Yaşanmışlık bir değerin bedelidir…

   İnsanoğlu bazen nerden geldiğini veya ne olduğunu unutur. Bulunduğu ortama ve şekle kısa sürede adapte olur. Çok sık bir şekilde kullanılan ifadedir; “Eski eskide kalmıştır.”
   Benimsediğin ve doğru bulduğum bir anlayış ve davranış tarzı değildir. Takılı kalmak anlamında kullanmıyorum ama geçmişin de bir anlamı ve değeri vardır. Geçmişte yaşanmışlık bir değerin ve yaklaşımın bedelidir. Belki de insanoğlu bunun çizgisini ve mesafesini ortaya koymakta sıkıntı çekiyor, ayarlayamıyor. Hep nerde geçmiş bayramlar, ilişkiler, dostluklar, öğrenciler, değerler deriz. Bazen yaptığın hatanın bedeli ağır olur, bazen bazı değerler için kendinden verirsin. Bir gerçek var o da geçmiş geleceğinin yansımasıdır.
   Bir defada silip atarım deriz. Aslında silip attıkların kendi içine gömdüklerin ve yıkımlarındır. Bir nevi gelecek için çıkış noktan ve kendini etrafa güçlü gösterme tesellindir.
   Makamlar ve mevkiler geçici, asıl kalıcı olan insanlık…
   Belli bir noktaya gelen insanların sergilediği tutum ve davranışlar bugüne kadar hep tartışma noktası olmuştur. Olmaya da devam edecektir. Mevki ile alınan güç ve yetkinlik geçici; insani ve icraat temelli yaklaşımlar ise kalıcı olmuştur. Bugünün bakan ve bürokratlarının sergilediği tutum ve davranışlar da gelecekte kalıcılığının göstergesi olacaktır. Bu aslında belirli noktaya gelen kamu çalışanları için de geçerlidir. Koltuğun ve imza yetkisinin büyüsüne değil, aklın ve değerlerin temeline sahip çıkmak her zaman kazanan olacaktır.
   Ben değil biz diyebilmek…
   İnsanın ruhunun okşanması önemlidir. Güzel sözcükler insanı mutlu eder, hatta en önemli motive kanalıdır. Başarı ve takdir edilmek insanı mutlu eden ve çalışmayı yönelten unsurların başını çeker. Ben merkezli ve benin hegemonyasını ilan ettiği günümüzde mevkisel ve akademik küçümsemeye girmemek lazım. Birinci tekil şahıs yerine üçüncü tekil şahısı kullanmak her zaman daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
   Değere değerle karşılık verebilmek…
   Asla size yapılan iyiliği unutmayın. Süre aşımı size önceden yapılan iyiliğin unutulmasının nedeni olmamalı günümüzde. Değerlerin yıprandığı bugünlerde geçmişte yapılanları unutmamak ve hatırlamak gelecek adına anlamlı olacaktır. “Bir kahvenin kırk yıl hatırı var.” Yaklaşımı aslında değerler silsilesinin dışa yansımasıdır. Bir düşünün size yapılan iyiliğe veya yardıma karşı ne kadar saygı duyuyoruz? Gerçekçi olduğunuzda anlatmak istediğimi daha iyi yorumlamış olacağız.
               
   Bayram bayramdır…
   Kim ne derse desin bayram bayramdır? Her ne kadar yozlaşma ve kültürel değerlerde açık bir şekilde kayıp olsa dahi ailelerin kucaklaştığı, değerlerin yansıtıldığı, birlik ve beraberliğin güçlendiği, aile profilinin ön plana çıktığı bir dönemdir. Bir büyüğümün sözü aklıma gelir “ Vur kaşığı herseye!”
   Geleneksel yemeklerin hatırlandığı ellerin öpüldüğü bu dönemde ataya kaşı sevgi ve saygının derinliği depreşir. Sevdiğini, saydığını kaybeden insan için bir o kadar da zordur bayramlar. Eksikliğini ve yanında olmamasının verdiği acıyı daha fazla hissedersin, hüzünlenirsin.
   Bunlar aile kavramı, sevgi ve saygının bir göstergesi bayramın getirisidir. Bundan dolayı bayram bayramdır. İyi bayramlar, sevgi ve saygıyla kalın…

 

YORUM EKLE