• 05 Haziran 2018, Salı 8:40
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Çevre sevdası bir yaşam biçimine dönüşmedikçe…

Bugünün özel bir anlamı vardır. Tüm dünyada “Çevre Günü” olarak kutlanması dolayısıyla… Ne ki, bizim 5 Haziran’larda kutlama yapacak halimiz yoktur. Çünkü ülkemizi çevre felaketlerinin ve rezilliklerinin sarmalına sokmuş bir halkız… Hiçbirimiz masum değiliz, hepimiz suçluyuz… Kimimiz kirletmeye olan eğilimlerimiz, kimimiz de duyarsızlıklarımızla…

Çevre değerlerimizin artan şiddette saldırıya, yıkıma ve talana hedef olması, ülkemizin en ayıplanacak hallerinden biridir. Çevre bilinciyle donanmış olanlarımızın gücü, artan sayıdaki magandalıklarla başa çıkabilmekte başarılı olamıyor. Çevreyi kirletmek ve bozmak doğal bir davranış biçimiymiş gibi algılanmakta ve bu davranış biçimine karşı itiraz etmek isteyenlerimiz de, çevrenin yanı sıra saldırıya uğramaktadır.

Nasıl aşılabilir bu çağdışı halimiz?

Öncelikle çevre bilinci temel bir öğreti olarak algılanmalı ve daha ilkokul yıllarında çocuklarımızın öğretim programına konulmalı. Topluma yönelik örgün eğitimin de temel konusu yapılmalı. Bunu başaramazsak, tüm çevre ve doğa değerlerimizi, bunun yanında kültür miraslarımızı yitirdiğimizi göreceğimiz günler uzak değildir. Çevre sevdası herkeste bir yaşam biçimine dönüştürülmeli.

*       *      *          

Çevre kavramını geniş bir yelpazede düşünmeli. Bu kavram kuşkusuz ki sadece temizlikten ibaret değildir…

Çevre yıkımı, hem de her alanda, iflah olmaz duyarsızılar tarafından o kadar hızlı biçimde yapılmaktadır ki, çocukluğumuzda tanık olduğumuz biyolojik çeşitliliğin olgunluk yaşlarımızda alabildiğine yoksullaştığını, temizliğin ve düzenin yok edildiğini, doğa zenginliklerimizin dağ, taş, ağaç ve orman demeden ülkemizin haritasından silindiğini, kültürel mirasın güneşe terk edilen buz misali eridiğini büyük bir acıyla gözlemliyoruz. Bu kadar kısa zamanda yaşamımızda böylesine bir çevresel yoksullaşma oluşabiliyorsa, geleceğe kaygıyla ve hatta dehşetle bakmamak olanaksızdır…

*       *       *

Temel ve örgün eğitimle, çevreciliğin evlât ve yurt sevgisinin, medeniyetin, toplumsal sağlığımızın ve Tanrı’ya şükranın gereği olduğu yediden yetmiş yediye tüm insanlarımıza öğretilmelidir.

Yeni nesillere yıkılmış ve talan edilmiş bir çevre, köreltilmiş ve yoksullaştırılmış bir doğa, çürütülüp eritilmiş bir kültürel miras bırakmak evlât sevgisiyle de bağdaşmaz. Evlâdını seven, evlâdının çevresel mirasına da özen gösterir. Çevre, çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu biçimde yaşayabilecekleri doğal ortamdır. Tüm canlıların yaşam alanıdır… Ve gelecek nesillerin bize emanetidir…

Yurdun çevresel, doğasal ve kültürel zenginliklerini talan etmenin yurtseverlikle bağdaşır yanı var mıdır?.. “Yurt” dediğimiz zaten o çevresel değerlerin toplamından başka nedir ki?.. Çevre, doğa ve kültürel miras duyarlılığı, medeniyetin ta kendisidir...

Yaşanmakta olan çevre yıkımlarına göndermede bulunan bir espriden çok etkilendim. O espri aynen şöyle: “Gelecek nesil, dur gelme!..”

*       *       *

Medeniyetin ruhuna saldıranların, gelecek neslin emanetlerini yok edenlerin medeniyetle ilgisi olamaz… Dengeleri bozulmuş, kirletilmiş sağlıksız bir çevrede birey ve toplum sağlığının sürdürülebilmesi olanaksızdır. Tanrı’nın yarattığı değerlere kastetmek, o değerleri haritadan silmek, Tanrı’ya duyduğumuz şükranla da örtüşemez… Tanrı, yarattıklarından ve yarattıklarını bize hem nimet ve hem de emanet olarak sunmasından dolayı kutsaldır ve büyüktür.

Çevreye dair kaygılarımızdan kurtulabilmek için, yediden yetmiş yediye herkesi bu bilgilerin öğretisinden geçirmeliyiz. Öğrenen ve öğrendiğini yürekten özümseyen insan, donandığı bilgileri mutlaka yaşam biçimine dönüştürür. Ve donatıldığı o bilgiler eğer çevre bağlamındaysa, çevrecilik de mutlaka onun için yaşam biçiminin ta kendisi olur.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık