• 28 Eylül 2017, Perşembe 8:35
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Kürt referandumunun analizi…

Tümüyle emperyalizmin çıkarlarına göre dizayn edilen Büyük Ortadoğu Planı (BOP) satır satır uygulanmaktadır…

Bu uygulama adına Ortadoğu’nun altı üstüne getirildi. Irak’ta Saddam’dan, Libya’da Kaddafi’den, Mısır’da Mübarek’ten başlayarak birliği ve otoriteyi demir yumrukla sağlayan milliyetçi Arap liderler ve siyasi gruplar feci şekilde bertaraf edildiler.

Sözde “demokrasi” adına işgaller yaygınlaşırken kışkırtılan mezhep savaşlarıyla bölge halklarının birbirlerini kesmeleri sağlandı. Genellikle Batı’dan toplanan paralı serseri askerlerden oluşturulan IŞİD terör örgütü bu cehennemin içine hançer gibi sokularak gerginlik tırmandırıldı. IŞİD eliyle İslâm bölgesindeki kültür mirasları yok edildi. IŞİD’e karşı organize edilip silahlandırılan on binlerce insan, hem böylece savaş eğitiminden geçirildi ve hem de emperyalizmin paralı ordusuna dönüştürüldü. IŞİD, senaryodaki rolü tamamlanınca haritadan silindi. Ve sıra Kürtlerin yüzde 93 “evet” oyuyla sonuçlandırılan gündemdeki şeytani referanduma geldi. Adına "Emperyalizm" denilen kara kudret, İran'ı, Irak'ı, Suriye'yi ve Türkiye'yi bölme planının en cüretli operasyonunu Kuzey Irak Kürtlerini referandum sandığına yöneltmekle başlattı. Irak Bölgesel Yönetimi sınırları içinde yaşayan Türkmenlerle Araplar referandumu boykot ettiler. Bölgemiz karanlık ve ürpertici bir dönemin eşiğine getirildi..

Eğer kıymet-i harbiyesi hiç olmayacaksa Lozan ve Ankara Antlaşmaları gibi uluslararası ahitler neden imzalanır? Ha, bu arada mutlaka altını çizmeliyim ki, ABD özellikle Lozan Antlaşması’na imza atmaktan ısrarla kaçınmıştı. Çünkü ABD'nin kafasında işte bugünkü hamlelerin hesabı vardı...

TC Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, referandum öncesinde ayrıntılara fazla girmeden çok net bir açıklama yaparak bu olayın nasıl değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmişti. Atılan adımın “Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit” anlamına geldiğini belirten Bozdağ çiğnenen uluslararası antlaşmalara dair şunları demişti:

“1923'teki Lozan, 1926'daki Ankara, 1946’daki Dostluk ve 1983’teki Türkiye - Irak Komşuluk Antlaşmaları var. Bu antlaşmalarda ihtilâfların nasıl çözüme kavuşturulacağı çok açık bir şekilde ortaya konulmuştur.”

Bozdağ'ın açıklamasında, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurguladığı ve İsmet İnönü’nün 1923'te imzaladığı Lozan Antlaşması'yla 1926'daki Ankara Antlaşması'na yaptığı göndermeler dikkat çekiciydi. Çünkü, Lozan'da Türkiye'nin sınırları ve sınır güvenliğiyle ilgili 3’ncü maddede şunlar yazılıdır:

“Türkiye ile Irak arasındaki sınır, bu antlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak dokuz aylık bir süre içinde Türkiye ile İngiltere arasında dostça bir çözüm yoluyla saptanacaktır.”

İşte bu antlaşmadan üç yıl sonra 1926'da Ankara Antlaşması yapıldı. Ankara Antlaşması'nın 1’nci ve 5’nci maddelerinde “Türkiye ile Irak arasındaki hudut Cemiyet-i Akvam'ın (o zamanki Birleşmiş Milletler) 29 Ekim 1924 tarihli toplantısında kararlaştırıldığı şekilde (ki bunun bir diğer adı da Brüksel Sınır Çizgisi’dir) kesinleşmiştir. Taraflardan her biri 1’nci maddede belirlenen sınır hattının kesin ve bozulmaz olduğunu kabul ederek bunu değiştirmeye matuf her türlü teşebbüsten sakınmayı taahhüt eder” denilmektedir.

Mesut Barzani’nin arkasında ABD ile İsrail olmasa bu cüretli referandum operasyonu gündeme gelmezdi. Siyasi gözlemcilerin de vurguladıkları gibi referanduma sahne olan o Ortadoğu bölgesi, çok rahat bir hayat yaşıyordu. Irak’ın içi karmakarışıkken ve Musul’da bile barış sağlanamamışken, Kürt bölgesi huzur içindeydi. Normal şartlarda bu rahatlık ekonomik ve siyasi açıdan o bölgenin gelişmesini sağlamaya yeterliydi. Ama beklenen olmadı. Bölge sakinleri o huzur ortamında yan gelip yattılar. Hiçbir ekonomik sektörü yaşama geçirmediler. Sadece bölgeye gelen petrol şirketleri yatırım yapıp petrol çıkardılar. Bu şirketlere bile Barzani Rejimi’nin milyarlarca dolar borcu var. Hiçbir üretken ekonomik sektörü olmayan bu bölgede çalışan nüfusun yüzde 70’i memur yapıldı. Ülkenin gelirinin yüzde 60’ı memur maaşlarına gider.

Bölgede elektrik ve su kaynakları yok. Her mahallede jeneratör var. O jeneratörlerin akaryakıtını satan da Barzani Ailesi’dir. Yani Barzani’ler bir bakıma kendi ticari çıkarları için santral kurmuyorlar. Sınırdaki bazı bölgeler Türkiye’den verilen elektrikle idare ediyor.

İç siyasi sorunlar da son derece gerilimli. Talabani başkanlığındaki Süleymaniye ile Barzani başkanlığındaki Erbil arasında gerilim var. Bu siyasi çalkantı da ciddi bir şekilde Kürt bölgesini zayıflatıyor. Referandum kahramanı Barzani yeniden seçilemedi. Öylece, antidemokratik şekilde havada duruyor. Referandum ilk gündeme geldiğinde Talabani’nin partisinden muhalif sesler yükseldi. Ama o seslerin bastırılması gecikmedi.

Ortadoğu dengelerini daha bir bozan bu referandumun sonrasının çok ilginç gelişmelere gebe olduğu kesindir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık
Pop Up ek