• 31 Temmuz 2017, Pazartesi 9:45
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Maronitler hakkında…

Konuya şöyle girmeliyim: Türk - Rum ortaklık cumhuriyetine yaşam veren 1960 Anayasası’nda adada iki ulusal halk olduğu kabul edildi. “Azınlık” olarak kabul edilen Ermeni, Maronit ve Latin’lere bu iki halktan birine katılma hakkı tanındı. Yapılan referandumda tüm azınlıklar Rum halkına katılma lehinde oy verdiler.
Maronitlerin KKTC’deki köylerine dönüşlerini sağlamak adına siyasi karar üretildiğinin açıklanmasının hemen arkasından, bu toplumun siyasi temsilcisinden o konuda yakın geçmişte gelen görüş belleklerden su yüzüne çıktı. Ve internet ortamında yankılar yaratarak dolaştı…
Kıbrıs sorununun siyasal bir çözüme bağlanmasının artık an meselesi gibi göründüğü o umutlu günlerde, Rum Temsilciler Meclisi’ndeki seçilmiş Maronit temsilcisi Yannakis Musas, halkının Kıbrıs Türk – Rum ortaklık cumhuriyetinin kurulduğu 1960 yılında vermiş olduğu kararı anımsatıyordu. Ki o karar, işte Maronitlerin Rum toplumuna ait olduğuna ilişkindir...
Maronitlerinkine benzer bir kararı 1960’da Kıbrıs’taki Ermeni toplumu da vermişti hiç kuşkusuz… Bu bağlılıklarından dolayı Rum otoritesi Maronitlere ve Ermenilere Rum temsilciler Meclisi’nde birer milletvekili ile temsil edilebilme jestini göstermiştir.
Musas, 27 Mayıs 2017 tarihli o demecinde, siyasal bir çözüme varılacaksa halen yürürlükte olan bu toplumsal kararlarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktaydı. Nitekim benzeri şeyleri KKTC Cumhurbaşkanlığı’nda üretilen o karardan sonra da Rum medyasına tekrarladı… (Bakınız 27 Temmuz 2017 tarihli “Alithia” gazetesi.)
   *          *             *
Cumhurbaşkanlığında yapılan toplantıda Maronitlerle ilgili olarak köylerine serbest dönüş kararı alınırken elbette ki YannakisMusas’ın bu yakın tarihli açıklaması da biliniyordu.  Açıklamanın ilgili dosyada bulunması gerekirdi…
Peki, 1960’dan bu yana kendini Rum otoritesine bağlı sayan,  Rum Meclisi’nde temsilci bulunduran ve çocuklarını Rum Milli Muhafız Ordusu’nda vatan görevine gönderen bir topluluğun KKTC’ye dönmesi halinde buradaki yönetimle ilişkileri nasıl olacak? Ve kendi halkının sorunlarını çözmekte bile yetersiz kalan Kıbrıs Türk Yönetimi, Maronitlerin yerleşeceği viran köylerdeki su, elektrik, yol ve genel tamirat gibi ciddi alt yapı sorunlarını nasıl çözümleyecek?
İşte gündemdeki sorular bunlardır şimdi…
Bu arada Kıbrıs Türk halkından Maronitlerle ilgili olarak alınan karara ciddi bir itiraz gelmezken, alınan kararın ne denli anayasal olduğu konusunda ise ilginç söylemler gelişti.
Cumhurbaşkanlığında üst düzeyde bir toplantı yapılarak öylesi bir kararın alınması anayasanın hangi maddesine uyar?  Öylesi bir kararı önce Bakanlar Kurulu’nun alıp Cumhuriyet Meclisi’ne göndermesi, kararın yasallaşmasından sonra  da onaylanmak üzere Cumhurbaşkanına havale edilmesi gerekmez mi?  Doğrusu şu ya, Maronit kararını alan kurulun adını da vatandaş pek koyamadı!..“Çalıştay” diyenler bile oldu… ve bir soru: Adı konulmayan o üst kurulda alınan karar birileri tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülse düşmez mi?..
   *          *             *
1974’ten bu yana KKTC’deki köylerinde yaşamakta olan Maronitlerle Kıbrıs Türk halkı arasında şimdiye dek ciddi hiçbir sorun yaşanmadı. Maronitlerin kendilerini Rum halkına bağlı görmeleri toplumsal tercihleridir ve buna saygı duyulur…
Asıl mesele bu tercihlerini sürdürürken, aramızda daha da çoğalmaları halinde,  KKTC bölgesinde hangi koşullarda yaşayabilecekleri ve vatandaşlık haklarının neler olabileceğidir…
Kıbrıs’ta 800 küsur yıllık tarihi olan Maronitler, bu adaya Lüzinyanların mirasıdırlar. 1192’de İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard’dan adayı satın alan Kral Lusignan, egemenliğini kurmak üzere Kudüs’ten gelirken kapıyı sempati duyduğu bir topluluk olan Maronitlere de açmıştı. 1489’a dek süren Lüzinyan döneminde büyük ayrıcalıklara sahip olan bu topluluk, Venedik ve Osmanlı döneminde çeşitli vatandaşlık haklarından yoksun bırakıldı… Osmanlı, Katoliklerden çok Ortodokslara sempati  duymaktaydı!..
Ortadoğu’da Mezopotamya ile Kızıldeniz arasındaki bölgenin Akdeniz kıyılarında yaşayan ve yaşam alanlarına Levant denilen Maronitlerin ana dilleri Arapça’dır. Onlara Hristiyan Araplar” gözüyle de bakılır… Aralarında Yunanca ve Türkçe konuşanlar da vardır. İbadet ve ayinlerini Arapça dilinde gerçekleştiren Maronitler  Roma Katolik Kilisesi'ne bağlıdırlar. Kıbrıs’taki nüfusları 5000 dolayındadır… Kudüs’e Haçlı seferlerinin yapıldığı dönemde 60 bin dolayında Maronit, Kıbrıs’ı sığınma yeri olarak görmüştü…
 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık