• 26 Aralık 2017, Salı 8:42
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Düşüncelerime yapılan katkılar…

“Unutulmaz bir Yıldönümüne Dair Düşünceler” başlıklı yazım üzerine siz sevgili okurlarımdan gelen yankılar yakın tarihimize bile yeterince sahip çıkamadığımızın sitemleriyle yüklüdür. Keşke mümkün olsaydı da adresime ulaştırılan tüm mektupları burada paylaşabilseydim. Ama buralarda ‘kitap’ değil, ‘köşe yazısı’ yazıyoruz… O mektupların bazılarını olsun burada paylaşmazsam, okurlarımın duyarlılığına kayıtsızlıkta bulunmuş olacağımı düşündüm… “Kin” adına değil “bilinçlenme” adına okuyalım:

*             *             *

KARARTMALAR: "Lefkoşa Türk Lisesi ikinci sınıfında okuyordum. Atatürk Heykeli’ne Rum polis cipinden ateş açıldığını duyduk. Okul avlusundan cipi taş yağmuruna tutuk. Cipteki Rum polisi bizi taradı. İki arkadaşımız yaralandı. Bunları bilmeyen ve görmeyenler tarihi doğru yorumlayamazlar. Yaşananları ders kitaplarından çıkaranlara yazıklar olsun. Eğitimde yapılan bilgi karartmalarından gençliğimize eski günlerimizi anlatamadık ve bu gün bu durumlara geldik." (Teşekkürler Bayram Güney)

*             *             *

BAŞLANGIÇ: “Ben lise 2 öğrencisiydim. Shell benzin istasyonundan Land Rover polis aracından Rum polislerin ateş açıp Kızılbaş yönüne kaçtığının canlı şahidiyim. Müdürümüz rahmetli Erol Özçelik bu kurşunlama esnasında hep bizimle beraberdi. Lisemiz hemen akabinde eğitime son verdi. Biz de vatanımızı savunmak için birliklere dahil olduk. Milli mücadele başlamıştı. (Teşekkürler RifatAkbıyıklı)

*             *             *

AÇIK HAVA HAPİSHANESİ: “Kanlı Noel ve sonrası yüzlerce köy can havliyle daha büyük Türk yerleşimlerine kaçarak oralarda viran evleri, ahırları, samanlıkları kendilerine barınak yapmışlar, yarı aç, yarı tok ilkel bir hayat yaşamışlardır. Açık hava cezaevindeymişiz gibi… Bir yerden diğer yere ulaşım yok… Deneyenler yoldan alınıp katledilmişler. Rum ise hep 1974 sonrasını konuşur. Stamada giryeler!..“(Teşekkürler Ergun Bayram)

*             *             *

ŞEHİTLERİMİZ BOŞUNA MI ÖLDÜLER?: " 21 Aralık yılın en uzun günü olmuştu 1963 de... Günlerden Cumartesi idi. saat 11'e doğru yaralı Türk gençleri tedavi için acile getiriliyordu. Genel Hastane penceresinden bakıyorduk. Rum müdür Skiza geldi purosunu çeke çeke, 'Bak' dedi 'Türk Lisesi çocuklarını kurşunladılar, durum iyi değil. Arkadaşlarını al ve arka yollardan evinize gidin. Dikkatli olun' dedi. 'Saat daha 11, saat bire çok var' dedim. Skiza ; ‘Sen benim söylediğimi yap, hemen gidin' dedi. Öyle yaptık. Bir daha geri Rum tarafında kalan hastaneye dönemedik. Biz en uzun gecenin en uzun en hüzünlü korkulu gününü yaşadık. Yaşadık da ne oldu?.. Hiç... Şehitlerimizin maalesef hep boşa öldüklerini düşünürüm çoğu zaman..." (Teşekkürler Süleyman Selçuk)

*             *             *

GEÇMİŞİ UNUTAMAYIZ:  “21 Aralık 1963 bir Milat’tır… Rumlar Tahtakala’da biri kadın, diğeri erkek iki genç Türk’ü şehit etmişlerdi. Arkasından Kıbrıs’ta Türk halkına karşı katliamlara, soykırımlara başlamışlardı. 21 Aralık gecesini hiç unutmam. Evimizi otomatik silahlarla taradılar. Yolda buldukları Türkleri vurdular. O gece ve ondan sonraki günlerde her tarafa dehşet saçtılar. TMT direnişi olmasaydı, bugün Kıbrıs’ta Türkler olmayacaktı. Geçmişi unutamayız.” (Teşekkürler Salih Öcal)

*             *             *

GÖREV: “Yakın bir zamanda bu olayları anlatacak kimse kalmayacak. Yalan yanlış hikâyelere ‘tarih’ diyeceğiz. Bu insanlar hayatta iken birisinin bunları objektif bir şekilde toparlaması ve yayınlaması gerek. Eğrisi ile doğrusu ile... Karanlıkta kalan birçok olay var ve zaman aşımına uğradı. Bu çalışmayı yapıp güzel bir belgesele dönüştürmek bence en başta gazetecilerin görevi.”(Teşekkürler Hasan Besim)

*             *             *

DERS: “Üniversitede soykırım konulu dersin profesörü, bir gün bize odotoryuma bir konuk getirdi… 90 yaşlarında bir kadın... Nazi kampını yaşamış, ailesini orada kaybetmiş ve kendisi hasbelkader kurtulmuş bir kadın...Kadının yaşadıklarını anlatmasını, 250 kişilik odotoryumda çıt çıkmadan dinledik… Tüm Yahudilerin yakalarına, ayırt edilmelerini sağlayan yıldız takma zorunluluğunu, daha sonra evlerinden, iş yerlerinden Naziler tarafından alınmalarını, kampa götürülmelerini, erkekleri ayrı, kadınları ayrı bölümlerde çırılçıplak soyup saçlarını tıraş edip 15-20 kişinin ancak sığacağı hücrelere yüzlercesinin tıkıştırılmasını ve neticede gaz odalarında yavaş yavaş ölümlerini anlattı... Konuşması bitince profesörle kadın bir şeyler fısıldaştı... Nefes almadan ‘nedir acaba?’ diye beklerken, kadın hırkasını çıkardı ve elbisesinin kolunu yukarıya sıvadı…  Bileğindeki Naziler tarafından yazılmış ve dövme olduğu için hâlâ  silinmemiş olan mahkûm numarasını sınıfa gösterdi… Ve ders bitti… Kafamıza değil beynimize kazınarak…

Anlattığım olayın ve benzeri olayların okullardaki tarih derslerinde çocuklara canlı tanıklar tarafından birebir anlatılması ne kadar iyi olurdu diye düşündüm... Tarih konuşsun…” (Teşekkürler Dilek Yavuz Yanık)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık