Varoluş mücadelesinde de elimiz taşın altındaydı…

   Bu günlerde herkes, elin taşın altına konulmasını istiyor. Haklılar da! Çünkü ülkede istikrarsız bir durum söz konusu… Hükümet boşluğu nice sorunların birikmesine neden oluyor. Biriktikçe de içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Süt İmalatçıları Birliği Başkanı Mustafa Başlar’ın dediği gibi, öğrenciler gitti, turizm bitti; süt ürünleri satışı da geriledikçe geriledi. Hangi sektör şikâyetçi değil ki? Pandeminin yanı sıra, dövizdeki yükseliş ve istikrarsızlık ortamı her sektörü olumsuz etkiledi. Örneğin kuyumcular, alım gücündeki büyük kaybın tüm sektörleri olduğu gibi, kuyumculara da darbe vurduğunu ifade ettiler.

   Bu süreçte satın alma gücünün düşmesi yanında, uyuşturucu kullanımı, aile içi şiddet ve polisiye vakalarda da artış kaydedildi. Satın alma gücünün düşmesi, ekonomik sıkıntı, bu olayların başlıca nedeni… Beri yandan sendikalar yeni asgari ücretin belirlenmemesine tepkili.

   Kim belirleyecek? Pek tabii ki hükümet… Ancak şu anda ortada hükümet var da, yok da! Çareler düşünülüyor, ama bir türlü hayata geçirilemiyor. Örneğin Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile Halkın Partisi (HP) mecliste yeterli sayıya sahip… Ancak UBP’deki kriz henüz bitmiş değil ki! Bu arada UBP-DP-YDP formülünü terennüm edenler var. Hatta UBP-CTP-HP formülünü de! HP Genel Sekreteri Jale Refik Rogers, üç büyük partinin koalisyonu oluşturması gerektiğini söyledi, “UBP-CTP-HP el ele vererek, herkesin elini taşın altına koyması çok önemlidir” dedi.

   Aslında bu gibi kritik süreçlerde eli taşın altına koymak, fedakârlık yapmak şarttır, kaçınılmazdır. Halk bunun beklentisi içindedir. UBP’nin olağanüstü kurultayı öncesi herkeste bir umut vardı. Bir nevi demokrasi şovu yaşanmıştı. Sonra?

   Şimdilerde düşünce de çok, öneri de! Azınlık hükümetinden söz edenler de var. Olmadı, erken genel seçim diyenler… Meclis aritmetiği birçok formüller içeriyor. Önemli olan elin taşın altına konulması ve özveride bulunulması. Kıbrıs Türk halkı hiçbir zaman alternatifsiz olmadı, şimdi de değildir. Yeter ki, kişisel veya partisel çıkarlar değil de, toplumsal çıkarlar öncelik kazansın, ön plana çıkarılsın. Bu halk, bugünlere gelebilmek için ateşten gömlek giydi.. Yıllar boyu direniş gösterdi. Teslim bayrağını çekmedi ve elini taşın altına koymasını bildi. Hem de ağır bir taşın! Öyle beş dakikalığına, bir saatliğine, on günlüğüne değil; tam tamına 11 yıl boyunca elini taşın altında tuttu. Kadını ile erkeği ile. Tam bir seferberlik ruhuyla onurlu bir mücadele vererek, bu günlere gelmesini bildi. Ayda sadece 30 KL alırdı memurlar. Çok kez yazdım. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl   Küçük de 30 lira alırdı, yanındaki odacı da! Çünkü dönem fedakârlık yapma dönemiydi, eli taşın altına koyma dönemiydi. O günleri yaşayanlardan, bilenlerdeniz.

   Şimdilerde ‘herşey güllük gülistanlık’ demeyeceğiz, ama her türlü olanağa sahip olduğumuzu da herkes bilmektedir. Tek istenilen ülkenin istikrara kavuşmasıdır. Halkın seçtiklerinin bu görevi yerine getirmesi tarihi sorumluluk gereğidir.       

                                                                                    ***

BRT’nin kurucularından Hakkı Süha’nın eşi

Şule Örfi Süha, son yolculuğuna uğurlandı

   Aslen Mağusalı olup, kökleri İran saltanat soyuna dayanan, İran’dan Mağusa’ya sürgün edilmiş Suphi Ezel Efendi’nin torun çocuğu, Namık Kemal’in zindan bekçisi Örfi Efendi’nin torunu, ilkokul Başöğretmeni Alime Ezel Örfi hanımın kızı, BRT kurucularından merhum Hakkı Süha’nın eşi, Kıbrıs Radyo Yayın Kurumu ve BRT Kurumu’nda hizmetler vermiş ilk kadın ve çocuk radyo programları yapımcı ve sunucusu, Avustralya Yüksek Komiserliği’nin Kuzey ofisinin çok uzun yıllar idareciliğini yapmış, bir ferdi olmaktan gurur duyduğu Kıbrıs Türk toplumu içerisinde kadının varlığının ev hayatının sınırlarının çok dışında olduğunu, kadının hem sosyal hem de ekonomik anlamda en az erkek kadar topluma katkı koyabileceğini kendi hayatı ile yaşamış, göstermiş, öğretmiş, örnek olmuş, çarşafı ilk atan kadınlarımızdan olan annesi gibi Atatürkçü, aydın, ilerici, özgürlükçü, demokrat ve çağdaş insan Şule Örfi Süha, dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı.

   Kardeşi Dt. Ezel Örfi, evlatları Şirin Süha, Metin Süha, gelinleri Bridget Örfi, Antonella Poggiali Süha, torunları Deniz ve Tekin Birinci, Alesandro Mete Süha, Asya Gabriella Şule Süha, torun çocukları Deniz ve Olivia Şule, manevi kızı Gül Ereşova, acırlının sonsuz olduğunu belirttiler, tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurarak, ışıklar içinde uyumasını dilediler.

   Öte yandan Mustafa Hacı Ali Ailesi ve Çalışanları adına yayımlanan taziye mesajında, “Değerli dünürümüz, dostumuz, başarılı işadamı Mehmet Salih Doğu’nun (Sanpa) ebediyete yolculuğunun derin üzüntüsü içerisindeyiz. Merhuma Allah’tan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı dileriz. Nurlar içerisinde yatsın, mekânı cennet olsun” denildi.

 

YORUM EKLE

banner75