Virüsten sonra, işbirliği ve dayanışma sürer mi?

Günlerdir bir tek konu üzerine odaklanmış bulunuyoruz: Koronavirüs (Covid-19). Tüm dünyayı tehdit eden bu salgın karşısında, değil insanların; tüm ülkelerin de plan ve projeler ertelendi, bir başka deyişle iptal edildi. Bütçeler altüst oldu. Hiç beklenmedik bir olay karşısında, dünyayı idare ettiklerini sananların bile elleri ayaklarına dolandı. Afalladılar diyebiliriz.

Onlar sandı ki, bu işler Afrika ülkelerini sömürmek kadar kolaydır. Hesaplarında dünyayı idare ettikten sonra, uzayda da üsler kurmak, oralara da hükmetmek vardı. Koskoca dünya dar gelmişti kendilerine. Birbiri ardına uzay yolunu deneme tahtası yaptılar. İnsanlığa, tüm ülkelere öncelikli olarak barış, huzur ve güven sağlayacakları yerde, milyarlarca doları havaya attılar. Dünyaya hükmetme yarışında, onlarca ülke parçalandı, milyonlarca insan öldü. Hala ölmeye devam ediyor.

Suriyeli, Iraklı, Afganistanlı, Pakistanlı, Bangladeşli, Nijeryalı ve diğer benzeri ülkelerden boşuna mı kaçış sürüyor? Çünkü o ülkelerin insanlarını perişan ettiler. Yerlerinden yurtlarından ettiler! Binlercesi sakat kaldı, nice minikler balıklara yem oldu. Kimilerinin masalarında ‘kuş sütü’ eksik olmazken, milyonlarca insan kuru ekmeğe talim etti. Böyle bir dünya düzeninde, gün gelir, adil olmayan paylaşım politikaları duvara toslar ve özeleştiriler başlar. ‘Biz nerde yanlış yaptık?’ sorularına yanıt aranır.

Bunları yazarken, çalışan ve kazananın, aklını kullananın, verdiği emeğin karşılığını kat be kat alsa da haklarını teslim etmek gerek. Kastettiğimiz, emperyal güçlerin doyumsuzluğudur. Korona virüs salgını karşısında acizliklerini sergileyenler, acaba bundan böyle daha insaflı davranırlar mı? Dünyaya bakış açılarında herhangi bir değişiklik olur mu, yoksa tehlike geçtikten sonra tavırlarını aynı minval sürdürürler mi? Korona virüs, ortaya koyduğu tehditle, yalnız insanların değil, ülkelerin de birbirleriyle işbirliği ve dayanışma içinde olmaları gerektiği mesajını vermiş bulunuyor.

Öyle bir ortam yaratıldı ki, herkes işini gücünü bıraktı, Koronavirüsün ilacını, aşısını bulma yarışına girdi. Elbet bir gün bulunacak. Hemen her ülkede bilim insanları virüse karşı gece-gündüz uğraşıyor. Temennimiz daha fazla vaka ortaya çıkmadan, ölüme neden olmadan bulunması ve insanlığın derin bir nefes almasıdır. Ancak daha önce de yazdığımız gibi, Koronavirüs geçse de, geride derin yaralar bırakacak, toparlanma zaman alacaktır.

***

Özmerter ve AB katkısı

Bu arada normal uçuşların olmadığı bir dönemde, tanınmış iş adamlarımızdan Mete Özmerter’in, kendi özel uçağıyla ihtiyacımız olan tıbbi malzemeyi Türkiye’den adaya getirmesi takdirle karşılanırken, olağanüstü hallerde bu tür özverilerin, toplum dayanışmasında örnek teşkil ettiğinin altını çizmek gerek.

Öte yandan Koronavirüs nedeniyle sütunumuzda birkaç kez AB’yi eleştirmiş ve salgın durumlarında dünyadan izole edilmiş ülke ve insanlarının çok daha fazla mağduriyet yaşadığını dile getirmiştik. En nihayet Avrupa Komisyonu’nun, salgınla mücadele kapsamında Kıbrıs Türk toplumuna tıbbi ekipman ve malzeme tedarik edilmesine yönelik 5 milyon Euro’luk bir bütçe ayırmasını, izolasyonun hafifletilmesi bakımından bir adım olarak telakki etmek istiyoruz.

***

Akıncılar’ın son çınarı Özuçar ve

İskele’den Süleyman Öksüz Usta

Akıncılar’da Özuçar ailesinin olduğu kadar,  köyün de son çınarı sayılan Şerife Özuçar yaşama veda ederek, dün kendi köyünde son yolculuğuna uğurlandı. Şerife hanım, merhum Yusuf Özuçar’ın eşi idi. Hayattaki evlatları Mustafa-Birsel Özuçar, Aziz-Ayfer Özuçar, Mehmet-Nahide Özuçar, Aydın, İsmail, Raziye, Aylan-Mehmet, ayrıca tüm torunları ve torun çocuklarıyla kardeşleri İbrahim, İsmail, Nermin, Halil, Hansel üzüntülerini tüm akraba, dost ve sevenleriyle paylaştılar, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.

Bu arada İskele’nin sevilen simalarından, Süleyman Öksüz, namı diğer Süleyman Usta önceki gün İskele’de toprağa verildi. Süleyman Usta, ailenin çok değerli büyüğüydü. Sevgili eşi Aliye Öksüz, çocukları Ayşe-Cemal Kerpiçci, Mustafa-Birgül Öksüz, torunları Simge, Ege, Yaren ve Ceren, “Acımız büyüktür. Hep kalbimizde yaşatacağız. Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandılar.

YORUM EKLE

banner107

banner75

banner108