• 19 Ocak 2018, Cuma 8:45
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Herkes bize, biz birbirimize karşı!…

Fatih Sultan Mehmet, dev toplarıyla delik deşik ettiği surlardan düşen İstanbul’a girmeye hazırlanırken Ayasofya’da toplanan papazların iki tartışma konusu vardı. Bunlardan biri meleklerin kız mı erkek mi olduğuna, diğeri ise Fatih Sultan Mehmet karşılanırken kırmızı pabuçları hangilerinin giymesi gerektiğine dairdi… 

*             *             *

Neden mi anımsattım şimdi bu tarihi anekdotu yeniden? Bakın anlatayım:

Biz kaç gündür seçimin sonuçlarına ve kimlerin nasıl bir hükümet kurması gerektiğine ilişkin yüksek perdeden heyecanlı tartışmalar yaparken, çevremizde pek de ırgalamadığımız çok önemli gelişmeler olmaktadır…

Aralarında Fransa, İtalya ve İspanya’nın da bulunduğu “Akdeniz’de kıyısı olan AB ülkeleri zirvesi” nde, Rum – Yunan girişimleriyle  Türkiye’nin Kıbrıs garantörlüğünü dışlayan bir karar alındı…

Güney Kıbrıs Rum Rejimi, adanın kuzeyini de kapsayacak şekilde denizlerdeki tüm doğal gaz zenginliklerinin kendisine ait olduğunu tescil edebilme adına Birleşmiş Milletler’de girişimler başlattı… Adamların, kışkırtıcı sondaj faaliyetlerini bizim karasularımıza kadar taşıma projeleri var…

Güney Kıbrıs Rejimi ve Yunanistan; Mısır, İsrail ve Lübnan’dan sonra Ürdün’le de stratejik ortaklık anlaşmasını Lefkoşa’da imzaladı. Oldukça tantanalı imza töreninde, ta Atina’dan gelen Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras da hazır bulundu… Zaten Rumların yaptığı tüm stratejik ortaklık anlaşmalarının içinde hep Yunanistan da vardır ve bu anlaşmalarda resmen taraftır.

Türkiye ile KKTC arasındaki denize de hükmedebilme ihtirasıyla, silahlanmaya günde 2 milyon dolar harcayan Güney Kıbrıs Rum Rejimi, deniz gücünü daha bir artırabilme adına vurucu savaş gemileri alma programını güncelledi. Şimdi 2 savaş gemisi daha alıyorlar…

Sınırlarındaki ABD ve hatta Rusya destekli terörist örgütlenme nedeniyle Türkiye güvenliği ve geleceği adına Suriye topraklarında yeni bir savaşı başlatma hazırlığına girişti…

Güvenliğimiz ve varlığımızla çok yakından ilgili bu çok sıcak, kızgın gelişmeler karşısında ne gerekli duyarlılık içindeyiz ve ne de gerekli tepkileri, gerekli tonlarda verebiliyoruz…

Gündemimizin baş sıralarında seçim sonuçları ve ne tür bir koalisyon hükümetinin kimlerle kurulabileceği tartışmaları vardı…

Düşmek üzere olan İstanbul’un papazlarının Ayasofya’daki garip hallerini gelin de anımsamayın ve anımsatmayın bakalım şimdi bu hazin manzaramız karşısında!..

*             *             *

Kızgın gidişat barış ve uzlaşma umutlarımızı böylesine mahvederken, Güney Kıbrıs’taki başkanlık seçiminden sonra müzakere masasına oturmanın düşlerini kuranlarımızın haline gelecek olursak… Acaba o hallerine gülsek mi, yoksa ağlasak mı?..

Kimilerinin çözüm çabalarına en yakın Rum partisi olarak gördükleri AKEL, biz buralarda seçim sandıklarına yönelirken çözüme destek şartlarını 10 maddelik dinamit gibi bir bildiriyle açıkladı… Buna da hiçbirimiz gerekli tepkiyi vermedik…

Seçim öncesi son basın toplantısında, AKEL ile iyi ilişkiler içinde olan CTP’nin Genel Başkanı Tufan Erhürman’dan bu dinamit gibi bildiri konusunda görüş almak istediğimde, “seçimleri var, olur böyle şeyler” gerekçesiyle CTP’nin bunu önemsizleştirmeye çalıştığını gözlemledim.

Buyurun önemsizleştirilmeye çalışılan bu dinamit misali bildiriye birlikte bir bakalım: 

“1-  Garantiler kalkmalı, Türk askeri çekilmeli.

2- 1960 garanti sistemi ve tek yanlı müdahale hakkı kaldırılmalı. Güvenlikte, NATO unsuru da kabul edilemez.

3- ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, BM ve AB üyesi devlet statüsü ve uluslararası sözleşmeleri aracılığıyla ‘iki bölgeli iki toplumlu’ federasyona dönüşerek devamı.

4- Devlette, tek bir egemenlik, tek bir uluslararası temsiliyet ve tek vatandaşlığın da aralarında bulunduğu etkin merkezi bir güç olmalı.

5-Temel özgürlükler ve insan hakları kesintisiz uygulanmalı.

6- AKEL Avrupa müktesebatından daimi sapmaları kabul etmez. Gerek çözüm anında, gerek gelecekteki Türk ve Yunan vatandaşı akışında kolonizasyona son verilmeli ve 4’e 1 nüfus oranına saygı gösterilmeli.

7- Maraş ve Güzelyurt’un Rum idaresine verilmesini kapsayacak özlü toprak düzenlemeleri yapılmalı.

8- Gerek toprak iadelerinde, gerekse Türk askerinin çekilmesinde takvim asgariye indirilmeli.

9- Düzenlemeye tabi olacak toprak, kapsamlı anlaşmanın yürürlüğe gireceği andan itibaren Kıbrıs Rum tarafına ait olmalı.

10- Güvenlik Konseyi ve diğer müdahil taraflardan, kapsamlı çözümün uygulanmasını ve idamesini güvence altına alacak güçlü bir karar üretilmeli”  (Kaynak: Fileleftheros gazetesi)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık