• 19 Nisan 2018, Perşembe 8:54
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Diyet…

Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı son gözlemini kamuoyuyla net biçimde paylaştı: "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yöntem olarak aynı yöntem artık olmayacak. Zihniyet değişikliği olmalı. Bunun ipuçlarını bu buluşmamızda ben görmedim…"
   16 Nisan yemekli buluşmasının siyasal çözüm bağlamında pek de umut taşımadığı bilindiği halde, kimilerinin bu yemek sonrasında yansıtmakta olduğu ruh haleti gerçekten incelenmeye değerdir…
   Özellikle sosyal medyayı kaldırtıp oturtanları ibretle izliyoruz…
   Gereksiz ve aşırı umutlara kapılmışların tepkisi siyaset bilimi açısından da ilginç bir inceleme konusudur…
   *          *             *
   Durumları bundan ibaret de değildir tabii ki bu tepki odaklarının… 
   Sadece Türk Lider Mustafa Akıncı üzerine endekslenerek ve Rum Lider Nikos Anastasiadis’i aklayan bir taktik izleyerek veryansın ediyorlar… Dengesiz bir davranış bozukluğudur bu kanımca…
   İçimizden yükselen bu fevri sesler, dünya kamuoyu önünde esas uzlaşmaz tarafın Türkler olduğu izlenimini verme içeriğini ve telaşını taşıyor…
   Böylesi bir ruh haletinin çözüme değil, çözümsüzlüğe hizmet edeceği kesindir… Kıbrıs Türk halkı içinde “çözüm olsun da nasıl olursa olsun” tavrını sergileyen teslimiyetçi bir zihniyeti görenler, sürdürülebilir barışçı ve adil bir çözüm adına kıllarını bile kıpırdatmazlar…
   O zihniyeti güçlendirip yaygınlaştırmak yönünde her türlü emperyal desteği de verirler…
   Ve nasıl bir siyaseti kurgularlar?.. Türk tarafının dizlerinin üstüne çökeceği eşref saatini körükleyip beklerler…  Elen tarafının mutlak hakimiyetini öngören emperyalist zihniyetlerini Türk tarafına baskı yöntemleriyle dayatabilmesi adına…
   *          *             *
   Bu tepki odaklarının kullandıkları referansa da değinmeden geçilemez… Cumhurbaşkanı Akıncı’ya “Biz seni çözüm yapasın diye seçtik. Bizim irademize uygun politika izlemelisin…” mesajlarını ısrarla vererek ondan diyet bekliyorlar…
    Bu tür bir mantığın sahibi olan diyetçilerin oyları Akıncı’yı Cumhurbaşkanlığı makamına taşımaya yetmezdi. Sürdürülebilir, güvenceli, adil ve onurlu bir çözümden yana olanların oylarıdır aslında ağırlıklı olarak Akıncı’yı seçtiren…
   Ve bu ağırlıklı oyların mantığı, şu anda Akıncı’nın müzakere masasına ilişkin gözlem ve görüşleriyle örtüşmektedir… Müzakere masası, Türk halkının ve Türk haklarının Elen emperyalizmine tavla teslim edileceği bir platform değildir…  Olamaz da… 
   *          *             *
   “Çözüm olsun da nasıl olursa olsun” mantığındakilerin hakimiyetçi Rum siyasetini savunan ruh hallerine şaşmamak mümkün değildir…
   Rum tarafı BM tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti’nin legal hükümeti olarak tanınmaktaymış… AB üyesiymişler… BM ve AB platformlarında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek yetkilisiymişler… Ve biz bu güçlü

komşudan kabulü olanaksız ödünler beklermişiz… Ne haddimize?!..
   Kuzey’in yönetiminin bize bırakılmasını, terk edilen mallar üzerindeki ilk söz hakkının o malları tasarrufunda bulunduran Türklere verilmesini istermişiz…
   Dahası var: Dönüşümlü başkanlığı ve siyası eşitliği de istermişiz… Ve dahi adada 650 Türk askerinin sonsuza dek kalmasını da… Bakanlıkların yüzde 30’unu, bürokrasinin yüzde 33’ünü, polis örgütünün yüzde 50’sini istermişiz… Vatandaş olmuş tüm TC’lilerin Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin vatandaşı olmasında ısrar edermişiz…
   *          *             *
   Tüm bunları sıraladıktan sonra bu isteklere Rum tarafının “evet” diyemeyeceğinin altını da büyük bir gönül rahatlığıyla çizmektedirler…
   Bu rahatlık o boyutlarda ki, sıralananların büyük bölümünün 1960 Londra Zürih Antlaşmalarının içeriğini oluşturduğunu bile kendilerine unutturuyor… Kıbrıs Türk halkını bırakınız 1974 öncesine, ama 1960’ların da gerisine sürükleme devinimidir bu…
   Kıbrıs sorununun ve dramlarının gerçek sorumlusunun Rum – Yunan tarafı olduğunun ve bu sorumluluğun bedel ödemeyi öngördüğünün üstüne de bir güzel sünger geçilmekte... Çözüm sürdürülebilir olmalı…Eğer Türk halkını tüm varlığı, kökleri ve tarihiyle silip süpürüp Kıbrıs’a mutlak Elen hakimiyetini getirecekse, olmaz olsun öyle bir çözüm!..
   Böyle bir diyeti ödeyecek hiçbir Türk yetkili şimdiye dek bulunmadı ve bulunmayacak da… 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık