Yayla halkının kanser korkusu

Güzelyurt’un bazı bölgeleri, özellikle de Yayla köyü, yıllardır çevreyle ilgili şikayetlerde bulunuyor.

Bölge halkı, söz konusu çevre sorunları nedeniyle “kanser hastalıklarının” arttığını iddia ediyor.

Hatta bölgede kanserden ölüm oranının yüzde 73 olduğunu söylüyorlar.

Bu oranın hiç düşmemesi ve sürekli yükselmesi vatandaşları korkutuyor.

Bölge halkı, Yayla köyünde son 10 yılda 38 kişinin kanserden hayatını kaybetmesinin rastlantı olmadığına inanıyor…

Herkes kansere yakalanma korkusu yaşıyor…

Yıllardır bu konuda seslerini duyurmaya çalışıyorlar…

Köylüler, bölgede bilimsel çalışma yapılmasını istiyor.

Yayla halkının şikayet ettiği ve tehdit olarak gördüğü neler var, bir bakalım isterseniz:

2 baz istasyonu…

Tarım alanlarında kullanılan pestisitler…

Gaminiler ya da diğer adıyla kömür ocakları…

Arıtma tesisi…

Kontrolsüz çöplük alanları…

Bölge halkı, bunların tümünü sorumlu tutuyor, bunlar nedeniyle kanser hastalıklarında artış olduğuna inanıyor.

Kıbrıs Vakıflar İdaresi İyilik Gönüllüleri ile Yayla Sağlık Araştırma ve Geliştirme Derneği, çöplerin oluşturduğu çevre kirliliğine ve çevresel kanserojen faktörlere dikkat çekmek amacıyla Yayla köyünde etkinlik düzenledi.

Yayla sahil bölgesi yakınlarına dökülen çöplerin bulunduğu alana giden ekip, gördükleri manzara karşısında şok oldu.

Bölgeye bırakılan çöpler her geçen gün artıyor, resmen oralarda bir “çöplük alan” yaratıldı.

Bölge halkı, Kıbrıs Vakıflar İdaresi İyilik Gönüllüleri ile birlikte, çöp topladı. Köylüler, yetkililere yönelik tepkilerini ortaya koydu.

Köylüler, birkaç ay önce de bölgedeki dereye lağım akıtılmasıyla ilgili tepkilerini ortaya koymuştu.

Uzun süre gaminilerle ilgili mücadele verdiler, defalarca eylem yaptılar.

Dünkü eyleme katılan İyilik Gönüllüsü Dr. Nurçin İncirli, bir insanın en önemli hakkının sağlıklı bir şekilde yaşamak olduğuna işaret ederek, bunun için de sağlıklı ve temiz bir çevre, sağlıklı gıdalar ile temiz suyun şart olduğunu vurguladı.

Dr. İncirli, Yayla’daki tüm bu çevresel faktörlerin insan sağlığını olumsuz etkileyen yanları bulunduğunu belirterek, yetkilileri, bölgeyi sağlığına kavuşturmaya ve köyün gelişimine katkıda bulunacak yatırımlara davet etti.

Yayla Sağlık Araştırma ve Geliştirme Derneği Asbaşkanı Mahmut Hamdi ise, köylü olarak yaşadıkları sıkıntılar konusunda bir türlü seslerini duyuramadıklarını ifade ederek, yetkilileri konuya duyarlı davranmaya çağırdı.

Bölgede bu kadar çok kanser vakası olduğuna göre, burada bir araştırma yapmak gerekmez mi?

Bölgede neyin kansere yol açtığını tespit etmek devletin işleri arasında değil mi?

Kanserle ilgili istatistiki veriler toplanmaya başlanmışken, bu hastalıktan mağduriyetin fazla olduğu Yayla’yı mercek altına almak zor mu?

Bu şikayetler dikkate alınmalı, göz ardı edilmemelidir.

Başka bölgelerden de zaman zaman bu tür şikayetler geliyor, tüm şikayetlerin, tüm iddiaların araştırılması gerekir.

Devlet, vatandaşının sorunlarını çözmek, kuşkularını gidermek zorundadır, insanları korkularıyla yaşamaya mahkum etmemelidir.

YORUM EKLE