• 07 Haziran 2018, Perşembe 8:24
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Dokunulmazlıklar...

UBP Lefke Milletvekili Aytaç Çaluda’nın milletvekili dokunulmazlığını kaldırmak için bir özel komite kurulmasının Cumhuriyet Meclisi’nde oyçokluğu ile kabul edilmesi son günlerin önemli olayıdır…
O komitenin çalışmalarının sanki bir genel kurul toplantısıymış gibi büyük bir ilgi ve dikkatle izleneceği inancı hakim şimdi kamuoyumuza...
Çünkü zaten kamuoyumuz bu işin öyle olmasını, çalışmaların an be an Meclis duvarlarının dışına taşınmasını istiyor. Medya organları en deneyimli muhabirlerini bu komitenin oturumları için görevlendirmeli…
Ama bakarsınız o komite ilgi odağı olan çalışmalarını teamüllerin aksine basına kapalı yapma kararı alır ki, bu da demokratik ve şeffaf bir yaklaşım olmaz...


   *          *             *


Milletvekillerinin "kürsü dokunulmazlığı" hariç, tüm dokunulmazlıklarının kaldırılması gerektiğini savunanlarımızın sayısı az değildir. Ben de savunurum birey olarak. Seçtiğimiz milletvekillerinin tabulaşmalarını içselleştirmemek hem adaletin ve hem de demokrasinin gereğidir çünkü...
Ama burada bir anımsatma yapma gereğini duymaktayım: Birkaç yıl önce bir referandumla halkın onayına sunulan anayasa değişikliğinin önemli maddelerinden biri de işte bu milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkindi… Gelgelelim referandumda bu maddeyi de içeren o anayasa değişiklikleri halkımız tarafından reddedilmişti…             
Halkımızın sandığa giderek özgür iradesiyle seçtiği milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına sıcak bakmadığı anlamını gelin de çıkarmayın bakalım şimdi o referandumun akıbetini anımsayarak!…


   *          *             *            


Bu ülkede yolsuzluklara ve usulsüzlüklere ilişkin şaibelerin, söylentilerin, belirtilerin ortalığı toza dumana kattığı acı gerçeğimizdir. Yıllar boyudur nice isim bu toz duman arasında çalkalanıp durur… Elbette ki kanıtları olan yolsuzluklar ve usulsüzlükler yargıya havale edilmelidir. HP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay “bu işe bir yerden başlamalı…” diyor.
Özersay ünlü “Toparlanıyoruz Hareketi”ni başlatıp bu hareketin başına geçtiğinde de aynı tezi savunuyordu: “Toplumca toparlanmalı ve işe bir yerden başlanmalı…”
Ama o zamanki STÖ’cü anlayış başkaydı. Özersay ve arkadaşları siyasetin kendi kendine aklanamayacağını, bu yozlaşmış siyaset ortamında herkesin birbirine gebe olduğunu savunuyorlar ve “temiz eller” operasyonları için hem siyaset ve hem de partiler üstü güçlü bir sivil toplum örgütlenmesini baskıcı bir seçenek olarak gördüklerini her ortamda halka anlatıyorlardı. Alabildiğine güven yitiren yoz siyasetin kendi kendini aklayıp paklayamayacağının bilincine varmış olan halk kitleleri de bayağı destek veriyordu kendilerine…
Sonra bir de baktık ki siyaseti aklayıp paklamak için “Toparlanıyoruz Hareketi” çatısı altında çalışmalar başlatan Özersay, birdenbire kendini siyasetin içine attı. Ve propaganda dönemlerinde de “Toparlanıyoruz”un hem mottolarını, hem de hedeflerini seslendirmekte berdevam oldu.
Bilinen bir gerçektir ki, sivil toplum örgütlenmesinden siyasal örgütlenmeye kayması üzerine sivil toplumcu birçok yoldaşı Özersay’ı terk etti… Çünkü onlar halka yayılmış güçlü bir STÖ hareketinin popülist toplumu da, yozlaşmış siyaseti de çok daha etkin bir şekilde temizleyebileceğine inanmış, ya da inandırılmış kişilerdi…


   *          *             *


Dünün güçlü STÖ’cüsü Özersay şimdi hem siyasetin, hem de yürütme organının içindedir ve “Toparlanıyoruz”dan bu yana gelen ilkelerini işte bu ortamda gerçekleştirmeye çalışacaktır…
Durum ortada: Sadece bugünün değil, geçmişin siyaseti de kendi kendisiyle yüzleşmek durumunda bırakılıyor. Hem de siyasetin içinden gelen bir tetiklenmeyle!.. Bizim siyasetimizin buna ne kadar tahammül gösterebileceğini görebilmemiz için çok ilginç bir dönem açılıyor önümüzde…
Aytaç Çaluda’nın canlı yayında izlenen konuşması siyaset dünyamızın hayli karışacağının ilk sinyallerini verdi. Çaluda mealen diyordu ki; “evet ben insancıl düşüncelerimle inisiyatif alarak itham edildiklerimi iyi niyetle yaptım… Ama öyle kişilerden telkin ve istekler aldım ki, eğer ortada bir suç varsa onlar da bu suçun ortakları ve teşvikçileridirler…”
Konuşması sırasında verdiği ve tutanaklara geçirdiği kimileri ise siyasetimizin hitleri ve de Özersay’ın koalisyon ortaklığında bulunduğu bir partinin eski güçlüleri…
Ne kadar ilginç değil mi?.. Bu işin yargı aşamasını ve adları verilen kişileri de yargı organında savunmanın çağırdığı tanıklar olarak tahayyül ediniz şimdi!..
Yürüsün mü“temiz eller” ilhamlı hareket… Evet yürüsün… Ama adam gibi yürüsün… KKTC’nin kurulmasından bu yana iktidardan kimler gelmiş, kimler geçmişse eğer haklarında şaibeler, kanıtlar ve iddialar olan kaç kişi varsa hesaba çekilsin… Bir tek Çaluda ile yetinilmesin… Seçilen günah keçisi mi o?!..
Yozlaşmanın bataklarında yürüyen naif siyasetimizin bu duruma ne kadar katlanabileceğini görebilmek açısından bize sunulan fırsata teşekkür etmeliyiz… Dileyelim ki başarıya ulaşılır ve siyasetimizde devrimler olur. Ama devrimler çok sancılıdır…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık