmiş durumda.

Üstelik de bu durum artış göstermektedir.

Başka nedenlerle gözaltına alınan, tutuklanan insanlarda uyuşturucu çıkıyor.

Her yaştan insan uyuşturucunun içinde...

Uyuşturucu kullananların yaşı çok aşağılara düştü.

Ailelerin çok dikkatli olması, çocuklarını bilinçlendirmesi gerekiyor.

Ülkemizde kokain partilerinin düzenlendiği haberleri çıkıyor.

İnsan böyle bir ortamda endişe etmemesi mümkün değil.

Şimdi herkes, “Ne oluyoruz” sorusunu soruyor.

Uyuşturucudan ölen insanlar var.

İnsanımızı, gençleri bu iletten kurtarmak için çok daha fazla çalışma yapılması gerekiyor.

Uyuşturucular içinde en çok kullanılanı, üstelik de en tehlikelisi olan “sentetik kannabinoid” ya da halk tarafından bilinen adıyla bonzai tam bir öldürücü madde.

Bonzainin ne gibi etkileri olacağını kimse bilemez.

Özellikle içerdiği kimyasalın metabolizmaya etkisi ve zehirlilik derecesi bilinmediği için bonzai içmenin ölümle sonuçlanabileceği gerçeği hep unutuluyor.

Sıkça bonzai komasına giren insanların haberleri yapılıyor.

Uyuşturucu çok sinsi bir düşman...

Düşmanı uzakta aramayın, düşman içimizde ve onunla baş edemiyoruz.

Uyuşturucu bizi içten içe kemiriyor.

Yeni nesli pençesine geçirmiş durumda.

Durum gerçekten de korkutucu.

Gazetelerde bir günde 4-5 uyuşturucu haberi yer alıyor, ertesi gün de yenileri...

Ülkeye gelen yabancılarda bulunuyor, vatandaşlarda bulunuyor, bitmek bilmiyor.

Mutlaka uyuşturucu trafiğini durdurmak gerekir.

Bu küçücük ülkede, uyuşturucu nereden geliyor, kimler buna önayak oluyor, bu işin patronları kimdir, bunları ortaya çıkarmamız gerekiyor.

Bu trafiğin önünü kesmezsek, uğrayacağımız zarar daha da artacaktır.

Bunun yanında bilinçlendirme çalışmalarının da artırılması gerekiyor.

Küçük yaştakilere de yetişkinlere de uyuşturucunun insan yaşamına verdiği zararı, hatta toplumu yok ettiğini anlatmak lazım.

Bilinçlendirme çalışmalarını ara vermeksizin yapmalıyız.

Maalesef biz, Devlet Laboratuarı yandığından beridir, idrar ve kan tahlillerini yapamıyor, kişilerin uyuşturucu kullanıp kullanmadığını tespit edemiyor, mahkemeleri de bu nedenle boş yere oyalıyoruz.

Uyuşturucu ile mücadeleye önem veriyorsak kan ve idrar tahlillerinin ülkemizde yapılmasını sağlamamız gerekiyor.

Uyuşturucu mağdurlarını tedavi edecek gerçek merkezler yaratmalıyız.

Denetimli Serbestlik Yasası’nın gerçek anlamda uygulanabilmesi için gerekli şartları yerine getirmeliyiz.

Birçok yetersizlik, imkansızlık içinde uyuşturucu ile mücadele etmek çok zordur.

Uyuşturucu ile mücadele sözde kalmamalı, bunu bir devlet politikası haline getirmeliyiz.

YORUM EKLE