Yaşananlardan ders çıkarmayı bilmiyoruz

Şiddetli yağmurlar ülkemizi darmadağın etti.

Birçok bölgede su baskınları oldu, evler işyerleri sular altında kaldı.

Yollar kapandı, araçlarıyla sular içinde mahsur kalanlar oldu.

Birçok insanımız hayati tehlike atlattı.

Her tarafta zarar çok büyük…

Muhabirlerimiz gün boyu su baskınlarıyla ilgili olayları takip etti.

Ülkede böylesine bir felaket varken, yoğunluklu olarak bunu takip edip en iyi fotoğraflar ve bilgilerle okurlarımıza yansıtmak görevimiz.

Elimizden geldiğince her olaya koştuk, muhabirlerimiz her yere ulaşmaya çalıştı.

Ayrı ayrı araçlarla habere giden iki muhabirimiz suların ortasında mahsur kaldı.

Bir anda suların ortasında kalan muhabirlerimizi Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı ekipleri kurtardı.

Böylesine olağanüstü olaylar yaşanırken, ağırlıklı olarak başka haberlerle uğraşamazdık.

Elbette başka haberlerle ilgilenen arkadaşlarımız oldu ama biz daha çok felaket haberlerini kovaladık.

Durum gerçekten kötü…

Bir olaya yetişmeden başka telefonlar geldi,

Dün gün boyu ve gece geç saatlere kadar su baskınlarıyla uğraştık durduk.

Bizim gibi hayatın durgun geçtiği bir ülke için bu kadar hareket biraz fazla.

Keşke bu olaylar hiç olmasa ama genç muhabirlerimiz de bu haberlerle deneyim yaşadı.

Zaman zaman habere ulaşma, en iyi fotoğrafı çekme, en yeni haberleri ulaştırma azmine, heyecan ve korku da karıştı.

Gerçekten çok hareketli iki gün yaşadık.

Meteoroloji Dairesi’nden gelen haberlere göre, en sert, en şiddeti yağışlar bugün düşecek.

Herkes korku içinde, bu nedenle okullar bile tatil edildi.

Umarız çok kötü şeyler olmaz.

Tüm muhabirlerimizin dikkat çektiği konu, ülkemizin bu gibi olaylara karşı hazırlıksızlığı…

Hiç kimse böyle bir felaket beklemediği için nasıl mücadele edileceği de pek bilinemiyor.

Çarpık kentleşme, altyapıya önem vermeme, doğanın dengesini acımasızca bozma, “ben yaparım olur” zihniyeti bize çok pahalıya patlıyor.

Zamanında yapılan hiçbir uyarı dikkate alınmadı, şimdi ise ne yapacağımızı bilemez haldeyiz.

Doğa bizden intikam alıyor ve biz buna karşılık veremez durumdayız.

2010’daki büyük sel felaketi bile bize ders olmadı, o günlerde konuştuk, tartıştık ve unuttuk.

Ta ki yeni felaketlere kadar…

Umarız daha kötü durumlarla karşılaşmayız, umarız bu yaşadıklarımız bu kez bize ders olur.

Kötü olaylardan ders çıkarmasını bilmeyen ülkeler, toplumlar, yeniden kötü olayları, hatta daha kötüsünü yaşamaya mahkumdur…

Biz şu anda doğanın gerçeklerini ve gücünü ciddiye alamamanın cezasını çekiyoruz.

Bakalım toplum ve yönetenler olarak bu yaşadıklarımızdan bu kez nasıl bir sonuç çıkaracağız?

YORUM EKLE