• 06 Eylül 2017, Çarşamba 10:22
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Eko siteme plastik saldırısı…

Bugün plastik etkilenmelerle ilgili yazılarımın üçüncüsünü sunuyorum… Böylece üç boyutlu bir incelemenin  tamamlanmış olacağını düşünüyorum…
Son iki hafta içinde bu bağlamda sizleri buluşturduğum yazılarımın birincisi plastik ambalajlar içindeki suyun ve diğer içilebilir sıvıların taşıdığı risklerle ilgiliydi: “Pet şişelerdeki su …”
İkinci yazımda plastik ambalajlar ve kaplar içindeki gıdaların toplumsal sağlık üzerindeki olumsuz etkileri irdelenmişti: “Plastikleri hayatımızdan atalım atabildiğimizce…”
Bugünkü yazımda ise sıra plastik atıkların çevre kirliliği üzerindeki muazzam payını irdelemeye geldi.
   *          *             *            
Çevremize baktığımızda hepimiz net bir şekilde görebilmekteyiz ki, plastik atıkların çevresel etkileri giderek daha büyük oranda dikkati çekmektedir. Plastiklerin kullanımlarını artıran nedenler çoğaldıkça, çevre kirliliğindeki plastik çöplerin oranı da büyümektedir.
Ve bu durum, işte ürpertici çevre sorunlarının ana kaynaklarından birine dönüşmektedir.
Sadece karada değil, denizlerde de plastiklerden kaynaklanan kirlenmenin dehşeti giderek büyümektedir… Özellikle okyanuslarda biriken plastikler her yıl artan oranda önemli ekolôjik etkiler yapmaya başlamıştır.
Plastiklerin ucuz maliyeti bunların atık olarak rahatça atılmalarını özendirmektedir. Bu ucuz maliyet, plastiklerin yeniden kullanımları seçeneğini ortadan kaldırmaktadır. “Kullan ve at gitsin” mantığı… Plastikler karada olduğu gibi denizde de çok zor yok olmaktadırlar.
Plastik endüstrisinin atıkları deniz yüzeyinin kirlenmesinde başlıca etken olmakla kalmıyor. Bu atıklar, denizle bağlantılı kuşların ve balıkların da yok olmasına yol açıyor... 
Deniz hayvanları plastik atıkların bir bölümünü yiyeceklerle karıştırmaktadır... Bu hayvanlar, plastikleri “yiyecek” niyetine yutmaktadırlar.
Deniz kuşlarının midelerinden sürekli olarak deniz yüzeyinde bulunan plastik atıkların çıktığı görülmektedir.
Deniz kaplumbağaları ise plastik torbaları denizanaları ile karıştırmaktadırlar. “Denizanası” diye yuttukları plastikler midelerinde tıkanmalara neden olmaktadır. Bu durum,  hayvana yalancı doygunluk hissi vererek onların açlıktan ölümüne yol açmaktadır.

Plastik balık ağlarının denizlere atılması veya kopması birçok deniz canlısında öldürücü etkiler yapmaktadır. 1982 yılında yapılan bir çalışmada yıllık olarak 50,000 deniz ayısının plastik balıkçı ağları nedeniyle öldüğü belirlendi.
Her yıl gemilerden yüz binlerce plastik kabın denizlere atıldığı hesaplanmaktadır. Bunun yanında her yıl on binlerce plastik donanımda denetimsiz biçimde denizleri boylamaktadır. 
Okyanuslarla ilgili sorun yaratan plastikler arasında polistiren küreler, şırıngalar, içecek kapları, plastik ipler, plastik torbalar, kondomlar ve balık ağları baş sırayı tutmaktadır. 
Plastik kirlenme denizlerin hazmedemediği bir ekolôjik saldırı türüdür.
   *          *             *
Deniz kirliliğinin önlenmesiyle ilgili uluslararası bir anlaşma yapılmıştır. Kısa adı “Marpol” olan bu anlaşma 1978 yılında imzaya açıldı. Anlaşma gemilerden her türlü plastiğin atılmasını yasaklamaktadır.
Ancak bu anlaşmanın da deniz kirliliğini önlemeye yetmediği görülmektedir… Çünkü sahilden uzakta ve kontrolsüz bölgelerde atıkların suya boşaltılması çok kolay ve yaygındır.
Denizlerin bu şekilde kirletilmesinden bizim ülkemizin de nasibini almakta olduğu acı gerçeğimizdir. Açık denize boşaltılan atıkların sıkça sahillerimize vurduğuna tanık olunmaktadır.
Uzmanlara göre, plastik kirlenmelerle ilgili ilk adım deniz atıklarının tiplendirilmesi olmalıdır. Çevrede ve sahilde deniz dibinde ve yakın çevrede hangi tip atıkların bulunduğu dikkatlice analiz edilmelidir. Atığın tipi çoğu kez kaynağın da belirlenmesine olanak sağlamaktadır.
Eğer plastik atıklar karadan kaynaklandığını gösteriyorsa bu kaynağın ortadan kaldırılmasına veya azaltılmasına yönelik ne gibi önlemler alınabileceği üzerinde durulmalıdır.
Yok eğer atıklar açık denizde seyreden gemilerden kaynaklanıyorsa, bununla mücadele etmek daha zordur ki KKTC olarak bizim gündemimizde bu çevresel sorun vardır.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık