• 21 Mayıs 2017, Pazar 10:42
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

İlgililerin umursamadığı, şu ses kirliliği…

Ülkemizde, tüm çevre rezilliklerinin içinde, hiç ırgalanmayan, hatta çoğunluk tarafından kanıksanan, dahası olağan da sayılan ciddi bir çevre sorunu vardır: Ses kirliliği!.

Kanıksayanları ve onu olağan sayanları bile sessiz sedasız kemiren psikolojik bir bela!..

Ses kirliliğinin fiziki ve psikolojik etkileri tıp tarafından elbette ki kabul edilmektedir… Ses kirliliklerinin sarmalındaki toplumlar da sağlıklı sayılmazlar…

Ses kirliliği üretmekten keyif alan ve bunu kendine özel bir ayrıcalık ve hatta eğlence sanan kitleler oluştu şu saygısız düzenimizde…

Onlara nerelerde mi rastlanır?... Her yerde…

Trafikte, sokaklarda, meskûn alanlarda, mahalle aralarında, apartmanlarda, iş yerlerinde, yazın plajlarda, havuzlarda, piknikte ve özellikle de şantiye bölgelerinde…

Saygıdan nasibini almayanlar onca gürültüyü güya eğlence ya da iş adına üretirken, sanki oralarda kendilerinden başkası yoktur duyarsızlığındadırlar...

*       *       *

Bizim mahalle boş arsalar bölgesi… O nedenle son birkaç yıldır sürekli  inşaat faaliyetine tanık olmaktayız… İnşaatlardaki çalışmaların erken saatlerde başlayıp gecenin ilerleyen saatlerine dek sürmesi sırasında çıkarılan olağan gürültüler yetmez!.. İşçilerin kimisi bağıra çağıra ve çeşitli dilde şarkı söylemekte, yüksek perdeden durmamacasına konuşmakta…

Bir seferinde öylesi bir saçmalığa tanık oldum ki, mutlaka okurlarımla paylaşmalıyım:

Devasa bir kamyon apartman inşaatının 30 metre kadar ötesindeki tarlanın içine tonlarca toprağı, ortalığı toz - toprağa boğarak boca etti. Peşinen söylemeliyim ki, o kamyonun, o devasa toprak yığınını inşaatın hemen yanına boşaltma olanağı da vardı. Ama bunu yapmadı. Hangi akla hizmetse!..

Sonra efendim öteki saçmalık başlamasın mı? Bir kepçe devreye girdi… Gürültüyle o toprak yığınından almaya başladığı yükünü asfalt yola da çıkarak ve de evlerin önünden geçerek, 30 metre kadar ötedeki apartman inşaatının arkasına döküp yaymaya başladı…

Kepçenin bu faaliyetinde tertemiz evler toz bulutlarından nasibini aldı… Asfalt yola kepçenin sayısız gelgitleri sırasında topraklar saçıldı. Asfalt yol tarlaya dönüştürüldü…

Ve iki gün boyunca, sabahtan akşama dek o gelgitler sırasında kepçenin çıkardığı gürültüler ortalığı kaldırıp oturttu… Ses kirliliği saatler boyu bölge sakinlerinin kâbusu oldu…

Polisi aradık “belediye karışır” dedi. Belediyeyi aradığımızda “Çevre Dairesi’yle bir temasa geçseniz” tavsiyesini aldık. Çevre Dairesi’ni aradığımızda ise hava aldık. İhbar hattı yanıt vermedi…

*       *       *

Tüm bunları yapan inşaat işçileri, aldıkları yetersiz eğitim dolayısıyla, ola ki cahildirler, kültürsüzdürler, duyarsızdırlar… Ürettikleri çevre sorunlarını olağan da sayabilirler…

Peki de, onların başında, onları yöneten müteahhitler ve mühendisler, mimarlar da mı aynı kültür düzeyindedirler?.. İşçilerini neden denetlemezler?.. Onlara neden çevre ve iş terbiyesi vermezler?.. Neden telkinlerde bulunmazlar?..

Yoksa bir proje tamamlanana kadar her türlü çevre sorununu üretmek ve bu sorunlara çevre sakinlerinin ille de katlanmasını beklemek onlar için meşru  mu?.. Böyle düşünenlerin yazık olsun eğitimlerinden aldıkları diplomalara da!..                                                                              *       *       *

Geçen yazın son haftalarında, tanıdık bir ailenin Alsancak sahilindeki enfes manzaralı evindeydim… Geniş terasa oturduk, önümüz leb-i derya… Harikulâde manzara karşısında hayranlığımı dile getirdiğimde, evin hanımı acı bir gülümsemeyle “Dışı sizi, içi bizi yakar. Hele gece ilerlesin de sabahlara dek süren gürültüleri bir dinleyin bakalım. Ne yöneticilere, ne de polise derdimizi anlatamıyoruz” dedi.

Çevrede, sahil şeridi boyunca yığınla diskotek, restoran ve otel vardı… Yüksek volümlü müzikler hep birlikte oralardan yayılmaya ve hele rüzgâr tarafından çevreye taşınmaya başlayınca, o eğlencelerin içinde olmayan ve evlerinde dinlenmeye çekilen insanların vay haline!..

Ailenin, doktor olan İngiltere’deki kızları tatil için gelmiş. Gürültülerden uyuyamayınca ve üst üste her gece uykusuz kalınca, tatilini kısa kesip yerleştiği o uygar ülkeye dönmüş. “Bizim oralarda çevreye tıkırtılarla bile rahatsızlık verilemez. Veren olsa, polis hemen gelir saygısız gürültücünün canına okur” diyerek…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek