• 22 Aralık 2017, Cuma 8:22
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Antalya gözlemleri…

3 günlük Antalya programının benim açımdan en ilginç yanı, ilkeli, vizyonlu ve kararlı bir gazeteci örgütlenmesinin toplumsal yaşamda ne kadar etkin olabileceğini yakından gözlemlemek oldu.
   33 yıl önce Kıbrıs Barış Harekâtı’nı adamızda savaşın orta yerinde izleyen gazi gazeteci Hayati Tungar tarafından kurulan ve şu anda 400 üyesi bulunan “Antalya Gazeteciler Cemiyeti”, yalnız mesleksel dayanışması ve etkinlikleriyle değil, sosyal sorumluluk projelerini başarıyla uygulayan toplumculuğuyla da dikkati çekmektedir.
   Bir örnek: Cemiyetin kurumsallaştırdığı Kardelen Projesi, yoksul çocukları en iyi şekilde okutup onların yeteneklerini ortaya çıkarıyor. Bu proje sayesinde yüzlerce genç yetiştirildi ve onların toplumda önemli mevkilere gelmesi sağlandı. Şu anda 100 genç bu proje kapsamında çeşitli eğitim kurumunda öğrenimlerini sürdürmektedir.
   Alaydan alınıp gazeteci ve yayıncı olarak profesyonel biçimde yetiştirilen yetenekler ise bu rakama dahil değildir.
   Gerek bu projenin, gerekse diğer projelerin kaynağının nasıl sağlandığına ilişkin sorum üzerine, Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanlığını 4 dönemdir sürdürmekte olan sevgili Mevlüt Yeni’den şu açıklamayı dinliyorum:
   “Tabii ki kaynağımız sadece 400 üyemizin düzenli ödediği aidatlara dayanmıyor. Geleneksel biçimde her yıl yayımladığımız iki ‘Bayram Gazetesi’nin satış ve reklam gelirleri kaynağımızın temelini oluşturur. Bayram gazetelerimizin tirajı 10 binden aşağı değildir”
   Yoğun temaslarımız sırasında gördük ki, Cemiyet iş çevrelerinin de büyük desteğini, güvenini ve saygısını kazanmış durumda. Bu çevrelerin çeşitli türdeki sponsorlukları projelerin ve toplumcu etkinliklerin yürütülmesinde önemli rol oynuyor.
   Var olan dayanışmaya karşın Mevlüt Yeni, bazı eleştirilerini iş çevrelerinin yüzüne karşı yapabilecek kadar da cesaret sahibi. Örneğin Geleneksel Basın Ödüllerinin dağıtıldığı o muhteşem törendeki konuşmasını yaparken salondaki iş adamlarına hitaben şu sitemde bulundu:
   “Bildirilerini ve haberlerini yayımlanmak üzere bize gönderenler, ilan ve reklamlarını bilboard’larda yansıtıyorlar. Bu iş böyle sürerse diyeceğim o ki, ilan ve reklamlarınız gibi bildirilerinizi ve haberlerinizi de lütfen o biboard’larınız da yayımlayınız!..” 
   Mevlüt Yeni bana bir ara “kendimi kimi zaman 400 kişilik bir şirketin Ceo’su gibi görüyorum” dedi…
   Nüfusu 2 milyon 300 bine ulaşan ve Türkiye’nin dördüncü büyük yerleşim alanı olarak artık bir dünya kentine dönüşen Anadolu ve Akdeniz turizminin merkezi Antalya’da 12 gazete yayımlanmaktadır. Asıl önemli olan bu turizm bölgesinde dergiciliğin hayli gelişmiş olmasıdır. Bazı büyük İstanbul gazetesi ise Antalya’da özel baskılarını yapmaktadır.
   Yabancı dilde yayın yapan dergilerin sayısı da az değildir. Çünkü bölgede, 70 bini Rus olmak üzere çok sayıda Avrupalı yerleşik yaşamaktadır. Komşu Alanya ise adeta küçük Almanya’ya dönüşmüş durumda. Yabacılar seçim kazanarak belediye meclislerinde temsil edilir bir konuma geldiler.
   İnternet gazeteciliğinin hayli yaygın olduğu Antalya’da 30 dolayında haber portalı saydık. Çeşitli bölgesel özel televizyonlar ve radyolar da devrededir.
   Antalya 700 bin kaliteli yatağa sahip… Burada, her yıl 30 milyon turisti ağırlayacak kapasiteye ulaşıldı. Kimi yetkililer bu durumu şimdilik bir doyum noktası olarak algılamakta ve yatırımların turizm dışına da yönlendirilmesini tavsiye etmektedirler. Siyasi nedenlerden dolayı son yıllarda turizmde yaşanan kriz, tabii ki o tavsiyelerin başlıca gerekçesidir. Kriz sırasında bir anda 50 bin kişinin işsiz kalması Antalya’nın belleğine yerleşti.
   Bu yıl turist sayısının yeniden yükselmeye başlaması krizin atlatıldığının işareti olarak görülüyor. Örneğin konuk edildiğimiz Lara bölgesindeki muhteşem Limak Oteli kışın bu günlerinde bile yüksek oranlı bir dolulukla çalışmaktaydı. Limak Grubu’nun ultra lüks bir otelinin de 2018 başında bizim Karpaz’ımızda, Bafra’nın sinesinde açılışını yapacağının altını çizmeliyim. Limak’ın koordinatörü Kaan Kavaloğlu’nun bu açılışla ilgili olarak düzenlediği Gala yemeğinde ilginç açıklamaları oldu. O açıklamalar da bir başka yazımın konusu olacak niteliktedir.
   Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin Kaleiçi’ndeki tarihi ve otantik binası tek başına bir cazibe merkezi. Bina içindeki basın müzesi ve tarihi fotoğraflar galerisi yüzlerce ziyaretçi çekmektedir. Konferansların verilebildiği bir salonu da içeren iki katlı binanın avlusunda ise, Anadolu’nun en eski matbaası değeri gittikçe artan bir antik obje olarak korunuyor. Yunan’ın İzmir’i işgali üzerine İzmirli gazeteci Haydar Rüştü tarafından deniz yoluyla ve gizlice Antalya’ya kaçırılan 97 yaşındaki “Heidelberg” markalı o matbaa, kurtuluş mücadelesini destekleyen yayınları basarak milli tarihe geçmiş bir basın abidesidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık