• 25 Haziran 2017, Pazar 12:13
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Bayram ve zaman…

İnanç ve irade ayı Ramazan’ın geriye doğru sayma işlemi tamam… Ve bugün Bayram… Herkese gerçek bayram tadında sağlık, sevgi, barış, huzur, mutluluk ve coşku dolu günler dilerim… Mutluluklar asla bireysel olamaz. Kolektif olur…
Mutsuz bir ortamda, huzursuz bir çevrede kendini mutlu ve huzurlu hissedebilecek tek bir canlı düşünemiyorum… Yalnızlıkta mutluluk yok, keder vardır… Hatta çaresizlik vardır…
O nedenle toplumsal mutluluk bireysel mutluluğun da kaynağıdır… Gerçek bir mutluluğun her zaman yaşanabilmesi adına toplumsal mutluluğun oluşabilmesine hepimizin kendi alanında katkı koyması gerekir… Sosyolojinin öngördüğü temel ilke de budur…
İnsanlar ortak mutluluklar adına toplumsallaşırlar ve ülkelerini oluştururlar… Toplumun ve ülkenin mutlu yaşam kurallarını belirleyip vazgeçilmez insanlık ve medeniyet töresi olarak uygulamaya koyarlar… Dayanışarak, işbirliği yaparak, birlikte üreterek ve yaratarak ortak mutlulukların temelini atarlar…
Boşuna dememişler: “Mutluluklar paylaşıldıkça büyür, acılar ise paylaşıldıkça azalır…”
İşte bayramlar toplumsal mutlulukların elbirliğiyle yaratılmasının toplumsal düzeyde kutlandığı ve idrak edildiği özel günlerdir…
   *          *             *
Memur ruhunu çok iyi anlayanlardanım… Kıbrıs Türk memurin tarihinin en az tatil hakkı kullanan kıdemli bireylerinden biri olarak, 30 yıllık memurluğum var…
O nedenle resmi tatiller cumartesi ve pazar günlerine denk geldiğinde memur ruhunda oluşan kronik hoşnutsuzluğu bilenlerdenim…
Dahası, her yılın ilk takvimini eline aldığında resmi tatil günlerini işaretleyenlere, cumartesi ve pazar günlerine denk gelen resmi tatiller konusunda “hay Allah!” nidasını koyverenlere de tanık oldum 30 yıl boyunca…
Bu yıl da üç günlük Şeker Bayramı’nın ilk günü Pazar’a denk gelmesin mi?.. Elbette ki bundan hoşnut kalmayan memurlarımızın sayısı az değildir… Bayram tatili, resmi hafta sonu tatili tarafından kenarından tırtıklanıverdi işte!..
Ama olsun be kardeşim… Gün Bayram olsun da varsın hafta sonu tatiline denk gelsin!.. Resmi bayramların örtüşmesi Bayramı bayram tadında yaşamamıza neden engel oluştursun ki?..
   *          *             *
Her Şeker Bayramı’nda dediğimdir: Böylesi bir bayramı gururun ve derin bir huzurun eşliğinde kutlama hakkının en büyüğü 30 günlük bir irade ve inanç sınavı olan Ramazan ayını tam da “Ramazan” gibi idrak edebilenlerimize aittir… Onlara, orucunu ihmal etmeyenlere, oruç tutabilmelerinde geçerli bir engeli olmayanlarımıza çifte kutlama…
Çok gerilerde kalan geleneklerimizle kıyasladığımızda, güncel alışkanlıklarımızın artık geçmişe dair ciddi farklılıklar yarattığını bu Bayram’da da yine görebilmekteyiz…  Yaşlılığa yelken açmışların “Nerede o eski bayramlar!” hayıflanması hiç de boşuna değildir emin olunuz…
Bir bütünleşme, kaynaşma, yakınlaşma ve kucaklaşma ritüeli olan Bayram’ın her yıl bu özelliğinden biraz daha uzaklaştığını bir kez daha duyumsayabiliyor ve gözlemleyebiliyoruz…
   *          *             *
Ülke dışı tatil programlarında patlama olduğu gazete manşetlerine rakamlarla yansımaktadır… Bu durumu “birbirimizden kaçış” olarak yorumlayanlarımız olsa da, kabul etmeliyiz ki zamanın akışı eski gelenekler üzerinde de yıpratma yaratabilecek denli şiddetlidir… “Zaman sana uymazsa, sen zamana uy” sözü, zamanın bu acımasız akışına ve geleneklere karşı mı üretildi dersiniz?..
Şimdilerde zaman, demek ki Bayram’ı kendi toplumundan uzak tatillerde kutlama zamanıdır!...
Bayram’da buluşamadıklarımızın bayram sonrasında “geçmiş bayramın kutlu olsun” yaklaşımları da, içinde bulunduğumuz zamanın yaygınlaşan ifadesi ve söylemi olsa gerek!..
Benim şahsen hiç içselleştiremediğim bir söylemdir bu… “Bayram” dediğin, bayram günlerinde, bayram coşkusuyla kutlanır arkadaş… Geçmiş bayramın kutlaması mı olur?.. Geçmişe mazi, yenmişe kuzu denir!..
Ülkemiz… Nice sorunun sarmalında olsa da bizim için çok güzel, asla vazgeçilmez bir sevda olan bu eşsiz ülkemiz!.
İşte bu gerçeğin yansımasını bayram tatillerinden sonra ülkeye dönenlerimizin söylemlerinde de görmüyor muyuz?..
Tatilcilerimiz ne kadar güzel yerler görürlerse görsünler, ne kadar değişik tatlar yaşarlarsa yaşasınlar, bu güzel ülkenin özlemi hep içlerindedir. Ve adaya ayak basar basmaz “ülkem gibisi yok” söylemiyle bu duygularını seslendirmektedirler…
Dilerim ülkemizi insanlarıyla birlikte daha bir güzelleştiririz… Daha bir özlenir duruma getiririz… Her günü bayram tadında olan bir ülke yaratırız… Benim içten Bayram dileğim de budur işte…
 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık